Sorular | Soru sor

Dilenciye para vermek caiz mi?

dilenci erkek olursa Hızır a.s. olma ihtimali olduğu için verilir ama kız olursa verilmez diye bir düşünce hakim bunun bir dayanağı var mıdır?

Hayır, dilenen kişide cinsiyet ayrımı olmaz, yapılmaz/yapılamaz. Ama bu hususta dikkatli olmak, işin istismarını yapanların üremelerine/çoğalmalarına, önlerinin açılmasına fırsat vermemek lazım. Dilenenleri boş çevirmemeye çalışırken, onlara ölçüsüz meblağlar vermemek gerekir. Kaldı ki bugün, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan ihtiyacı olanlara gerekli yardımlar yapılmaktadır. O halde bunlara yapılabilecek en iyi yardım, o durumda olanların adı geçen kurumla irtibatlarını temin etmektir. Böylece dilenciliğe fırsat tanınmamış, bu durum normal bir olay gibi görülmemiş olur.

Ancak hemen belirttelim ki; dilenciliğin altında hangi sebep yatarsa yatsın, hepimizin tartışmasız kabul edeceği acı bir gerçek varsa, o da bu kötü alışkanlığın bir hastalık, toplumun kapanmaz, şifa bulmaz bir yarası oluşudur. Gördüğümüz kadarıyla dilenciler, genelde bedenî özürlerinden, hastalık veya yaşlılıklarından dolayı çalışamayan kimselerden oluşuyor. Ama günümüzde büyük bir kısmı da bu durumu istismar ediyor.

Deyim yerindeyse, dilencilik artık bir "meslek" haline gelmiş. Havadan gelen para varken, el emeğine, alın terine ihtiyaç duyulmamıştır. Toplum hayatında köklü değişiklikler yapan Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), dilencilik hastalığına çareler getirmiş. Dilenmeyi bir alışkanlık haline getirenleri bu yoldan vazgeçirmek için tedbirler almıştır.

Enes bin Malik (r.a.) anlatıyor: Bir gün Rasûlullah'ın (s.a.v.) huzuruna Ensar'dan birisi geldi, bir şey istedi. Rasûlullah Efendimiz ona sordu:

- "Evinde bir şey var mı?"

- "Evet, var yâ Rasûlallah, bir çulumuz var. Bir tarafını altımıza seriyoruz, diğer tarafıyla da örtünüyoruz. Bir su kabımız var, onunla da su içiyoruz."

- "Öyleyse hemen kalk, çulu ve su kabının her ikisini de al, bana getir." O kişi gitti, hem çulu hem su kabını getirdi.

Peygamberimiz çulla su kabını eline aldı, orada hazır bulunanlara gösterdi,

- "Şu iki eşyayı satın alacak kimse var mı?" diye sordu. Oradakilerden birisi, "Ben her ikisine de bir dirhem veririm" dedi. Rasûlullah (s.a.v.) iki-üç defa, "Bir dirhemden fazla veren yok mu?" diye tekrarladı. Daha sonra başka birisi, "Ben iki dirheme alırım" dedi. Rasûlullah Efendimiz çulu ve su kabını o zata sattı. İki dirhemi aldı, eşya sahibine verdi ve şöyle buyurdu:

- "Bu paranın bir dirhemi ile yiyecek al, ailene bırak. Bir dirhemiyle de bir balta al, bana getir."

O adam gitti, bir balta aldı, geldi. Peygamberimiz (s.a.v.) baltaya kendi eliyle bir sap taktı. Sonra da o adama verdi:

- "Al bunu, git odun kes, topla, sat. Seni on beş gün görmeyeceğim" buyurdu. O adam gitti, odun kesti, topladı, sattı. Daha sonra Peygamberimizin (s.a.v.) huzuruna geldi, on beş dirhem kazanmıştı. Bir kısmıyla giyecek, bir kısmıyla da yiyecek almıştı. Rasûl-i Ekrem Efendimiz bunun üzerine şöyle buyurdu:

- "Kıyamet gününde, ilencilik yüzünden siyah bir nokta olarak gelmektense, şu halin ondan daha hayırlıdır. Dilenmek ancak şu dört kişiye caizdir:

1) Toprağa yapıştıran fakirliğe uğrayana (son derece yoksul düşene)…

2) Altından kalkamayacak derecede borç altına girene…

3) Para bulmak için kan parası yüklenen kimseye…

4) Çok acı veren, tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanan kimseye, (ki bunlar,) ihtiyacı kadar isteyebilir." [Ebû Dâvud, Sünen, Zekât, 26]

Hadisten açıkça anlaşılan odur ki;

Kadın olsun erkek olsun, çalışamayacak kadar mağdur, sakat ve özürlü olan kişi, kendisine bakacak bir kimsesi yoksa, devlet de yardım etmiyorsa, ancak zarurî ihtiyacını giderecek kadar başkalarından isteyebilir, dilenebilir.

Bu zorunlu durumlar dışında, dilenciliği bir geçim yolu haline getirenler, büyük bir vebalin altına giriyorlar. Bu tür kimselere Fahr-i Kâinat Efendimizin ciddi bir uyarısı vardır:

"Her kim malını çoğaltmak için (dilencilik yapar) insanlardan mallarını isterse, o ancak ve ancak ateş parçası ister. Artık bunun ister azını, isterse çoğunu ister." [Müslim, Sahih, Zekât, 35]

Bu hadis, ihtiyacı olmadığı halde dilenmeyi reddettiği gibi, Cehennem azabını netice verecek bir iş olduğunu da ifade ediyor, dilenmeyi haram sayıyor. Bu açıdan haram işleyenlerin sayısının artmaması için, bu tür kimselerin türemesine/artmasına fırsat vermemek gerekir.

erkek, kadın, para, istismar, hastalık, Dilenci, cinsiyet,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla

MollaCami.Com