Yemek âdâbı

Yemekte sıcak olan yemeğe üfleme neden mekruhdur, bununla alakalı aciklama yapar misiniz Teşekkürler..


Millet olarak sofraya konan sıcak yemeklerin soğumasını sabredip beklemek yerine, maalesef üfleme alışkanlığımız var. Sabırsızlığımızın bir başka göstergesi de diyebiliriz aslında buna...

Ancak sıcak yemeğe üflemek hem sağlık açısından hem de dinî bakımdan mahzurlu bir durumdur. Çoğumuz bu işi, farkında olmadan şuursuzca yapıyoruz. Üflemenin bir zararı olabileceği ilk başta insanın aklına gelmiyor. Oysa yemeğe üflerken ağzımızdan çıkan karbon monooksit, sıcakta daha çabuk çözülüyor ve yemeğimize de karbon monooksit üflemiş oluyoruz. Bu da vücudumuza zarar verebilir, hatta zehirlenmelere bile yol açabilir. Bir nevi farkında olmadan kendi kendimizi zehirliyoruz. Bilirsiniz, ‘insana en büyük kötülüğü kendisinden başka kimse yapamaz’ der atalarımız. Elbetteki haklıdırlar...

Yemek yerken mekruh olan iki iki husus göze çarpıyor. Birincisi, yemeği koklamak ve beğenmeyip kötülemek... İkincisi ise, yemeği sıcakken ve üfleyerek yemek... Sıcak yemeği buharı kesilmeden yemek hem mekruhtur, hem de yediğimizin bereketi olmaz.

Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v.) yemeği üfleyerek yemezdi. Nitekim İbn Abbas’ın (r.anhuma) rivayetine göre, “Rasûlullah (s.a.v.) yiyeceğe ve içeceğe üflemez; kabın içine de solumazdı”. [İbn Mâce, Sünen, Et’ıme, 18]

Âdâba uygun olan, yemeği soğutup dumanı / buharı kesildikten sonra yemektir. [Bursevî İ. Hakkı, Tefsîru Rûhu’l-Beyan, Mektebetü Eser, İstanbul, 1389, 3, 335]

Görüldüğü üzere yemeğe ve suya üflenmemesi Sevgili Peygamberimiz'in (s.a.v.) bir emri değil, tavsiyesidir. Binaenaleyh bu fiil, fıkhî tabiriyle tenzihî bir kerahettir. Yani yemeğe üflemek, sünnet olan yemek âdabına uymamak olur. İslâm’da âdaba uymak ise, önemli bir yere sahiptir, küçümsenmemesi gerekir.

Yemek âdâbı ile ilgili bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

"Sıcak yemek yemekten sakının! Çünkü o bereketi giderir. Soğutarak yemeyi tavsiye ederim. Çünkü o daha çok içe siner, bereketi daha büyüktür". [Suyûtî, Câmiu's–Sagîr, (Feyzu'l–Kadir'le birlikte), 3, 120, Hadîs No: 2896]

Başka bir hadis-i şerifte de, ‘sıcak yemeğin üflenerek yenmesinin uygun olmayacğı’ ifade edilmiştir. [Bkz. Zeynü’l-Irâkî, Tahrîcu Ehâdîsi’l-İhya (İhya ile birlikte), 2, 5]

Velhâsıl; yenecek bir yemeği soğutmak gerekir, fakat bunun için de yemeğe ve kaba üflememek lazımdır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) yemek kabına / yemeğe üflemeyi-nefeslenmeyi hoş görmemişler, âdaba aykırı bulup nehyetmişlerdir. O bakımdan sebebi-hikmeti-maslahatı ne olursa olsun, yemeğe üflemek mekruhtur. Müslümanların bundan kaçınması gerekir.

***

Yemek âdâbını maddeler halinde Rûhu’l-Beyân’dan naklen şöyle tasnif edebiliriz

(A) Denilir ki, yemekte dört şey farzdır:

1- Ancak helâl’den yemek,

2- O nimetin Allâh Teâlâ’dan olduğunu bilmek,

3- Yediklerine râzî olmak,

4- Allâhü Teâlâ’ya asla isyan etmemektir; bu yemeğin kuvveti kendisinde olduğu müddetçe (o güç ve kuvvetle günah işlememektir…)

(B) Yemekte dört şey sünnettir:

1- Yemeğin başında Besmele çekmek,

2- Yemeğin sonunda Allâh Teâlâ’ya hamd etmek,

3- Yemekten önce ellerini yıkamak ve yemekten sonra elleriyle birlikte ağzını da yıkamak,

4-Yemekte otururken (eğer yer sofrasında ise) oturma esnasında, sol ayağını yere koyup sağ ayağını dikmektir…

(C) Yemeğin edepleri dörttür. Yani yemekte dört şey edeplerdendir:

1 - Kendi önüne gelen taraftan yemek,

2- Lokmalarını küçük yapmak,

3- Yemekleri tam çiğnemek,

4- Yemek esnasında başkasının lokmalarına (ve ağzına) bakmamaktır…

(D) Yemekte şifâ... İki şey şifâ’dır:

1 - Sofraya dökülen ekmek kırıntılarını yemek,

2- Tabağı sünnetlemek…

(E) Yemekte mekruh olan şeyler...Yemekte iki şey mekruhtur:

1 - Yemeği koklamak,

2- Yemeğe üflemektir.

Yemeğe üflememek için de, sıcak olarak değil, soğutup öyle yemelidir. Kuşkusuz yemeğin lezzeti; (ağzı yakmayacak ölçüde bir) sıcaklıkta ve bereketi de (yenmesi normal olacak tarzda) soğuk (ılık) olmasındadır…

Özetle Allah Teâlâ’nın rızâsına talip olan akıllı kişi;

1- Helal gıda tahsil etmeli (kazancının helâl olmasına dikkat etmeli),

2- Nimet ve fazileti veren Allah Teâlâ’ya çokça şükretmeli,

3- (Ve asla unutmamalı ki); Cenab-ı Mevlâ’nın kulun üzerinde, zahirî ve bâtınî pek çok nimeti; gizli ve aşikâr nice lûtufları bulunmaktadır… [Bursevî, İslail Hakkı, a.g.e., 3, 335]

Her yemekten sonra mutlaka yemek duasını okumalıyız. Gerek kısa gerekse uzun olsun... Ama mutlaka yemekten sonra dua etmeliyiz. Yemek duasını öğrenmeli ve çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Bu gerçekten mühimdir. Cenab-ı Hakk’ın rızasına vesiledir. Yenilen gıdaların maddi ve manevi faydalarına, zararlarından da korunmaya sebeptir. “Nüzhetü’l-Mecâlis” isimli mev’ize kitabında şöyle denilmektedir:

“Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk’tan (r.a.) rivayet edilen bir hadislerinde, Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: ”Kim, yemeği yedikten sonra bir kere ihlâs sûresini okursa, Allâh Teâlâ o kişi için, Cennet’te kırmızı yakuttan bir şehir halk eder. Ve yemiş olduğu her lokma sebebiyle, ona on hasene (iyilik sevabı) yazar...” [A.g.e., 1, 28]

farz, mekruh, sünnet, helâl, Ruhu’l-Beyan, şifa, yemek âdâbı, sıcak yemeğe üfleme, koklama, karbon monooksit, sıcakta daha çabuk çözülüyor, vücudumuza zarar verebilir, zehirlenme, Sabırsızlığımız, alışkanlığımız, edep, şükür, yemek duası,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU