Farz namazların sünnetleri

sünnetlerle namazın en dogru şekılde kılınşı

Bilindiği üzere beş vakit farz namazların sünnetleri de vardır ve bunlar önemlidir. Bu sünnetler, namazların vaciplerini tamamlar... Onlardaki noksanlıkları giderir ve daha fazla sevap kazanmaya vesile olur.

Sünnetlere riayet edip devam etmek, Allah'ın (c.c.) Rasûlü’ne (s.a.v.) sevgi alametidir. Bununla beraber bu sünnetleri terk etmek, zâhirî fıkıh açıdan namazın bozulmasını ve tekrar kılınmasını gerektirmez.

Fakat küçümsemeksizin kasden terk edilmesi bir hata ve şefâatten, pek çok mükâfattan mahrumiyettir.

Sünnetin hak görülmeyip önemsenmemesi, boş ve hikmetten uzak sayılarak küçümsenmesi ise, -Allah korusun- küfürdür. Çünkü Sünnet de şer'î hükümlerden ve esaslardan biridir, Kur’an’dan sonra ikinci sırada gelmektedir.

***

Namazlardan önce veya namazların içinde bulunan başlıca sünnetler şunlardır:

1) Beş vakit namaz ve cuma namazı için ezan okumak ve ikamet etmek sünnettir. Şöyle ki: Vaktinde cemaatle yerine getirilen her farz namaz için ezan ve ikamet sünnet olduğu gibi, kazaya kalıp da cemaatle kılınacak farz namazlar için de sünnettir. Birçok namaz cemaatle kaza edileceği zaman, bunlardan yalnız ilk kılınacak namaz için ezan okunur. Sonra gerek bu namaz için ve gerek bunun arkasından kılınacak diğer kaza namazları için birer ikametle yetinilir.

Kendi evlerinde yalnız başına namaz kılacak erkekler için ezan ve ikamet müstahaptır. Gerek yolcular için, gerek cemaatle namaz kılacaklar için ezan ve ikameti terk etmek mekruhtur.

Cuma günü şehirde (cuma kılınan bir yerleşim yerinde) bulundukları halde, özürlerinden dolayı cuma namazını kılamayanlara, öğle namazını kılarlarken ezan ve ikamet gerekmez. Kadınlar için de ezan ve ikamet sünnet değildir.

2) İftitah (başlangıç) tekbirini alırken elleri yukarıya kaldırmak sünnettir. Şöyle ki: Erkekler ellerini, baş parmaklar kulak yumuşaklarına değecek kadar, kadınlar da parmaklarının uçları omuzlarına kavuşacak kadar ellerini göğüslerinin hizasına kaldırıp o vaziyette, "Allâhü Ekber" derler. Ellerin içleri kıbleye yönelik bulunmalıdır. Birbirine karşı da bulunabilir. Bu hüküm Hanefî mezhebine göredir.

(Diğer üç İmam’a göre, erkekler de ellerini ancak omuzlarının hizasına kadar kaldırırlar.)

3) Tekbir için eller kaldırılırken parmakların aralarının zorlamaksızın biraz açık bulundurulması sünnettir.

4) İmam olan kimsenin, tekbirleri ve rükûdan kıyama kalkarken "Semiallahu limen hamideh" sözünü ve namazın sonunda her iki tarafa vereceği selâmı ihtiyaç miktarı âşikâre/açıktan yapması sünnet olduğu gibi, cemaatın da rükûdan kalkarken, "Allâhümme Rabbenâ ve leke’l-hamd" sözü ile tekbirleri ve selâmı gizlice yapmaları sünnettir.

Yalnız başına namaz kılan rükûdan kalkarken bunların ikisini de söyler.

5) İlk tekbirden sonra namazın başında gizlice "Sübhanekâllâhümme" okunması, bundan sonra Fâtiha'dan önce yine gizlice "Eûzü Besmele" okunması ve diğer rek’atlarda da Fâtiha'dan önce Besmele çekilip Fâtiha'ların sonunda “âmîn” denilmesi sünnettir. Burada imam ile cemaat ve yalnız başına kılanlar arasında bir fark yoktur. Yalnız cemaat Fâtiha'yı okumayacakları için "Eûzü-Besmele" okumaları gerekmez.

"Âmîn" sözünün manası, dualarımızı kabul et, demektir.

Her rek’atta Fâtiha'dan önce Besmele'yi okumak, sahih sayılan bir görüşe göre vaciptir. Fâtiha'dan sonra okunacak surelerin başlarında Besmele okunmaz. Yalnız İmam Muhammed'e göre, sessizce kılınacak namazlarda bu surelerin başlarında da besmele okunur.

6) Namazda erkeklerin, göbeklerinin altında tutmak üzere sağ ellerini sol elleri üzerine koyup sağ ellerinin baş parmak ve serçe parmağı ile sol bileği kavramaları ve sağ elin diğer üç parmağını sol kol üzerine uzatmaları sünnettir. Kadınların da sağ ellerini sol elleri üzerine koyarak halka yapmaksızın göğüsleri üzerinde bulundurmaları sünnettir.

7) Namaz aralarında kıyamdan rükûa ve secdelere giderken "Allâhü Ekber" tekbir getirilmesi, rükûdan kıyama kalkarken "Semiallahü limen hamideh" denmesi, secdeden kalkıp yine secdeye giderken "Allahü Ekber" tekbirinin tekrarlanması sünnettir.

8) Rükû ve secde tesbihleri, rükû halinde en az üç kere, "Sübhâne Rabbiye'l-azîm" denilmesi, secde halinde de en az üç kere, "Sübhâne Rabbiye'l-a’lâ" denilmesi sünnettir.

9) Rükû halinde, erkeklerin ellerinin parmakları açık olacak şekilde elleriyle dizlerini tutmaları sünnettir. Kadınlar bu halde parmaklarını açık tutmazlar ve dizlerini kavramazlar, ellerini dizleri üzerine koyarlar.

10) Bir özür yoksa, Hanefîlere göre kıyamda iki ayağın arasını dört parmak kadar açık bulundurmak sünnettir. Şâfiîlerde bu aralık bir karıştır.

11) Ka'de (Tahiyyata oturuş) ve celse (secdeden doğrulup bekleme) hallerinde erkeklerin sol ayaklarını döşeyerek üzerlerine oturmaları ve sağ ayaklarını güçleri yettiğince kıble’ye doğru dikmeleri… Kadınların da sol ayaklarını sağ taraflarına yatık bulundurarak yere oturmaları sünnettir. Bu oturuşa "Teverrük" denir.

12) Rükûda erkeklerin inciklerini dik tutmaları, kadınların da dizlerini bükük bulundurmaları sünnettir. Bu halde erkeklerin sırtları düz bulunur. Kadınların sırtları ise yukarıya doğru meyilli olur.

13) Secdeye varılırken önce dizleri, sonra elleri, sonra yüzü (evvela burnu sonra alnı) yere koymak ve secdeden kalkarken de önce yüzü (evvela alnı ardından burnu), sonra elleri dizlerin üzerine koyduktan sonra dizleri yerden kaldırmak sünnettir. Buna güç yetmezse, el ile yere dayanarak kalkılabilir.

14) Ka'delerde (Tahiyyatlara oturuşlarda) ve celselerde (secdeler arasındaki bekleyişlerde) ellerin kıble’ye yönelik olarak tabiî bir halde oyluklar üzerine konulması sünnettir.

15) Farz namazların, vitir namazının ve müekked sünnetlerin son oturuşlarında, gayr-i müekked sünnetlerle diğer nafilelerin her oturuşunda Tahiyyat’tan sonra Peygamber Efendimize Salât ve Selâm (Allâhümme salli ve bârik) okumak sünnettir.

16) Bütün namazların son oturuşlarında Salât ve Selâm’dan sonra iki tarafa selâm vermeden önce dua edilmesi sünnettir. Bu dua, Kur'an-ı Kerîm'in mübarek dua ayetlerinden biri ile yapılması veya bunlara benzer bulunmalıdır. Kullardan istenebilecek şeyler hakkında olan, "Ya Rabbi! Bana şu kadar para ver", şeklinde namazda dua edilmesi caiz görülmemektedir. Namazların sonunda selâmdan önce okunması âdet edinilen başlıca dualar şöyledir: “Rabbenağfirlî ve livâlidiyye ve li’l-mü'minîne yevme yekuumü’l-hisâb”.
"Rabbenâ âtina fi'd-dünya haseneten ve fi'l-ahireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr".
“Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve eûzü bike min azâbi’l-kabri ve eûzü bike min fitneti’-mesîhi’d-deccâl ve eûzü bike min fitneti’-mahyâ ve memât”.
Kezâ bunların sonunda “Tekbir” getirmektir.

17) Namazların sonunda selâm verirken yüzün önce sağ tarafa, sonra sola çevrilmesi sünnettir.

19) Sütre edinilmesi sünnettir. Şöyle ki: Sahra ve benzeri açık yerlerde namaz kılan kimse, önünden başkasının geçebileceğini düşünüyorsa sağ veya sol kaşının hizasına en az bir arşın boyunda secde yerinin önüne kaim veya ince bir ağaç diker. Dikilemiyorsa, ağacı boyunca uzatır veya önüne uzunlamasına böyle bir çizgi çizer. Enine yarım daire şeklinde bir çizgi çizilmesi de caizdir. Direk ve sandalye gibi şeyler de sütre işini görürler. Cemaatle kılınan namazlarda yalnız imamın önünde sütre bulunması kafidir. Namaz kılanın önünden geçilmesi edebe aykırıdır. Günahı gerektirdiğinden bundan kaçınılması lazımdır. Namaz kılan kimse, önünden geçmek isteyeni engellemek için "Sübhânellah" diyebilir. Eli ile, gözü ile yahut başı ile hafifçe işaret edebilir. Sütrenin bulunması, namaz kılanın dağınık düşüncelerini bertaraf edip/kaldırıp ibadet için bir araya toplamaya ve gönlünü bir çerçeve içinde tutmaya yardımcı olur. [Bkz. Fıkıh ve İlmihâl’e dair eserler “Namazın Sünnetleri” bahsi]

Sonuç: Sünnetlerle namazın en doğru şekılde kılınışı, namaz esnasında bu âdâba riayetle olur.

Rabbim cümlemize Habibinin sünnetlerine tam ve kâmil manada ittiba edebilmeyi nasip ve yesser eylesin. Amin…

Eûzü-Besmele, terk, Semiallahu limen hamideh, cuma namazı, sütre, mükâfat, Farz namazların sünnetleri, vacipler, tamamlar, sevgi alameti, zâhirî fıkıh, küçümseme, şefâat, şer'î hüküm, ezan okumak, ikamet etmek, müstahap, Allâhümme Rabbenâ ve leke’l-hamd, âmîn, göbeklerinin altında, serçe parmağı, Sübhâne Rabbiye'l-a’lâ,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU