Kâfirlerin, büluğ çağından önce vefat eden çocuklarının ahiretteki durumu...

Hocam Kafirlerin, büluğ çağından önce vefat eden çocuklarının ahiretteki durumu ne olacak? soru soran arkadasimiz bu cocuklarin yok olacagina inaniyor. Cevap yazarsaniz memnun oluruz. (İsmi mahfuz bir okuyucu)


Müslümanların bâliğ olmadan ölmüş çocukları icmâ ile Cennetliktirler. Fakat kâfirlerin çocukları hakkında değişik görüşler vardır. Muhakkik ve medakkik âlimlerin görüşüne göre, kafirlerin buluğ/ergenlik yaşına ermemiş çocukları da Cennetliktir.

Kur'ân-ı Kerim’de şöyle buyrulur: "Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz." [İsrâ suresi, 15] Malum olduğu gibi, çocuk ve deli olan kimseler mükellef olmadıkları için Cenab-ı Hakkı’ın “iman edin” emrine, dolayısiyle Peygamberlerin tebliğine muhatap değillerdir.

Başka bir âyette de, "Gerçekten hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenemez" [Necm suresi, 38] buyrulmuştur. Bir kimse bir cinayet işlerse oğlu onun cinayetinden sorumlu olmadığı gibi, kâfir olan kimsenin oğlu da, babasının küfründen sorumlu değildir. En kuvvetli görüş budur.

***

Buhârî merhum, müşrik çocuklarının durumu üzerine söylenenler hakkında açtığı babda üç hadis kaydeder:

Birincisinde tevakkuf ifade edilmiştir. Yani hiçbir hükümde bulunulmamıştır.

İkincisinde, Cennette olacakları görüşünü üstün kılan bir hadis kaydedilir.

Üçüncü hadiste ise, Cennetlik olacaklarını açıkça ifade eden bir hüküm mevcuttur. Şöyle ki: Rasûlullah (s.a.v.) “Hz. İbrahim’i, bütün insanlara ait çocukların etrafını sardığı bir halde, Cennette görmüştür.” Bir rivayette; oradakilerin, “Ey Allah’ın Rasûlü! Müşriklerin çocukları da mı Cennetteler?” şeklindeki sorularına, “Evet, müşriklerin çocukları da…” diye cevap vermişlerdir. [Buhari, Sahih, Cenaiz, 93, Tabir, 48; Bkz.Nevevî, Şerhu Müslim]

Şarihler bunda hem üç ayrı görüşe delil ve hem de Buharî’nin tercihini görürler. Ona göre esas olan kafir çocuklarının Cennetlik olduğudur. [Bkz. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 14, 26-28]

Bu mevzuda son ve kat'î söz

Son devir dersiâmlarından Tarikat-ı Aliyye-i Nakşibendiyye-i Müceddidîn kolu silsilesinin 33. ve son halkasını teşkil eden büyük âlim-ârif ve fâzıl zât-ı- şerif vâris-i Rasûl Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri bu mesele hakkında şu beyanlarda bulunurlar:

"Cennet'e ya asâleten veya tebaan girilir. Kâfirlerin çocukları emr-i imanla mükellef olmadan, bilâ iman öldükleri için asâleten giremedikleri gibi, ebeveynleri gayrimüslim olduğundan tebaan dahi giremezler. Cehennem'e de asâleten girilir. Cehennem'e tebaan girmek yoktur. Bu çocuklar küfürleri sabit olmadığı için oraya da girmezler. Bu çocuklar hayvanat ile beraber 'Kûnû türâben' emrine uyarak toprak olacaklar. Kâfirlerin [Yâleytenî küntü türâbe (Keşke ben de toprak olsaydım. Nebe' suresi, 40) ayetindeki] 'Yâleytenî' sözleri bunun delilidir." [Ziya Sunguroğlu, Notlarım, s. 95]

***

Kişiler belli bir imtihana tabi tutulup, dünya hayatında nefis, şeytan ve diğer günahlara karşı sabredip mücahede ederek tabiri caiz ise belli bir emek vererek Allah'ın lütfuyla Cennete girecekler. Hiç bir mücahede göstermeyen ve imtihana tabi olmayan çocuklar ve deliler de Allah'ın sonsuz rahmet eseri olarak Cennete girecekelerdir. Ancak bunların Cennetteki mevkii ve lezzeti farklı olcaktır. Onlar Cennete ayrı bir güzellik katacaktır. Canıyla, malıyla her şeyiyle islamiyete hizmet eden Hz. Ebu Bekir gibi bir Müslümanla hiç bir zorluğa katlanmadan Cennete girmiş bir Cennetlik kimsenin vaziyetinin aynı olamayacağını her insan vicdanında hisseder. Orada herkes halinden ve mevkiinden memnun ve Allah'a şükreder bir halde olacaktır. Çünkü bu kimseler toprak olmaktan, yok olmaktan kurtulup Cennete girmişlerdir.

***

Âyetlerde, vildân’ın da Cennetliklere hizmet ettiğinin belirtilmesinden hareketle, -vildân’ın Cennetliklerin çocukları sayıldığı takdirde- bu durumun hizmet etmekle bağdaşmayacağı söylenebilir. Bizce, bu çocukların ana-babalarına hizmeti ihtiyaçtan kaynaklanan bir durum olmayıp nimetlerin onların eliyle sunulmasında ayrı bir tat ve güzellik olduğu içindir. Hizmetçi kelimesinin zihinlerde çağrıştırdığı mana ile bu çocukların hizmeti arasında önemli farklar olduğu kanaatindeyiz. Bu çocukların hizmeti sıradan bir hizmetçilik değil anne ve babalarına olan sevgi ve düşkünlüklerini göstermeye yönelik bir hizmettir.

Bu durum hizmetten çok bir nevi lezzettir. Bu hizmetle hem kendileri büyük bir zevk almaktadırlar hem de anne ve babaları… Hareketsiz bir çocuğa mukabil hareketli, enerjik çocuk daha sevimlidir. Çocukların hareketliliği, anne ve babalarının etraflarında dönüp durmaları, sağa-sola koşuşturmaları onların güzelliğine ve sevimli olmalarına ayrı bir güzellik katar. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de,

“(Cennet ehlinin) etraflarında, ölümsüz hizmetçiler dolaşır; onları görünce, saçılmış inciler sanırsın” [İnsân suresi, 19] buyrularak, hizmetçi çocukların etrafa saçılmış incilere benzetilmesi, onların çokluğunu… Meclis ve evlerde sürekli bir faaliyet, hareket ve çeşitli hizmetler içinde olduklarını… Keza renklerinin saflığını ve güzelliklerini ifade etmektedir.

İncilerin dizili oldukları ipten sıyrılarak etrafa saçılmasıyla parıltılarının birbirine yansıması sebebiyle ayrı bir güzelliği… Gönle hoş gelen, sürur veren farklı bir özelliği vardır. Bilhassa altın veya ipek sergi üzerine saçılırsa, çok daha güzel bir görünüm arz ederler. Sedefinden yeni çıkarılarak etrafa saçılan; henüz el değmemiş, üzerine toz konmamış yaş ve taze olan incilerin, sürur veren ayrı bir nefâseti vardır.

Bu açıklamalara göre Cennetlik çocukların hizmetçi olması, dünya hizmeti olarak değil, Cennetin güzellikleri olarak değerlendirilmelidir. Bu durum Cennet çocukları için bir eziyet değil, büyük bir lezzet ve nimettir.

***

Bu hususta daha pek çok rivayetler, nakiller, açıklamalar vardır. Biz şimdilik bunlarla iktifa ettik. Gerekirse bir başka yazıda onlara da temas ederiz. Ancak meselenin özü budur.

baba, oğlu, Müslümanlar, bâliğ olmadan, ölmüş, çocukları, kâfirlerin çocukları, toprak olacaklar, cennetlik, asâleten, tebaan, yâleytenî, Nebe' suresi 40, 'Kûnû türâben' emrine uyarak,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU