Sünnet-i Hüdâ Sünnet-i Zâide yahut Zevâid

Selamun aleykum

Hocam; sünneti hüdâ ve sünneti zevâid ne demektir?. Mahiyetleri nedir? Râşid Halifeler’in tatbikatını, sünnet olarak anlatan âlimler var. Onların uygulamaları da sünnet midir? Eğer sünnet ise bunun delili nedir? Selam ve dua ile

Hanefi âlimlerine göre amel açısından sünnet iki kısma ayrılır:

1. Sünnet-i Hüdâ

2. Sünnet-i Zâide (cem’isi/çoğulu: ‘zevâid’ gelir).

Uyulması, uygulanması hidâyet, terk edilmesi de dalâlet olan sünnetler, ‘sünnet-i hüdâ’ kısmına girer.

Uyulması güzel, terki de mübah olan sünnetlere de, ‘sünnet-i zâide’ veya ‘sünen-i zevâid’ denir.

Mesela ezan, ve kamet gibi sünnetler; "sünnet-i hüdâ" olarak tavsif edilmiştir. Bunlar İslâm dininin şiârıdır, başka dinlerde yoktur.

Sünnet-i zevâid ise, fer'i meseleleri içine alır… Mesela; Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz cihada giderken deveye binmiştir. Ancak hayatında hiç deveye binmeyen bir mü’min, sünnete muhalefet etmiş sayılmaz. Zira deve, o zamana ait bir ulaşım vasıtasıdır. Günümüzde ise bu vasıtalar çok çeşitlenmiş, fakat gördükleri iş gene aynıdır. Netice itibariyle hepsi de ulaşım, taşıma, taşınma araçlarıdır… Keza, Rasûlullah'ın (s.a.v.) kılık kıyafeti, elbise giyiş şekli, yemek yiyiş tarzı, yürüyüşü, yatışı, bir işe sağdan veya soldan başlaması, saç şekli, sarık sarma tarzı gibi âdetler de zevâid sünnetlerdendir.

***

Öbür sorunuza gelince…

İmam Serahsî (rh.); Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) "Benim sünnetime ve Râşid Halifelerimin sünnetine sarılın; hem de azı dişlerinizle sımsıkı yapışın"[Bkz. İbn Abdi'l-Berr, İstiska 2, 237-9; Şâtibî, el-İ'tisam, 1, 193-194, 292] hadisini zikretmiş ve Hulefâ-i Râşidinin (r.anhum) tatbikatının da delil olduğunu belirtmiştir. Ayrıca bahsin devamında, mevzuya şu açıklamayı getirmiştir:

"Bize göre sünnetten murad; Rasûlullah’ın (s.a.v.) ve ondan sonra gelen Hulefâ-i Râşidin’in (r.anhum) icraatlarıdır...

"İmam Şâfiî (rh.) demiştir ki; mutlak olarak sünnet denildiği zaman, sadece Rasûlullah’ın (s.a.v.) sünneti anlaşılır. Bize göre sünnet lafzının, sadece bununla sınırlandırılması gerekmez. Zira selef, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in (r.ahhuma) tuttuğu yola dahi sünnet diyorlardı." [Temhîdu'l-Füsul fî İlmi'l-Usûl, Beyrut, 1393, 1, 113]

Velhasıl meselenin özü/özeti budur.

Rabbim (c.c.) cümlemizi ve bilcümle Ümmet-i Muhammed’i sırât-ı müstakiminden… Rasûl-i zî-Şân Efendimizin ve Râşid Halifelerin sünnetlerinden… Vârisleri olan Allah dostlarının gittikleri nurlu ve feyizli yolu takipten, kıl ucu kadar bile ayırmasın.

Rabimiz günahlarımızı bağışlasın, kötülüklerimizi/kusurlarımızı setredip bizi mahcup etmesin, ebrâr kulları ile birlikte ruhlarımızı teslim alsın, müttakilerle birlikte haşretsin.

Cennet ve Cemâliyle de meccânen müşerref kılsın.

Sünnet-i Hüdâ Sünnet-i Zâide yahut Zevâid, Râşid Halifelerin Sünneti,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU