N a m a z: İbadetlerin en büyüğü, en önemlisi...

Soru: Dinin temeli olan namaz ibademizin meşruluğu neyledir, farz olmazdan önce Peygamberimiz namaz kılıyor muydu, bizden önceki ümmetlerde de namaz var mıydı? Cevabınız için şimdiden Allah razı olsun

Bilindiği gibi Allah Teala'yı tevhid (tek ve bir olduğuna inanıp kabul etmek), Onun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir vazifedir.

Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır.

Namaz, imanın alametidir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir, mü'minin mi’râcı’dır. Mü'min bu namaz sayesinde Allah Teala'nın manevî huzuruna yükselir. Hz. Allah'a yalvararak manevî yakınlığa erer. Mü'min için ne yüksek bir şeref, ne yüce bir rütbe!..

Bizden önceki bütün şeriatler de, inananlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. Bizim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz de, peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren namaz kılmakla yükümlü olmuştur. Nitekim, güneşin doğuşundan ve batışından sonra olmak üzere günde iki defa namaz kılınıyordu. Sonra Mi’râc gecesinde beş vakit namaz farz olmuştur. Rasûlullah Efendimizin mi’râcı ise, sahih kabul edilen rivayete göre, Medine'ye hicretlerinden on sekiz ay önce Receb ayının yirmiyedinci gecesinde vaki olmuştur.

Namaz, tekbir ile başlayıp selâm ile son bulan, belli fiil ve sözleri içine alan bir ibadettir. Allah'a karşı tesbîh, ta'zîm ve şükrün ifadesidir.

Namaz, Kur'an'da doksandan fazla ayette zikredilir.

Önceki şeriatlerde beş vakit namaz yoktu. Ancak vakitleri belirsiz genel anlamda –yukarıda da belirttiğimiz üzere- namaz vardı.

Enes b. Mâlik (r.a.) anlatıyor. Özetle şöyle demiştir:

"Rasûlullah’a (s.a.v.) İsrâ gecesi, namaz elli vakit olarak farz kılındı. Sonra azaltıldı ve beş vakte düşürüldü. Sonra şöyle seslenildi: Ey Muhammed, şüphesiz bizim nezdimizdeki söz bir değişikliğe uğramaz. Senin için bu beş vakit namaz, elli vakit namazın karşılığıdır" [Buhâri, Sahih, Salat, 76, Enbiya, 5; Müslim, Sahih, İman, 263; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V,122,143]

Her güzel amele on katı ecir-sevap verileceği şu ayetle sabittir:

"Kim bir iyilik yaparsa, ona bunun on katı ecir vardır" [ En’am suresi, 6/160; ayrıca bkz. Neml suresi, 27/89; Kasas suresi, 28/84]

Beş vakit namaz farz kılınmadan önce, Rasûlullah Efendimizin ibadet tarzı Cenâb-ı Hakk'ın yaratıklarını düşünmek, Allah'ın yüceliğini tefekkür etmek şeklinde idi. Sabah ve akşam ikişer rek’at hâlinde namaz kıldığı da nakledilir. Daha önceki ümmetlerin de namaz ibadeti vardır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Lokman aleyhisselâmın oğluna namazı emretmesi [Lokman suresi, 31/17], Hz. İbrahim'in Hicaz'ın güvenliği için dua ederken namazdan söz etmesi [İbrâhim suresi,14/37], Allah Teala’nın, Tur dağında ilk vahiy sırasında Hz. Mûsa'dan namaz kılmasını istemesi [Tahâ suresi, 20/14] örnek verilebilir.

İslâmda namazın meşrûluğu Kitap, Sünnet ve İcmâ'ya dayanır

Kur'an-ı Kerim'in birçok yerinde; "namazı dosdoğru kılınız ve zekâtı hakkıyla veriniz" buyurulur.

"Bütün namazları ve orta namazı muhafaza edin" [Bakara suresi, 2/238]

"Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır. " [Nisa suresi, 4/103]

"Oysa onlar, tevhid inancına yönelerek, dini yalnız Allah'a tahsis ederek O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emr olunmuşlardır. İşte doğru din budur." [Beyyine suresi, 98/5]

"Namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a samimiyetle bağlanın. O, sizin mevlânızdır. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır." [Hacc, 22/78]

***

Namazın farz oluşunun Sünnet’ten delili

Bu mevzuda rivâyet edilmiş çok sayıda hadis vardır. Bu hadislerden bazıları şunlardır:

İbn Ömer’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"İslâm beş temel üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka bir ilâh bulunmadığına, Hz. Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır." [Buhârî, Sahih, İman,1, 2; Müslim, Sahih, İmân, 19-22]

Rasûlullah (s.a.v.), Muaz b. Cebel’i (r.a) Yemen'e gönderirken ona şöyle buyurmuştur:

"Sen Ehl-İ Kitap olan bir topluma gidiyorsun. Onları ilk önce Allah'a kulluk etmeğe çağır. Allah'ı tanırlarsa, Allah'ın onlara gecede ve gündüzde beş vakit namazı farz kıldığını söyle. Namazı kılanlarsa; Allah’ın onlara, zenginlerinden alınıp yoksullara verilmek üzere zekâtı farz kıldığını söyle. İtaat ederlerse, bunu onlardan al; (ancak) insanların mallarının en iyisini alma, mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur." [Buhârî, Sahih, Zekât, 41, 63, Meğâzî, 60, Tevhîd, 1; Nesâî, Sünen, Zekât, 1; Dârimî, Sünen, Zekât, I ]

Diğer yandan İslâm ümmeti, bir gün ve gecede beş vakit namazın farz olduğu hususunda görüş birliği içindedir.

Namaz; ergenlik çağına gelmiş, akıllı her Müslümanın üzerine farzdır. Fakat yedi yaşına gelmiş olan çocuklar da namaz kılmakla emredilir. On yaşına geldikleri halde namaz kılmazlarsa, terbiye-eğitme ve alıştırma maksatlı el ile hafifçe dövülebilirler.

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Çocuklarınıza yedi yaşında namaz kılmalarını emredin, on yaşına girince bundan dolayı dövün ve o yaşta yataklarını ayırın." [Ebû Dâvûd, Sünen, Salât, 26; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 180, 187]

Bir günle gece içinde farz olan namazların sayısı beştir. Yalnızca, vitir veya bayram namazları vacip hükmündedir. Bir bedevi ile ilgili olarak rivayet edilen şu hadis, beş vakit farz namaza delildir:

"Bir gün bir gecede farz olan namazlar beştir. Bedevî;

- "Benim üzerimde bundan başka bir borç var mıdır?" diye sorunca, Allah'ın Rasûlu şöyle cevap vermiştir:

- "Hayır, kendiliğinden nafile olarak kılarsan bu müstesnadır". Bunun üzerine bedevî:

- "Seni hak olarak gönderen Allah'a yemin olsun ki, bundan ne fazla ne de eksik yaparım" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

- "Eğer doğru söylüyorsa, bu adam kurtulmuştur." [Buhârî, Sahih, İmân, 34, Şehâdât, 26; Müslim, Sahih, İmân, 8,10,15,17,18; Ebû Dâvûd, Sünen, Salât, 1]

namaz, Mi'rac, tekbir, selam, İbadetlerin en büyüğü, en önemlisi, elli vakit, beş vakt, on katı ecir,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU