Cennet ehlinin durumları, nail olacakları nimet ve meziyetler

Hocam Kur’an’da ve hadislerde, Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle Cennet’ine koyduğu mü’minlerin kavuşacakları imkan ve nimetlerden söz edebilir misiniz? Bir başka sorum da, orada erkek mü’minlere hûrilerden de eşler verileceğine göre biz hanımlar bunu nasıl hazmedeceğiz, kıskançlık duygularımız iç huzurumuzu bozmaz mı? Tşk. ederim.

İnsanlar için ölümle fâni/geçici hayatın sona ermesinden sonra ebedî hayat başlayacak malumunuz… Bu hayat da;

- Ya ebedî ya da geçici bir azap…

- Ve geçici bir azabın ardından ebedî bir saadet…

- Yahut da hiç azaba uğramadan ebedî bir saadet ve selâmet mahiyetinde olacak.

Orada Allah'ın rahmeti, inayeti, lûtuf ve ihsanı bütün haşmetiyle tecelli edecektir.

İşte bu ebedî saadetin ve sonsuz nimet ve güzelliklerin mekânı, merkezi Cennet’tir. Cennet hem mü'min erkeklerin, hem de mü'min kadınların nimetler içinde yüzdüğü bir mekândır... Cennet’in nimetlerinden erkekler kadar kadınlar da istifade edecek, bütün nimet ve ihsanlar her iki cinse de verilecektir.

Cennet ve Cennetlikler en güzel ve en hoş bir şekilde Kur’ân'da anlatılır. Çoğu yerde mü'min erkeklerle birlikte mü'min kadınlar da zikredilir. Meselâ bir ayet-i kerimede Mevlamız;

"Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara devamlı kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Cennetler, Adn Cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası için en büyük mükâfattır. İşte büyük kurtuluş budur"[Tevbe sûresi, 72] buyurur.

***

Kur'ân'da Cennetlikler ve Cennet nimetleri anlatılırken, Cennet ehli için, "Müttekîler (Allah'tan hakkıyla korkanlar)" ifadesi geçer. Bu kelime hem erkekler, hem de kadınlar için müşterek kullanılır. Biri öbüründen ayırt edilmez, ayrı tutulmaz.

Hadis-i şeriflerde geçen ifadeler de hem erkekler, hem de kadınlar içindir. Bütün müjdeler, lutuflar, nimetler, ikramlar herkese aynıdır. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

"Cennet ehli Cennet’e girdiklerinde bir vazifeli şöyle seslenir onlara: 'Şüphe yok ki, siz Cennet’te ebedî yaşayacak ve hiç ölmeyeceksiniz. Hastalanmayacak ve devamlı sıhhatli bulunacaksınız. Sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiçbir zaman hüzün ve keder görmeyeceksiniz."[Müslim, Sahih, Cennet, 22]

Bir başka hadis-i şerifte de Cennet ehlinin bir hâli şöyle anlatılır:

"Şüphe yok ki, sizden biriniz Cennet’in en alt derecesinde bulunsanız bile, ona Allah'ın emri ile melekler tarafından, 'Gönlünden geçenleri iste!' denir. O da devamlı temenni eder durur. Bunun üzerine ona, 'Kalbinden geçenleri tamamen temenni ettin mi?' diye sorulur. 'Evet' cevabı verince, 'Muhakkak ki temenni ettiğin şeyler, bir misli fazlasıyla sana verilecek' denir."[Müslim, Sahih, İman, 301]

***

Esas itibariyle Cennet’in nimetleri hem erkek, hem de kadın mü'minler için müşterek iken, bazı hususlarda her iki cins de biribirlerinden üstünlüklere sahiptirler. Bu üstünlüklerin bir kısmı erkeklere mahsus iken, bir kısmı da kadınlara hâstır. Kur'ân'da Cennetlik kadınlar "Ezvâcün mutahharatün" yani "tertemiz kadınlar" olarak vasfedilir. Bu ifadenin içinde şu mânâlar saklıdır: Cennet, kadınlara mekân ve meskendir. O kadınlar o yüksek Cennet’e lâyıktırlar. Aynı zamanda Cennet derecelerinin yüksekliği nisbetinde onların güzellikleri de artar… Ve Cennet onlarla güzelleşir, müzeyyen hale gelir, süslenir.

Hasılı Cennetlik kadınlar, Cennetin güzelliğine güzellik katmakta… Allah'ın ebedî yurdunu süsleyen canlı bir unsur olmaktadırlar. Bu "mutahharatün (tertemiz)" kavramından ayrıca şu mânalar çıkıyor: ‘Dünya kadınları Cennete girdikten sonra kötülüklerden, kıskançlık ve benzeri çirkin huylardan arınacaklar, içleri de dışları gibi berrak ve tertemiz olacak. Güzellikte hurileri geçecekler’… Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Cennetlik kadınları şöyle anlatır: "Onların vücutlarının güzelliği ile letâfetinden dolayı, her birinin baldırındaki kemiğin iliği, etinin üstünden görünür. Onların aralarında ne ihtilâf vardır, ne düşmanlık, ne de çekememezlik."[Müslim, Sahih, Cennet, 14,17]

Cennet ehli kadınlar güzellikte o kadar ileride bulunuyorlar ki; sadece bir tek tırnağı dünyaya görünse, güneşin ışığını kapatacak kadar parlaklıkta olan hûrilerden bile daha güzel olacaklar. Düşünebiliyor musunuz; bir kadının bundan daha hoş, daha enfes bir şey tahayyül ve tasavvur etmesi/edebilmesi mümkün müdür?

Cenab-ı Hak hem erkek, hem de kadın mü'minlere kalblerinden geçenlerin bir misli fazlasını vereceğine göre, nimet ve ihsanın derecesini varın siz düşünün...

Âcizane kanaatimce, artık bu kadar lûtuf-ihsan ve ikramdan sonra "Allah, Cennet’te bir erkeğe çok sayıda hûri veriyor da, Cennet ehli kadınlara neden böyle bir imkân verilmiyor" denmez, denemez herhalde... Cennet’te "yok yoktur"… Allah insan fıtratına en uygun şekilde her türlü nimet ve imkânı verecek, kimseyi mahrum bırakmayacaktır.

Esas mesele Allah'ın rızasına nail olmak, ebedî saadete liyakat kazanmak… Fâni dünyadan imanlı olarak ayrılıp, Cennetin kapısına ulaşabilmektir.

Cennet ehlinin durumları nail olacakları nimet ve meziyetler, fâni, ebedî saadet, Allah'ın rahmeti, inayeti, lûtuf ve ihsanı, hoş, enfes, Müttekîler, Hastalanmayacak, sıhhatli, nimetler, mazhar, hüzün, keder,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU