Muhtelif iki soru

Selamün aleyküm sayın hocam, değerli vaktinizden alarak iki soru sormak istiyorum.
1-Bu sitemizde birisi namazda nereye bakılır diye sormuş (http://www.mollacami.net/soru-ve-cevaplar-1083.html) size. Sizde cevaben;oturuşta kucağa bakılır demişsiniz. Ancak, bizim küçük İlmihal Kitabında sayfa 121-122 de fotoğraflı kısımda ''Gözler oyluklara bakar'' diyor. biz mi yanlış anlıyoruz. konuyu aydınlatabilir misiniz.
2-Hocam bir kitap var ben bi hocamdan almıştım, ona tekamülde vermişler. kitabın ismi ''havas_gizli_ilimler_hazinesi'' yazarı da ''Mustafa İLOĞLU.'' bu kitap hakkında bilginiz var mı, içinde ki dualardan yararlansak nasıl olur. Şimdiden teşekkür ederim, Allah yar ve yardımcımız olsun. Hayırlı çalışmalar.


Ve aleyküm selam kardeşim;

1) Evet, zikrettiğiniz cevabımızda da belirttiğimiz üzere, kadın olsun erkek olsun bütün mü’minler ka’dede kucağa bakarlar. Nitekim meşhur Hanefî âlimlerinden Şurunbülâlî (rh.), el-Miftâh Şerhu Nûri’l-Îzâh’ta, “Faslun fî âdâbi’s-salâti” başlığı altında namazın edeplerini sayarken der ki:

“Min âdâbihaa…. Ve nazaru’l-musallî… ve ilâ hıcrihî câlisen…” [A.g.e., s. 54] Yani musallînin (namaz kılanın) ka’dede (oturuşlarda) kucağa bakması da namazın âdabındandır. [Ayrıca bkz. Bilmen, Ö.N., Büyük İslam İlmihali, Namazların Âdâbı bahsi, md. 3, s. 137; Mehmed Zihni Ef., Nimet-i İslâm Namazın Âdâbı bahsi ve sair fıkha dair erserler]

“Kucak”, göğüsle açık kollar arasında kalan kısımdır, yani âgûş. Ayrıca oturma halinde göğüs, bel ve dizkapakları arasına da “kucak” denilir.

Uyluk (oyluk), bacağın dizden kalçaya kadar olan kısmına verilen isimdir.

İbarede geçen “hıcr” kelimesi kanaatimce muhtemelen “hucr”dur. Hucr ise, uyluk değil “kucak” manasınadır.

Dolayısiyle şöyle söyleyebiliriz:

İfadeler farklı olsa da cümlenin maksudu birdir. Söz konusu yerde de “oyluk”tan kastedilen “kucak”tır. Kucağı da ilk manasında yani, göğüsle açık kollar arasında kalan kısım olarak değerlendirmenin daha isabetli olacağı gözükmektedir. Maamafih ikinci manasında kullanmanın da bir mahzuru olmaz.

***

2) “Havâs” ve “Cifr” ilmi apayrı bir sahadır. Bahsettiğiniz kitap kütüphanemde mevcut değil, lüzum da görmedim. Ancak yaptığım kısa araştırma ve değerlendirmelerden edindiğim intiba, bunun Kenzü’l-Havâs esas alınarak derlenip hazırlanmış bir çalışma olduğu yönündedir. Muhteviyatı hakkında kesin bilgi sahibi olmadığım bir kitaptan yararlanıp yararlanamayacağınızı söyleyebilmem ise, tabii ki mümkün değildir, doğru da olmaz.

Kenzü’l-Havâs’ı anlatmaya bilmem gerek var mı? Ama kısaca bir şeyler söyleyecek olursak; eser Osmanlıcadır, 4 cilt ve tek mücellet olarak yayımlanmıştır. Gerek müellifi ve gerekse eseri hakkında menfi yönde bir şey söylemek doğru olmaz.

Ancak yukarıda da belirttiğimiz üzere bu ilim dalı, farklı bir alandır. Bununla meşgul olacak insanın öncelikle itikaden-amelen-ahlâken sağlam karakterli, fıtraten buna müsait ve ehliyet sahibi birilerinden de mezûn olması olması gerekir. Yoksa uluorta bu işlere el atılmaz. Fayda yerine zarar görülebilir.

Dualardan istifade noktasında da bizim için münasip olan, okunmasına izin verilen dualardır. Nitekim Vâris-i Rasûl Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri (mealen), ‘Ben hayatımda izinsiz dua bile okumadım’ buyururlar. Dikkatle üzerinde teemmül edile…

Güzel dualarınız için sınırsız “amin”ler… Bilmukabele hayır-dualar…

havâs, cifr, Gizli İlimler Hazinesi, Kenzü’l-Havâs, Latinize, namazda nereye bakılır, ka'de, Min âdâbihaa, Ve nazaru’l-musallî, ilâ hıcrihî, câlisen, gözler, kucağa, fotoğraflı, oyluk, tekamül, 4 cilt, tek mücellet,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU