Edebiyatta “lugaz” ve “cemre”

Selamun aleykum, kısa bir sorum olacak. Lugaz ne demektir? Tşk ederim

“Lugaz”, edebî bir kavramdır, manzum bilmece demektir.

Divân şâirleri, her şey hakkında lugaz yaparlar; onu birtakım teşbihler/benzetmeler, îhamlar(1) hatta harflerin Ebced hesabındaki müfredatlarıyla/kıymetleriyle/değerleriyle anlatırlardı. Meselâ Fitnat Hanım’ın “Cemreler”e dair bir lugazı şöyledir:

Ol nedir kim üç birâder her zaman
Birbiri ardınca olmuştu revân
Yılda bir kerre gelirler âleme
Makdemiyle kesb-i feyzeyler cihân
Kimseler görmüş değildir yüzlerin
İsmi vardır cismi ammâ ki nihân
Birisi oldu havâya münkalib
Birisi âb içre tuttu âşiyân
Gördü bulmuş her birisi yerlerin
Biri dahî eyledi hâki mekân
Serleri üç, pâları beş anların
Kıl tefekkür, eyledim sana beyân (2)

Osmanlı Elifbâsı’nda “Cemre” kelimesinin başı “Cim”, ayağı “He”dir ki; biri Ebced hesâbında 3, öbürü 5’dir. Şair burada Cemreler’e, yani havaya, suya, toprağa düştüğü farz olunan üç cemreye işaret ediyor.

Rabbim, bâtın âlemimizin cemrelerinden yoksun bırakmasın. Âmin...


DİPNOTLAR
(1) “Îham” edebiyatta, iki mânâlı kelimelerden en az kullanılan mânâyı bilerek kullanmaktır.
(2) Lügatçe: Revân, yürüyen-giden; Makdemiyle kesb-i feyzeyler cihân: Gelmesiyle bolluk-bereket ve canlılık kazanır yeryüzü; Nihân, gizli-saklı, bulunmayan-görünmeyen; Münkalib, dönen-değişen, başka bir şekle kılığa giren; âb, su; âşiyân, mesken; hâk, toprak; Ser, baş; Pâ, ayak.

cemreler, Edebiyatta “lugaz” ve “cemre”, manzum, bilmece, Dîvan şâirleri, teşbih, îham, ebced, Fıtnat Hanım,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU