"Ölene kadar kullanmak": İntifa hakkı

hasta ve yardıma muhtac bir amcam var, babam kendisine kendi yaptırdığı evin 1. katını ölünceye kadar kullan diyerek,kullanma hakkını vermiş. ama amcam ölünceye kadar mı, babam ölünceye kadar mı tam olarak o gün ne dediler bilmiyorlar. muhtemelen amcam vefat edinceye kadar müsade etmişlerdir,bugünkü kararları da bu yönde.
sorum; amcama ölünceye kadar ücretsiz kullanması için verilen ev,o vefat edince tekrar babamın mı olur yoksa amca çocuklarının mı? eğer babamız amcamdan evvel vefat ederse bu hükümde bir değişiklik olur mu? amca çocukları şerî olarak bir hak sahibi oluyorsa;ve olay malum olduğundan,amcamın vefat etmeden; ev üzerinde mülk hakkının olmadığını söylemesi ve ölünce tekrar abisinin olacağını söylemesine gerek var mı?


Öncelikle sorunuza kısaca cevap verelim, sonra da meseleyi teferruatıyla ele alırız.

Mülkiyeti babanıza ait olan o evi, amcanız ölünceye kadar kullanır, ondan yararlanır. Vefat ettiğinde ise ev babanızındır, amca çocuklarıyla herhangi bir ilgisi olmaz. Çünkü zaten mülkiyeti babanıza aitti, sadece menfaatini -ömrü boyunca- amcanıza vermiş idi. Ölünce de o iş biter. Eğer babanız amcanızdan önce vefat ederse da, amcanız gene ölünceye kadar o evden yararlanır. Vefat ettiğinde ise, mülkün / evin asıl sahibi olan kişinin yani babanızın varislerine intikal eder.

Meselenin fkıh-hukuk yönünden açıklaması:

İslâm hukukunda bir mal üzerindeki yararlanma (menfaat) mülkiyetine "intifa hakkı" denir. Hatta bu uygulama, hemen hemen hukuk sistemlerinde de aynı adla anılır.

İntifa hakkı ya şahsa bağlı olur veya bir mala bağlı bulunur. Mesela sizin meselenizde olduğu gibi malın mülkiyeti birisine, yararlanma hakkı başkasına ait olur. Bir kimsenin, ömür boyunca veya beş-on-on beş… yıl süreyle başka birisinin kendi evinde oturmasını veya arazisini ekip-biçmesini vasiyyet etmesi gibi. Burada, vasiyyet eden ölüp, lehine vasiyyet edilen vasiyeti kabul edince, evin kuru mülkiyeti miras yoluyla vârislere geçer. Lehine vasiyyet yapılan da ömür boyu veya belirlenen süre kadar intifa (yararlanma-evde oturma) hakkına sahip olur.

Kısacası intifa hakkı, sadece yararlanan şahsa âit bir haktır; menkul veya gayr-i menkul üzerinde belli bir şahsa âit hak olarak bulunur, süre ile sınırlıdır. Meselâ, lehine bir evden/daireden ya da bir araziden yararlanması vasiyyet edilen kimse ölünce intifa hakkı sona erer. Akit, ister icâre ve iâre gibi diriler arasında olsun, ister vakıf, vasiyyet ve ibâha gibi ölü ve diri arasında vukû bulsun hüküm değişmez. Amcamın da vefat etmeden; ev üzerinde mülk hakkının olmadığını söylemesi ve ölünce tekrar abisinin ya da varislerinin olacağını söylemesine gerek yoktur. Ama meselenin böyle olduğunun çevredekilerce de bilinmesini, herhangi bir şüpheye-tereddüde yer verilmemesini temin için söylemesi de güzel olur.

***

Ayrıca ilave bilgi olarak açıklamış olalım. İslâm hukukuna göre intifa hakkının sebepleri iâre, icâre, vakıf, vasiyyet ve ibâha olmak üzere beştir.

İâre; yararlanılması bir bedel karşılığında olmaksızın, rucü'u kabil olmak üzere başkasına temlik olunan maldır.

İcâre; cins ve miktarı belli bir menfaati, muayyen bir bedel karşılığında satmak yani kira akdi yapmaktır.

Vakıf; bir malın kendisini herhangi bir kimseye temlikten alıkoymak ve lehine vakıf yapılana intifa hakkı sağlamaktır. Vakıf, vakfedilene yararlanmanın temlikini ifade eder. Bir şeyden yararlanmayı vasiyyet, yalnız intifa hakkı verir.

İbâha ise; bir şeyin tüketimi veya kullanımı için izin vermektir. Gıda maddesi veya meyveleri yemeğe izin vermek gibi. İzin, umûma âit yollardan geçiş; genel veya otomobile binmek gibi belirli şahsın malını kullanmaya yönelik özel olabilir.

Mirâs, akit, çocuklar, babam, vakıf, ancam, intifa hakkı, iâre, icâre, ibâha, vasiyyet,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU