Ayet midir? Hadis midir? Bir Allah dostunun sözü müdür?

"Dost istersen Allah yeter. Yârân istersen Kur'an yeter. Zenginlik istersen kanaat yeter. İbret istersen ölüm yeter. Düşman istersen nefsin yeter" kelâmı ayet midir? Hadis midir? Bir Allah dostunun sözü müdür?

Değerli kardeşim;

Bir sitede Said Nursi’nin bir arkadaşına şunları yazdığı naklediliyor:

“…Senin levhanda gördüğün ikinci parçanın sahih sureti (doğru şekli) şudur ki; ben başımın üstünde onu bir levha-i hikmet olarak ta’lik etmişim (asmıştım). Her sabah ve akşam ona bakarım, dersimi alırım:

“Dost istersen Allah yeter. Evet o dost ise, herşey dosttur.

“Yârân (arkadaş-ahbaplar edinmek) istersen Kur’an yeter. Evet ondaki enbiya ve melaike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder.

“Mal istersen kanaat (tokgözlülük) yeter. Evet kanaat eden, iktisad eder; iktisad eden, bereket bulur.

Düşman istersen nefis yeter. Evet kendini beğenen, belayı bulur zahmete düşer; kendini beğenmeyen, safayı bulur, rahmete gider.

“Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan (dünya sevgisinden) kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır.”

Görüldüğü üzere Said Nursi bu sözler benimdir, bana aittir demiyor. “…Senin levhanda gördüğün ikinci parçanın sahih sureti şudur” diyerek levhada yanlışlar olduğunu hatırlatıp düzeltiyor.

Buradaki ifadeden, sözlerin kendisine ait olup olmadığı net olarak anlaşılamamaktadır. Müphemiyet / kapalılık söz konusu... Kendisinin mi, yoksa bir başkasının mı olduğu tasrih edilmemiş.

***

Başka bir yerde, “Beduizzaman'dan mükemmel bir söz” denilerek bazı ilavelerle şöyle aktarılmış benzer sözler:

Dost istersen Allah yeter,
Yâr istersen Muhammed yeter,
Delil istersen Kur'an yeter,
Huzur istersen namaz yeter,
Zenginlik istersen kanaat yeter,
Düşman istersen nefsin yeter,
Şeref istersen islam yeter

***

Bir başkası da, “Allah’a yapılan iftira” başlığı altında şunları yazmış ve değerlendirmelerde bulunmuş kendi üslubunca…

“Allahü zülcelalin beşeriyete hitabı: Dost istersen Allah yeter, mürşid istersen Kur’an yeter, delil istersen Muhammed yeter, meşgale istersen ibadet yeter, zenginlik istersen kanaat yeter, şeref istersen İslamiyet yeter, ibret istersen ölüm yeter, düşman istersen nefsin yeter, bunlar da yetmezse, Cehennem yeter ”

‘Bu ifadeleri -hâşâ- Allah söyledi deniyor Allahü teâlânın sözleri, ya Kur’an-ı kerimde, ya hadis-i kudside olur Olmadığına göre Allahü teâlâya bir iftiradır, din istismarıdır, para için yazılmıştır Burada doğru ve yanlış ifadeler var Hepsi doğru olsa bile, Allah adına yalan söylenmiş olur Kendim yazdım dese idi, biraz daha az hata olurdu Hatim-i Esam hazretlerinin de buna benzer sözleri var ise de, o farklıdır Bir de, bir sözü kimin söylediği ve ne maksatla söylediği önemlidir İslam âlimlerinin sözlerini yalan yanlış tercüme edip, farklı manalar verilmesi, maksatlıdır

Dost istersen Allah yeter: Bu söz dine aykırı değildir Kur’an-ı kerimde (Müminler, müminler bırakıp da, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allahü teâlânın dostluğunu bırakmış olurlar) buyuruluyor Buradan müminleri dost edinmek de, Allahü teâlânın dostluğuna zıt değildir

Mürşid istersen Kur’an yeter: Bu sözü daha çok mezhepsizler, tasavvuf düşmanları söylüyor Tarihte birçok evliya, ulema gelip geçmiştir Hiçbiri, mürşid edindiğin zâtı bırak dememiştir Her büyük zâtın bir hocası olmuştur Bu söz aslında, rehber isteyen, Kur’an-ı kerimin emir ve yasaklarına, yani İslamiyete yapışmalı anlamında söylenmiştir

Delil istersen Muhammed yeter: Dinimizde delil dört tanedir: Kur’an-ı kerim, Sünnet-i seniyye, İcma-i ümmet ve kıyas-ı fukahadır Bunların birisini inkâr eden sapık olur [Değerlendirme hayli sıkıntılı. Kanaatimce buradaki delil’den kasıt, hidayet yolunda rehber-kılavuz, manasıdır ki, mutlak ve biraz da müphem olup istismara açık bulunsa da doğrudur. H.E.]

Meşgale istersen ibadet yeter: Buradan sanki hep ibadetle meşgul ol, rızık için çalışma anlamı çıkarılabilir Çalışmak da ibadettir Meşgale isteyenin çalışması gerekir Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (En güzel rızık, helale, harama dikkat edilerek alın teri ile kazanılandır ) [Nesai] (Çalışıp kazanmak her Müslümana farzdır ) [Taberani] (İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır ) [Deylemi] (Cihad, sadece kılıç sallamak değildir Ana babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir ) [İ Asakir]

Zenginlik istersen kanaat yeter: Bu söz doğrudur Kanaat gibi zenginlik olmaz Çünkü hadis-i şerifte (Zenginlik, mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir) buyurulmuştur

Şeref istersen İslamiyet yeter: Bu söz de doğrudur Müslüman olmaktan büyük şeref yoktur. Müslüman için şeref; İslam’ın güzel ahlakına sahip olmaktır Paramızı bu uğurda harcamak şereftir Hadis-i şerifte, (Şerefinizi, mallarınızla koruyun) buyurulmuştur

İbret istersen ölüm yeter: Bu söz de güzeldir Çünkü hadis-i şerifte, (İnsana vaiz, nasihatçi olarak ölüm yeter) buyuruluyor Her gün iki melek şöyle der: Ey insanlar, ölmek için doğdunuz, yaptıklarınız harap olur, mallarınız düşmana kalabilir Bunların hesabı sizden sorulur

Düşman istersen nefsin yeter: Düşman sadece nefs değildir Şeytanı da düşman bilmek gerekir Allahü teâlâ, (Şeytan size düşmandır Onu düşman edinin) buyuruyor Kötü arkadaş da en şiddetli düşmandır [Ancak unutmamak gerekir ki; nefis, 72 şeytan kuvvetinde bir düşmündır! Edebiyattaki tağlib kaidesi gereğince en büyüğü zikredilip tamamı murad edilmiştir. Söz doğrudur. H.E.]

Bunlar da yetmezse, Cehennem yeter: Bu söz de aslında, yukarıdakileri kabul etmezsen, yani Kur’an-ı kerime, İslamiyete inanmazsan Cehenneme gidersin demektir Yoksa, Allahü teâlâ, (Rahmetimden ümidinizi kesmeyin, bütün günahları affederim) buyurdu Hadis-i şeriflerde de (Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tevbe edince, Allahü teâlâ tevbenizi kabul eder), (Allah’ın Rab, benim de Peygamber olduğuma yakînen inanana, Cehennem haram olur) buyuruldu [dinimizislam]

Evet hayli açıklamalarda bulunulmuş, ancak görüldüğü üzere nakledilen hadislerin tahrici yapılmamış… Dolayısiyle ilmî bir tenkid olmaktan uzak… Belli ki yazıyı kaleme alan kişinin, temel İslâmi ilimlerle ünsiyeti pek fazla değil. İşi, sadece nakliyatçılık. Belli yerlerden olduğu gibi/gördüğü gibi aktarmak… Her neyse. O husus mevzumuz dışında bir durum.

***

Yine bir başka sitede de “MEVLANA CELALEDDİN RUMİ Sözleri” başlığı altında benzer mısralara yer verilmiş… Ayrıca dört kıt’a da fazlası var. Şöyle ki:
Dünyada dost ister isen Hazreti Allah yeter,
Mürşid-i kâmil ister isen Hazreti Kur'an yeter,
Delil ister isen Hazreti Muhammed yeter,
Meşgul olmak ister isen ibadet yeter,
İbret almak ister isen ölüm yeter,
Zengin olmak ister isen kanaat yeter,
Bunlar da yetmez der isen Nâr-ı Cehennem yeter...

Kaderde ne ise odur etme merak,
Uyma kendi nefsine, Hakkın emrine bırak,
Altundan ağacın olsa, zümrütten yaprak,
Akibet gözünü doyurur bir avuç toprak.

Bul erbabını danış akıl, dinlemek ferasettir,
Zaman ahir oldu, zuhur eden alamettir,
Heva-i nefsine uyma; sabrın sonu selamettir,
Ne aldandın be hey şaşkın bu can sana emanettir.

Mal ve mülkle mağrur olma, deme var mı ben gibi
Bir muhalif rüzgâr eser, savurur harman gibi,
Dünya malı elde iken düşmanların dost olur,
Elde bir şey kalmayınca dost bile düşman olur.

İbret gözüyle bakın dünya misafirhanedir,
Bir mukim insan bulunmaz ne tuhaf bir hanedir,
Bir kefendir en sonu zengin-fakir sermayesi,
Malına gururlanan gafil değil ya nedir?

Şiirin sonunda ise, “Üstad Said-i Nursî'nin yorumu” denilerek yukarıda belirttiğimiz ifadeler buraya da aynen aktarılmış. Bundan anlaşılan; yorumun dışındaki sözlerin aslının kendisine ait olmadığıdır.

***

Sonuç

Açık ve net olan o ki; bu sözler ne Kur’an’dan ayet, ne Sünnetten/hadislerden bir söz… Kısa ve sınırlı araştırmamızdan hasıl olan netice, kime ait olduğunun da net olmamasıdır. En azından şimdilik bizim için. Fakat genelde mana itibariyle doğru sözler. İslâmi usûl ve esaslara aykırılık bahis mevzuu değil. Bu ve benzeri sözlere Türkçemizde, “Kelâm-ı kibâr” diyoruz malumunuz.

Kelâm-ı kibâr, dilimizde bir tabirdir/deyimdir. ‘Büyüklerin sözleri’ manasını ifade eder. Yani akıllı, büyük, âlim, velî ve meşhur zatların hikmetli-güzel kelâmı… Vecîze olarak dilden dile dolaşan, çok mânidâr ve kıymetdâr olan olan sözleri...

İnsanımız arasında yaygın olan, çok hoş ve derin manalar ihtiva eden ifadeler, tabirler vardır bu sınıfa dahil… Ancak bunların bir kısmının kime ait olduğu bilinmekle birlikte, bir çoğunun da kimin tarafından söylendiği tesbit edilememiştir. Günümüzde çok kullandığımız şekliyle “anonim” (söyleyenin adı bilinmeyen, sahipsiz, herkesin ortak malı kabul edilen) sözler olarak kategorize edilmişlerdir.

Bunlardan birkaç örnekle yazımızı noktalamak istiyorum.

“Küçük şahsiyetler, kişilerle uğraşır. Vasat (orta karar) şahsiyetler, olaylarla uğraşır. Büyük şahsiyetler, fikirlerle uğraşır.”

“Allah, kimine bal verir parmak vermez, kimine de parmak verir bal vermez.”

“Kim demiş arkadaş uğrunda ölmek zor. Asıl uğrunda ölünecek arkadaş bulmak zor.”


Dost istersen Allah yeter. Yârân istersen Kur'an yeter. Zenginlik istersen kanaat yeter. İbret ister, Ayet midir? Hadis midir? Bir Allah dostunun sözü müdür?,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU