Ölenin bıraktığı malda kendi hakkı olur mu

Selamun aleykum hocam; müsaadenizle size bir sorum olacak..
Bir tv kanalında Yusuf Kavaklı hocayı dinliyordum.. Hoca mûrisin mîrası üçe bölünür dedi. Üçte biri ölenın kendisine aittir, üçte ikisi de varisler arasında pay edilir dedi. Ben böyle bişeyi ilk kez duydum. Ölenın kendi mirasında hakkı var mıdır? Bunu sormak istedim; ben araştırdım, kaynaklarda bulamadım. Size danışmak istedim, yardımcı olursanız memnun olurum. Şimdiden teşekkür ederim. Zekeriya Toprak - Facebook

Ve aleyküm Selam sevgili Zekeriya…

Tv’de dinlediğin husus, Feraiz’de yani İslâm mîras hukukunda terikenin hükmüyle ilgili kabaca bir tasnif… Doğrudur. Ancak biraz açmakta-açıklamakta zannederim fayda var.

Kur'an-ı Kerim'de Ferâiz hakkındaki hükümler beyan edilirken şöyle buyrulur:

"…(Bu hükümler/paylar, ölenin) yapacağı vasiyetin yerine getirilmesinden veya borçtan (yani varsa borcunun ödenmesinden) sonradır..." [Nisa suresi, 11]

Hanefi fukahasının/âlimlerinin üzerinde ittifak ettiği hüküm şöyledir:

Ölenin bıraktığı maldan;

a) Öncelikle techiz ve tekfini için pay ayrılır... Bu hususta israfa kaçılmadığı gibi, cimrilik de yapılmaz. Sünnete uygun şekilde defin işlemi gerçekleştirilir.

b) Daha sonra ölünün hayatta iken yapmış olduğu borçları var ise bunlar ödenir... Bu borçlar Allah Teala’nın emri olan zekât, keffâret, oruç fidyesi ve nezir (adak) olabileceği gibi, insanlardan alınmış kul borçları da olabilir. Borç ödeme hususunda da önce insanlara olan borçlar dikkate alınır.

c) Borçların ödenmesinden sonra; ölenin vasiyeti mevcut ise, terikenin (bıraktığı menkul gayri menkul mal varlığının) üçte birini aşmayacak şekilde yerine getirilir.

d) Bütün bunlardan sonra kalan mal; vârislere, sehimleri (hisseleri-payları) dikkate alınarak taksim olunur." [İmam Mevsılî, el-İhtiyar fî Ta'lîli'l-Muhtâr, İst., 1980, 5, 85; İmam Mergınanî, el-Hidâye Şerhû Bidâyetü'l-Mübtedi, Kahire, 1965, 4, 41-42; Ayrıca bkz. Molla Hüsrev, Düreru'l-Hukkâm fi Şerhi Gurari'l-Ahkâm, İst: 1307, 2, 420; İbn Hümam, Fethu'l-Kadîr, Beyrut, 1318, 8, 383]

***

Temel eserlerden nakledip anlatmaya çalıştıklarımızı şöyle özetleyebiliriz:

Mûrisin, yani ölüp miras bırakan kimsenin; techiz ve tekfini yapıldıktan, varsa borcu/borçları ödendikten, yapmışsa vasiyeti yerine getirildikten sonra; kalan mal, vârislerine şer'i ölçüler içerisinde taksim edilir.

O ölçüler de gene bildiğiniz üzere Ferâiz ilminin kıstasları/kriterleri/ölçüleri dahilinde ele alınıp hesaplanır. Tabii bütün bu söylediklerimiz, İslâm hukukuna göre miraslarını paylaşmak isteyenler için… Yoksa, dileyen dilediği gibi yapmakta elbette ki serbest... Çünkü kimse kimsenin yaptıklarından-günahından-vebâlinden mes’ul değil, bu âlemde de öbür âlemde de...

Ancak miras mevzuunun, pek de öyle hafife alınabilecek bir mesele olmadığını da bilmemiz lazım. Öylesine önemli ki; bu husustaki hükümleri bizzat Mevlamız Kitabında beyan ediyor. Tabir caizse, Habibine bile bırakmadan... Müçtehitlerin içtihadına ihtiyaç olmadan...

O bakımdan, fukahanın kıyası bile geçerli değildir Ferâizle ilgili meselelerde…

***

Rabbim (c.c.) cümlemizi ve bilcümle Ümmet-i Muhammed'i ve evlâdını, İslâmi şuur ve idrakten yoksun bırakmasın… 'Uydum kalabalığa' diyen gafillerden eylemesin. Amin...

Ölenin Bıraktığı Malda Kendi Hakkı Olur Mu, Mûris, vâris, techiz, tekfin, borçlar, vasiyet, sehim,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU