Harama bakmaktan kendini alıkoyamama hastalığı

Merhaba hocam ben kendimi cinsel videolara bakmaktan alamıyorum harama bakıyorum nefsime engel olamıyorum sonra da pişman oluyorum ne yapmalıyım ?


Merhabalar…

Bu hususta mü’min olarak yapmanız/yapmamız gereken şey; nefsin esaretinden kurtulup Allah’a kul olduğumuzun şuur ve idrâkine sahip olmaktır. İnsan ancak o takdirde nefis ve şeytanın tutsaklığından âzâde olup hakiki hürriyetine kavuşur; dolayısiyle onların çağırdığı çıkmaz yollara değil, Rabbinin davet ettiği hidayet yoluna yönelir. Yaptıklarından da gerçekten samimi olarak pişmansa kişi, aynı kötülüklere-yanlışlara tekrar dönmez.

Aksi halde insan, Allah korusun, “(Rasûlüm!) Şimdi bana haber ver: Heva (ve heves) ini (nefsinin istek ve tutkularını) ilah edinmiş; kendisini, bir ilim üzerine, Allah şaşırtmış; kulağını, kalbini mühürlemiş; gözüne de bir perde germiş bir kimseye, Allah’tan başka kim hidâyet edebilir? Hâlâ iyi düşünmeyecek misiniz?” [Câsiye suresi, 23] ayet-i kerimesinde anlatılan o meş’um/uğursuz güruhun arasında bulabilir kendisini…

Bu ayeti tefsir ederken İbn Cerir (rh.) “Allah'ın koyduğu helal ve haramı dikkate almadan nefsinin arzusuna göre davranan kimse, nefsini ilah edinmiş olur” der. El-Cessâs (rh.) ise, “Böyle bir kimse, Allah'a itaat ettiği gibi nefsine itaat eder” te’vilinde bulunur. Allâme Zemahşeri'nin (rh.) tefsirinde de, “Nefsinin yönlendirdiği gibi hareket eden kimse, nefsine tıpkı Allah'a itaat ettiği gibi itaat etmektedir” tesbiti vardır.

Hasılı, "... Hevasını ilâh edinen", arzu ve tutkularının kölesi olandır. İlâhına kulluk eden mü’min gibi, o da nefsinin hevasına/tutkularına boyun eğdiğinden, bir puta tapan kadar şirk suçu işlemektedir.

Taberânî’nin (rh.) Hz. Ebu Umame'den (r.a.) rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: "Allah'tan başka kendilerine ibadet olunan sahte ilâhların Allah yanında en kötüsü, kişinin hevasıdır".

Nefsinin arzularını kontrol altında tutabilen ve karar vermede sağ duyusunu kullanabilen kişinin, yanlışlara dalmış da olsa aklını kullanarak doğru yola gelebileceği umulur. Eğer böyle doğru yolu seçecek olursa, bu yolda da kararlı ve sağlam olur. Buna karşılık istek ve tutkularının kölesi olan bir insan, dümeni kilitlenen gemi gibi, heva-yu hevesi kendisini nereye sürüklerse oraya gider. Doğruyla yanlış, hakla bâtıl, hidayetle dalâlet arasındaki fark onu hiç rahatsız etmez ve böylesi bir seçimde bulunmak dahi istemez.

Ve yine Rabbimiz (c.c.) buyuruyor ki: “Heva ve hevese (nefsinin istek ve tutkularına) uyma, sonra bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.” [Sâd suresi, 26]

Demek ki nefsin arzularına uymak, Allah yolundan saptırıyor insanı… Hesap gününü de unutturuyor ona. Neticesi de, Cehennem’de çok çetin bir azaba dûçar olmak! Cenab-ı Hak cümlemizi muhafaza buyursun.

İşte insan olarak, dalâlet ehlinin değil de hidayet ehli olan zümrenin arasında yer alabilmek için, öncelikle kendi arzu ve isteklerimizi -hâşâ- ilah edinip onların peşinde sürüklenmememiz lazım. Çünkü İslâm’da, “yasaklardan kaçınmak, emirleri yerine getirmekten önce gelir”. Nefis hakkında geniş bilgi için bkz. http://www.halisece.com/islami-yazilar-ve-makeleler/332-nefis-ve-nefsin-kisimlari.html

Sonra da başta namazımız-niyazımız olmak üzere bütün ibadet, tâat, zikir ve fikirlerimizde ihlâstan ayrılmamamız gerekir. Zira eğer namazımızı zâhirî ve bâtınî âdap ve şartlarına uygun olarak eda ve ifaya gayret edersek, o ibadetler bizi söz konusu kötülüklerden alıkoyar. Bunun garantisini de Mevlamız veriyor, buyuruyor ki:

“(Rasûlüm!) Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı zikretmek (ise) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” [Ankebut suresi, 45]

Ayrıca bkz. http://www.mollacami.net/soru-ve-cevaplar-1089.html

İhlâs, harama bakmak, âzâde, istek, nefsin esareti, çıkmaz yollar, pişman, Allah’a kul, hidayet yolu, hakiki hürriyet, heva, heves, tutku, Allah şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş, gözüne perde germiş, nefsini ilah edinmiş, sahte ilâhlar, meş’um/uğursuz güruh, namazı kıl, Allah'ı zikr,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU