Kıdem-i zamânî, hudûs-i zâtî

selemün aleyküm hocam mehmed emre abinin fetvalar kitabının birinci cildin birinci sorusunun açıklamasını lütfen yapıverin soru: cenab-hakkın sıfatları zatının aynımıdır yoksa gayrımıdır? cevap:allah tealanın sıfatları zat- ilahinin ne aynıdır nede gayrıdır. aynı olsa zat ile müttehid olması ve teaddüt-zat lazım gelir. gayri olsa sıfat-ı ilahinin zat-ı ilahiden ayrılması lazım gelir ki bu durumda ya binefsihi kaim olması veya gayri ile kaim olması gerekir. bunların hepside muhaldir. bu sıfatlar, kıdem-i zamani ile kadim ve hudus-i zati ile hadistirler. lütfen bu cevabın açıklamasını yaparmısın ikinci sorum kuran-i kerim ezeli ve ebedimidir? teşekkürler allah razı olsun.

Ve aleyküm selam kardeşim;

Bu gayet açık cevabın nesini açıklamamızı istediğinizi pek de anlayabilmiş değilim. Ama madem ki arzu etmişsiniz, aynı şeylerin tekrarı gibi de olsa, hemşehrim merhum Hocaefendi Ağabeyimizin açıklamasının açıklamasını, kelâm ilmi kriterleri çerçevesinde yapmaya çalışalım.

Soru malum; “Cenab-ı Hakk'ın sıfatları zâtının aynı mıdır, yoksa gayrı mıdır?” diye hayli girift bir İlm-i Kelâm meselesi. Cevap da ortada… Kopyaladığınız gibi.

Hatırlayacağınız üzere kelâm ilminde, sıfât-ı ilahi hakkında üç farklı görüş vardır:

1) Hukemâ (felâsife)nın görüşü… Onlar, Allah’ın sıfatları zâtının aynıdır derler. Çünkü onlara göre aynı olmasa taaddüd-i kudema (kadim olanların çokluğu) lazım gelir ki, bu da muhâldır, imkânsızdır.

Bunlara cevabımız: Taaddüt (çokluk) zâtta olursa ulûhiyete zarar verir de, sıfatta olursa zarar vermez; burada taaddüt zâtta değil, sıfattadır ve tevhide muhalif değildir. Sıfat ya da sıfatların zâtsız varlığı düşünülemez.

Mu’tezile’nin itikadı da onlara yakındır. Cenab-ı Hak ilimsiz bizzat âlimdir, derler. Sıfatın merciini (yerini, makamını) nefyeder yani ortadan kaldırırlar. Delilleri; eğer sıfât-ı ilahi zâttan zâit (fazlalık) olsa, kemâl (mükemmellik, tamlık, eksiksizlik ve kusursuzluk) sıfatı ya olur ya olmaz. Eğer olmazsa nefy (red) lazım gelir, zira zât-ı ilahinin noksanla muttasıf olması muhâldir/mümkün değildir. Ve eğer sıfat kâmil (eksiksiz-noksansız, tam) olursa, Cenab-ı Hak bizzat nâkıs/noksan olur, başkasıyla kâmil olması (tamamlanması) gerekir ki, bu da muhâldir.

Ehl-i Sünnet’in Mu’tezile’ye cevabı: Evet, ilahi sıfatlar kemâl sıfatlarıdır, ondan zâtın ayrılması gerekmez, bilakis kemâli lazım gelir. Zira zâtın kemâli, ancak kemâlâtın menşei/kaynağı olmaktır. Eğer zâttan ayrı bir şeyden oluşsaydı, noksan lazım gelirdi. Sıfat ise zâttan ayrı olmaz…

2) Mütekellimîn’in cumhuruna ait görüş ki, bunlar da sıfât-ı ilahi zâtının gayrıdır derler. Zira onlara göre, sıfat mevsufun gayrıdır. Eğer aynı olursa, taaddüd-i mâ’bûd (kendisine ibadet olunanların çokluğu) lazım gelir, bu ise muhâldir, mâ’bûdun tek olması gerekir.

3) Eşâire ve Mâtüridiye’ye (Ehl-i Sünnet mezhepleri) göre ise, Cenab-ı Hakk’ın sıfatları zâtının aynı da değildir gayrı da değildir. Yani sıfatlar zâtının farksızı, tıpkı kendisi, eşiti-benzeri olmadığı gibi, ondan başka (diğer bir şey) de değildir. En güzel ve uygun olan görüş de budur.

Yani Ehl-i Sünnet mezhepleri ve müntesibi bulunan bizler, Allah Teala’nın sıfatları zâtının ne aynıdır ne de gayrıdır, diyoruz. Aynı olmaz, çünkü sıfat ittihâd-ı tâm ile min külli’l-vücûh (her bakımdan tam bir birleşme/birliktelik ile) zâtının aynı değildir. Zât başka, sıfat başkadır. Gayrı da olamaz; zira sıfat, zattan infakâk-i tâm ile min külli’l-vücûh (he bakımdan tam bir ayrılma ile) ayrılmış değildir. Sıfat zâta, zât da sıfata bağlı ve lazımdır, tamamen ayrılması imkânsızdır, muhâldir. En sağlam kavil (itikadî görüş) de budur.

Hocaefendi’nin ifadesiyle “bu sıfatlar, kıdem-i zamanî ile kadîm ve hudûs-i zâtî ile hâdistirler”. Yani Kadîm olanın Allah Teala’nın sıfatı olmaları itibariyle zaman bakımından kadimdir (evvelleri yoktur, ezelidirler). Zâtlarının ise hâdis olmaları, yani asıllarının Cenab-ı Hak tarafından sonradan meydana getirilmiş bulunması cihetinden dolayı da, kadîm değil hâdistirler.

Zât nedir, Sıfat nedir

Hariçte müstakillen (dışarda başka birisine tâbi olmadan, kendi başına) düşünülen şey zât, hariçte müstakillen düşünülemeyip sadece zâta tebaan (zata bağlı olarak) düşünülebilen şey de sıfattır. Mesela; başlı başına düşünülebilen Zeyd zât, Zeyd’siz-zâtsız düşünülemeyen onun kıyamı, ayakta olması da sıfattır.

H u l â s a ;

Ehl-i Sünnet itikadına göre sıfat-ı ilahiyye Allah Teala’nın zâtının aynısı olmadığı gibi gayrısı da değildir. Nasıl ki güneşin ışınları güneştendir, ancak güneş değildir. Bunun gibi Cenab-ı Hakk’ın sıfatları da onun zâtındandır, ancak zâtının kendisi değildir.

Hâşâ, Allah (c.c.) zâti sıfatlarının bütününün bir araya gelmesinden meydana gelmiş bir mahiyet değildir. Bir başka ifadeyle; onun zâtı, sıfatının icabı/gereği ve sonucu değil, sıfatları zâtının gereği ve sonucudur. Yukarıda açıkladığımız üzere, sıfatın gerçek mânâsı da budur.

Hâlık-ı zû’l-Celâl’in varlığı bizatihi vacip olduğu gibi, sıfatları da başka türlü değil, zâtıyla vaciptir. Atalarımızın “Teşbihte hata olmaz, hatasız da teşbih olmaz” sözleri gereğince, Güneşin ışıklarının kaynağı güneş olduğu gibi, Allah Teala’nın sıfatlarının kaynağı da zâtındandır.

Sıfatlar mevzuunda bu mesele, anlaşılması çok zor ve çetin olduğu için Felsefeciler ve Mu’tezile sıfatları kabul etmeme… Kerrâmiye, sıfatların kadîm olduğunu kabul etmeme… Ehl-i Sünnet ise sıfatların, ‘zâtın aynı olduğunu da, gayrı olduğunu da kabul etmeme’ kanaatine ulaşmışlardır.

Daha fazla bilgi için, Allâme-i Taftazâni (rh) hazretlerinin Şerhu Akaidi’ne müraccat oluna… Ancak tavsiyemiz, söz konusu mevzularda temel bilgisi olmayanların bu ve benzeri meselelerin derinliğine dalmamalırıdır. Yoksa işin içinden çıkamayıp, -Allah korusun- itikadî muvazeneyi/dengeyi bozma ihtimâlleri yüksektir. Vesselâm…

Teşekkürlerinize, dualarınıza mukabil şükranlar ve hayır-dualar…

teşbih, kıyam, güneş, Ehl-i Sünnet, hadîs, Kıdem-i zamânî, hudûs-i zâtî, Cenab-ı Hakk’ın sıfatları zâtının aynı da değildir gayrı da değildir, En güzel ve uygun olan görüş de budur, Kadîm, felâsife, mu'tezile, Eşâire, Mâtüridiye, Zeyd, Allâme-i Taftazâni,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU