Peygamberimizin beka âlemine irtihali

selamun aleykum hocam, bildiğiniz gibi 8 haziran peygamber efendimizin vefat günü idi.. sorum şu: kur’anda peygamberimizin kaç yaşında vefat edeceğine dair bir açıklama var mıdır, kendisine bildirilmiş mi? peygamberimizin vefatı ve defni ile gilgili bilgi verebilir misiniz?

Ve aleyküm selâm…

Evet, Rasûlullah Efendimiz Hicret’in 11’inci senesi Rebîulevvel ayının 12’nci Pazartesi günü irtihal-i dâr-ı beka eylemişlerdir. Bu tarih, miladî-şemsî tarih itibariyle, sizin de belirttiğiniz üzere, 8 Haziran’a (632) denk gelmektedir. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) doğumları gibi vefatları da aynı ayın aynı gününe müsadiftir.

Efendimizin (s.a.v.) vefat yaşıyla ilgili Kur’an-ı Kerim’de sarih bir bilgi yoktur. Ancak âlimlerimizin dikkat çekici işarî tesbitlerinden biri şöyledir:

Kur’an-ı Kerim’de Rasûlullah Efendimize hitaben "Neteveffeyenneke: Seni vefat ettiririz.." cümlesi üç defa zikredilmiştir. Ayette ifade edilen Rasûlullah’ın (s.a.v.) vefat haberi, çok harika bir tarzda gaybî ve işarî bir haber nev’inden bir örnektir. Aynı cümlenin geçtiği üç ayrı surenin Kur’an-ı Kerim’deki sıra numaraları toplamı, 63’tür. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vefat yaşı ile aynıdır: 10’unucu, 13’üncü ve 40’ıncı sureler…

Birincisi: وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذِي نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ
Ayetin meali "Eğer onları tehdit ettiğimiz (azabın) bir kısmını sana (dünyada iken) gösterirsek (ne a’lâ); yok (onu göstermeden) eğer seni vefat ettirirsek nihayet onların dönüşü de bizedir. (O zaman onlara neler olacağını göreceksin.) Sonra Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.” [Yunus suresi, 10/46]

Ayette azabın bir kısmının Rasûlullah Efendimize (s.a.v.) gösterilebileceği hususu vurgulanmıştır. Mekke’de inen bu surede belirtilen azabın bir kısmı Bedir savaşında gerçekleşmiş ve Peygamber Efendimize (s.a.v.) gösterilmiştir.

İkincisi: وَإِنْ مَا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذِي نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَعَلَيْنَا الْحِسَابُ
Biz, onlara vadettiğimizin (azabın) bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de sana ancak (Allah'ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bize aittir. [Ra’d suresi, 13/40]

Üçüncüsü: فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ ۚ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذِي نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ
Meali: “Onun için (Rasûlüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vadi gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa onlar bize döneceklerdir. [Mü’min 40/77]

Buna göre sure numaralarının toplamı, Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) vefat yaşı olan 63’ü göstermektedir.

Elbette ki bu hususta başka bilgiler, tesbitler, işaret ve delaletler vardır. Biz teberrüken bunlardan sadece birisini zikretmiş olduk.

***

Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) vefat ve defni hakkındaİbn Abbâs (r.anhuma) şunları anlatıyor:

"Rasûlullah (s.a.v.) için mezar kazmaya azmettikleri vakit Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrâh'a (r.a.) adam gönderdiler. O, Mekke halkının mezarı gibi şak şeklinde mezar kazıyordu. Ebu Talha'ya (r.a.) da adam gönderdiler. O da Medine ahalisinin mezarı gibi, lahid tarzında mezar kazıyordu. İşte bu iki zata iki ayrı elçi yola çıkarıldı. Ashab (Cenab-ı Hakk’a iltica ederek) dedi ki:

"Allah’ım, Rasûlün için sen tercih et."

Ebu Talha'yı yerinde buldular ve (kazı yerine) getirdiler. Ebu Ubeyde (ise yerinde) bulunamadı. Böylece Rasûlullah (s.a.v.) için lahid tarzında mezar hazırlandı."

İbn Abbas (r.anhüma) devamla demiştir ki:

"Rasûlullahın (s.a.v.) teçhizi salı günü tamamlanınca, evindeki karyolası üzerine konuldu. Sonra erkekler, gruplar halinde yanına girerek cenaze namazı kıldılar. Erkeklerin namazı bitince kadınlar gruplar halinde girip namaz kıldılar. Onlar da namazlarını tamamlayınca çocukları gruplar halinde odaya koydular. "Rasûlullahın (s.a.v.) namazına kimse imamlık yapmadı (herkes münferit/müstakil kıldı).

Müslümanlar, kabrin kazılacağı yer hususunda ihtilaf etti. Bir kısmı: "Mescidine gömülsün" dedi. Bazısı "Ashabıyla birlikte (Baki'e) defnedilsin" dedi. Hz. Ebu Bekir (r.a.): "Ben Rasûlullah'ın: ‘Her peygamber öldüğü yere defnedilmiştir’ dediğini işittim" dedi.

İbn Abbâs (r.anhuma) sözlerine şöyle devam etti: "Bunun üzerine Rasûlullahın (s.a.v.), üzerinde rûh-i şerifelerini teslim ettikleri yatağını kaldırdılar ve (o yerde) mezar kazdılar. Sonra Aleyhissalâtu vesselâm çarşamba gününün gece yarısında defnedildi.

Rasûlullah'ın kabrine Hz. Ali, Fazl İbn Abbas, kardeşi Kusam, Şükran (r.anhum) Mevlâ Rasûlullah (s.a.v.) inmişlerdi. Evs İbnu Havli -ki bu, Ebu Leylâ'dır- Ali İbnu Ebî Talîb'e dedi ki: "Allah aşkına, Rasûlullah’tan (s.a.v.) bizim de hissemizi verin." Bunun üzerine Hz. Ali, ona: "(Kabre) sen de in!" dedi. Şükran, Aleyhissalâtu vesselâm'ın azadlısı idi. Rasûlullahın (s.a.v.) giymekte olduğu bir kadife parçasını aldı, kabre yaydı ve: "Allah'a yemin olsun, senden sonra kimse bunu giymeyecek!" dedi. Böylece o da Aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte gömüldü." [Kütüb-i Sitte Muhtasarı, Cenaze Bölümü, 15, 152-3-4]

Rabbim (c.c.) cümlemizi ve bilcümle Ümmet-i Muhammed’i şefaat-i uzmalarından mahrum bırakmasın. Amin…

8 haziran, peygamber efendimizin vefat günü, Rebîulevvel ayının 12’nci Pazartesi günü, irtihal-i dâr-ı beka, Neteveffeyenneke, Yunus, Ra'd, Mü'min, 10’unucu, 13’üncü ve 40’ıncı sureler,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU