Yıldızname...

esselamü aleyküm hocam rahatsız ediyorum yine yıldızname doğrumudur gelecekten bahis söz konusu olduğunu duydum ebced hesabıylada bakılıyormuş sanırım?

Ve aleyküm Selâm…

Sorunuzun cevabını kısaca hemen belirtelim ve sonra da dilerseniz mevzuyu biraz genişçe ele alalım.

Yıldızname'ye bakarak gelecek hakkında kehanette bulunmak yanlıştır. Bunu yapmak da buna inanmak da doğru değildir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), gelecek hakkında kehanette bulunmanın büyük günahlardan olduğunu belirtirler.

Gaybı ancak Allah Teala bilir. Bildirdikleri de, bildirildiği kadarını bilebilirler…

Evet, ‘ebced hesabı’yla yani ‘cifr ilmi’ vasıtasıyla bazı hesaplar yapılabilir, bir takım neticeler elde edilebilir. Ama onu da ehli-erbabı yapması gerekir. Öyle bir kısım şarlatanların, istismarcı menfaatperestlerin uluorta yaptıkları gibi değil.

O bakımdan en güzeli, en temiz ve en sağlıklı olanı; bu ve benzeri hallerden uzak durmaktır.

***

Bildiğiniz üzere Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde yıldızların ele alınış tarzı, Allah Teala’nın insanlar için yarattığı kâinatın bir parçası olarak karşımıza çıkar.

Ancak ilmin istismarı, ilim adına bir kısım parazitleri de beraberinde getirmiştir.

İnsan, her şeyle imtihan olur, olabilir... Çünkü dünya bir imtihan yeri, hayat da memat da birer imtihan vesilesidir.

Kişinin ailesi, çoluk çocuğu, parası-pulu, malı-mülkü, sevdikler-sevmedikleri, ilmi-irfanı, insaf ve iz’ânı... Hasılı, ademoğlunun her şeyi bir imtihan unsurudur. Bunların içerisinde hususiyle mevzumuzla ilgili olan husus ilimdir.

***

Bu nevi gizli ilimlerin, aslında faydalı yönleri de ortaya çıkarılıp iyi yönde kullanılabilir elbette... Çünkü kıyamet yaklaştıkça kötülükler artacak, imtihan zorlaşacak... Buna açık-kapalı işaretler var.

İnsanların içine düştüğü bir kısım sıkıntılar-zorluklar-darlıklar, onlara gayrımeşru yolları gösterecek… O yollara sağlam bir iman ve iz’ân sahibi değilse insan, daha kolay düşecektir. Bâhusus bugün ülkemizin içinde bulunduğu durum ve geçirdiği istihâle/başkalaşma döneminde, kabuğunu kırıp düzlüğe ve selamet sahiline çıkabilmesi için, çetin yollardan, dar boğazlardan geçtiği gözlenmektedir.

Bu dönemde kişi; dininden, inancından, ahlâkından, manevi kıymet hükümlerinden tavizler vermeye zorlanacaktır… Öylesine zorlanacaktır ki; bu tavizleri vermeyenlerin yaşama hakları olmadığı ima edilecek, hatta açıkça söylenecektir.

Bu vesileyle reklamların körüklediği lüksten, zaruri olamayan ihtiyaçlara kadar pek çok masraf kapısı açılacaktır. İnsanlar ya çalacak, ya dolandıracak ya da elinde bulunan imkanları istismar edecektir.

Artık iman da küfür de açıktan seyrine devam ettiğinden, insanlar arasında fazlaca bir fark görülmeyecektir. Gerçek âlimler ve amirler takdir görmediği için, fitne ve bozulmalar baş gösterecek, sahtekârlar ortalığı saracaktır.

O bakımdan cinlerin ve şeytanların saltanatı başlayacak… İnsanların haktan-hakikatten, adalet ve hakkaniyetten uzaklığı, Allah’a isyanı şeytanları yeryüzüne çıkaracak… ve onlarla olan dostluk ve arkadaşlıklar revaç bulacaktır.

Ruhî-psikolojik hastalıklar artacak, içtimai/sosyal şizofrenler ve saralar, zihinî felçler, ruhî bozukluklar artacak… Bunları tedavi edebildiğini söyleyen cinciler, büyücüler, üfürükçüler ve hasılı sihir ve sihirbazlar, astrologlar yaygınlaşacaktır.

İşte bu dönemde gaybî/gizli ilimler hakkında bilgisi olduğunu iddia eden, ama gerçekte şeytanların ve cinlerin oyuncağı olmaktan başka bir şey olmayan, görünüş itibariyle Müslüman, fakat içten içe küfür kaynayan yalancılar ortaya çıkacak… Ve buradan da bir geçim kaynağı temin edeceklerdir.

Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) şu mübarek sözleri, bugünkü ortamı gayet veciz bir şekilde özetlemektedir.

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki; kişi helâlden mi, yoksa haramdan mı kazandığına aldırış etmeyecektir.” [Buhârî, Sahih, Büyû’, 7]

***

Fitne ve Fesat Dönemi

“Fitnelerin zifirî karanlıkların çökmesi gibi yaygınlaştığı zamanda, dinine (dinin esaslarına) sarılan kimse, koru (ateşi avucunun içinde) tutan kimse gibidir.” [Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 390; Tirmizî, Sünen, Fiten, 73.]

Kısacası böyle bir zamanda, imanı muhafaza etmek meşhur hadisi şerifin ifadesine göre, avuçta kor taşımak kadar zorlaşacaktır. Çünkü artık her şey menfaat ve çıkar hesapları ile politik mülahazalarla ölçülüp tartılır olacaktır.

Bu zaman fitne-fesat zamanıdır. Fitne zamanında ise nasıl sürprizlerle karşılaşılacağı bilinmez. Buna ancak kişinin imanı engel olabilir ve insan imanı, iz’ânı nisbetinde kendisini koruyabilir.

***

Yıldız ilmi

Bu dönemde ortaya çıkabilecek fitnelere ve istismarcılara karşı Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) ümmetini uyardığı pek çok hadis-i şerif vardır. Onları yerine havale ederek burada sadece mevzumuzla ilgili olanı nakletmekle yetinmek isteriz:

Rezin’in (rh.) naklettiği bir hadisi şerif şöyledir: İbn Abbâs (r.a) anlatıyor: “Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki:

“Kim, Allah'ın zikrettiğinin gayrisi için yıldızlar ilminden bir bâb iktibas ederse (bir mesele açar söz naklederse) sihirden bir şube iktibas etmiş olur. Müneccim kâhindir; kâhin de sihirbazdır, sihirbaz da kâfirdir.” Bir diğer rivayette ise hadis şöyle gelmiştir: “Kim yıldızlarla ilgili bir ilim iktibas etmişse (aktarmışsa) sihirden bir şube iktibas etmiş (nakletmiş) demektir. (Yıldız ilmi) arttıkça (sihir ilmi de) artar.” [Ebu Dâvud, Sünen, Tıbb 22, Hadis no: 3905]

Hadis-i şerifte geçen, “Allah’ın zikrettiğinden başkası” tabiri, Kur’an-ı Kerim’de geçtiği şekliyle, yıldızların Allah’ın varlığını-birliğini gösteren birer delil olması… Semamızı süsleyen birer avize ve takvim belirleyici özellikleri bulunması… Şeytanları taşlamaya yarayan yönüyle, gökyüzü sâkinlerinin meskenleri şeklindeki bilgilerdir…

Hal böyle iken bunları fal bakmak, insanların kaderine hükmeden, hareketleriyle yağmur-kar vs. yağdıran güçler olarak görmek… Büyü ve falcılığa alet etmek… Burçlar ilmiyle, Yıldızname ile ilgisini kurup, insan kaderine hükmettiklerini düşünmek… Ve öyle inanmak, küfür olarak nitelendirilmektedir.

Çünkü insanlara ve tabiata hükmeden yegâne güç ve kuvvet, kâinatta kendinden başka kuvvet ve kudret sahibi olmayan Allah’ın gücü ve kuvveti, Onun iradesi ve kudretidir. O dilemedikçe hiçbir şey olmaz. [Bkz. Haşr suresi, 59/23-24; Saf suresi, 61/1; Münafikun suresi, 63/8; Teğâbün suresi, 64/18; Mülk mülk, 67/2]

***

Yıldızname

Halk arasında "Yıldıznama" denilen şey, çoğunlukla para verilip sözde hocalara baktırılarak bulunan… Kur’an'ın içerisinden bir takım nümerolojik metodla geleceği ya da kısmet meselesini ele aldığına inanılan metodun/yöntemin adı. Oysa buna "Yıldızname" denemez. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Kur’an-ı Kerim, farklı noktalarda yıldızlara dikkat çekse de, asla bir fal kitabı değildir. Kesinlikle onu, bu gibi süflî işlere alet etmemelidir.

Peki Yıldızname denilen şeyin gerçeği nedir?

Yıldızname, eskiden astrologların (müneccimlerin) çıkarttıkları, gökyüzündeki gezegen konumlarına bakarak yaptıkları yorumlardır. Özellikle ‘doğum haritası analizi’ gerçek manada bir Yıldızname'dir. Bu harita kişilik analizleri yapılmasına izin verir… Sizi anlatır, sizin ilişkilerinizi, zayıf ve güçlü yanlarınızı söylerken, dikkat etmeniz gereken hususları gösterir. Buradan size gelecekle ilgili kesin şeyler söyleyenler olursa, bilin ki yalan söyler!

‘Doğum haritası analizi’ size birtakım şeyleri işaret eder; sağlığınıza, işlerinize dikkat edin, dua edin der. Kalkıp sizin kesin olarak nerede ve nasıl öleceğinizi söylemez, söyleyemez.

Bu itibarla bir takım cinci hocaların(!) Kur’an'dan yola çıkarak fal bakması "Yıldızname" değildir ve asla kabul edilemez. Bunlara fırsat da verilmemelidir.

Türkçemizdeki tabirlerimizden, "Yıldızımız barışmıyor" sözleri de astroloji ve Doğum haritasındaki iki kişinin yıldızlarının (gezegenlerinin) açılarının ters ve zıt oluşlarını ifadeden ibarettir. [Ayhan Özcimbit, İslam'da Astroloji Doğum Haritası Rehberi Hayatın Anlamı Esmaül Hüsna Yaşam şifreleri]

Tabii aslında bu sözün açık ve anlaşılır manası; iki kişi, aralarında görüş, düşünce ve duygu ayrılıkları bulunup birbirlerinden hoşlanmamak, birbirleriyle iyi geçinmemek, anlaşıp uyuşamamaktır. Mesela, “Şu adamla yıldızım bir türlü barışmadı gitti” cümlesinde olduğu gibi.

yıldızname, kehanet, gelecek, gayb, ancak Allah Teala bilir, ‘ebced hesabı’, ‘cifr ilmi’, şarlatan, istismarcı, menfaatperest,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU