Lütfen yardım edin lütfen

Selamün Aleyküm
Benim bir sorum var.
Bazı işler küfür olmasa da tehlikeli olur.Mesela televizyon seyretmek,sosyal medya sitelerinde takılmak,bilgisayarda oyun oynamak falan.Biz dikkat edeceğim deyip bu tarz şeyleri yapsak küfrü göze alıyormuş gibi olup küfür olur mu?


Ve aleyküm selam.

Tek kelimeyle “saçmalamışsın”! Ondan sonra da, “lütfen yardım edin lütfen” diye kendine acındırmaya çalışmışsın! Oysa küfür ayrı günah ayrı. Bunları birbirine karıştırıp çorba yapmanın bir anlamı var mı? Bu kadar basit bir itikadi meselede insan bocalar mı?! Defalarca yazılıp çizilmiş, tekrar tekrar anlatılmış bir mesele.

Ne demek “küfrü göze alıyormuş gibi olmak”? Bunu hangi şuurlu mü’min düşünebilir, hangi aklı başında Müslüman bu niyetle böylesine ebedî bir husrânı göze alabilir? Bu gibi hevaiyatla söz konusu yerlerde vakit öldürenler, belki olsa olsa gafletinden, manevi-ahlakî zafiyetinden sebep oralarda dolaşabilir. Tehlikenin büyüklüğünü ise anlatmaya zaten gerek yok.

Bunun ilacı-çaresi de, pişman olup tevbe ve istiğfarda bulunmak ve bir daha o tip yanlışlara düşmemeye gayret etmektir.

Bunu kalkıp da böyle değerlendirmek neyin nesi? Nerden çıkartıyorsun ki böyle lüzumsuz-gereksiz-faydasız kafa ve gönül bulandırıcı kuruntuları? At içindeki o şeytani ve nefsani vesveseleri...

Ve hiçbir zaman şunu da hatırdan çıkartmamak gerekir ki; sınırlarda ve tehlikeli yerlerde dolaşanlar, her an için uçuruma yuvarlanma felaketiyle yüz yüze kalırlar. Nitekim Numan b. Beşir (r.anhüma) anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular:

"Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helâller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında (haram veya helal olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da tebrie etmiş (kurtarmış, temize çıkartmış) olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur, tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki, her an koruluğa (harama-tehlikeye) düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melik’in bir koruluğu vardır, Allah'ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sıhhatli /sağlam olursa cesedin tamamı sağlıklı olur, eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun, bu et parçası kalptir." [Buharî, Sahih, İman 39, Büyû 2; Müslim, Sahih, Müsakat 107, Hadis no: 1599; Ebu Davud, Sünen, Büyû 3, H. no: 3329, 3330; Tirmizî, Sünen, Büyû 1, H. no: 1205; Nesâî, Sünen, Büyû 2, (7, 241)]

Bir başka hadis-i şerifte de şöyle buyrulmuştur:

"Haramla aranızda helalden bir sütre (engel) koyun. Kim bunu yaparsa dinini ve ırzını tebrie etmiş olur. Kim de (arada bir sütre olmadan) oralarda dolaşırsa koruluk (yasak bölge) kenarında otlayan her an oraya düşecek durumda olan koyun gibidir."

İbn Hacer (rh.) der ki: "Bunun manası şudur: Helâlin işlenmesi, kişiyi mekruha veya harama atacak endişesinin bulunduğu hallerde, o helâli işlemekten kaçınmak gerekir. Mesela, temiz şeylerin fazla istihlaki / tüketimi böyledir. Zira fazla istihlak, kişiyi fazla kazanmaya muhtaç kılar. Bu ise kişiyi müstehak olmadığı şeyi almaya sevkedebilir veya fazla istihlak kişiyi gaflete, anlayış kıtlığına atabilir. Fazla istihlak hiçbir zarar vermese bile en azından ibadete mâni oluşu sebebiyle meşguliyetleri artırır. Bu, herkesçe bilinen bir husustur".

İbn Hacer hazretleri, mekruh şeylerden de kaçınmanın ehemmiyetini belirtme sadedinde şöyle der:

"Şurası açıktır ki, mekruhu çok işleyen kişide yasak şeyleri yapma hususunda bir cür'et hasıl olur. Veya haram olmayan yasağı işleme alışkanlığı onu, aynı cinsteki haram olan veya bir şüphe bulunan yasağı işlemeye sevkeder. Bu ise, yasaklanan şeyi yapan kimsenin kalpteki vera’ (şüpheli şeylerden uzak durma, takva) nurunun eksikliği sebebiyle kalbinin kararmasını hasıl eden bir durumdur. Bu hal onu kolayca harama atar, kendisi iradî olarak haramı seçmemiş olsa bile... Nitekim Buhârî'nin, yukardaki hadisin Büyû bölümünde kaydettiği bir başka veçhinde Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "...Kim günah şüphesi sezinlediği bir şeyi terkederse, o haramlığı apaçık olan şeyi daha çok terkedici olmuştur. Kim şüphelendiği şeyi yapmada cü'retkâr olursa, haramlığı açık olan şeye düşmesi yakındır."

Velhasıl; son nefesimize kadar küfürle günahın, imanla amelin hüküm farklılıklarını birbirine karıştırmadan, yanlış ve tehlikeli yollara sapmadan hidayet yolunda istikamet üzere yürümeye gayret etmemiz, günahların da kalbimizi kararttığını, yavaş yavaş iman nurumuzun sönmesine yol açabileceğini hiçbir zaman unutmamamız lazım. Buyuruyor ki Mevlamız:

"Hayır, (hakikat öyle değil); bilâkis, onların irtikab edegeldikleri (işledikleri, yapageldikleri masiyetler-günahlar), kalplerini yenmiş (paslandırmış)tır". [Mutaffifîn suresi, 14]

tehlikeli, koyun, haram, televizyon, helâl, küfür, sütre, gaflet, hevaiyat, sosyal medya, takılmak, bilgisayarda oyun oynamak, saçmalamışsın, manevi-ahlakî zafiyet, koruluk,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU