Tırnak kesimi

Tirnaklarimizi hangi gunler kesmeliyiz bazi gunlerin sakincali oldugunu isitmistim hakikati nedir??

Farklı rivayetler olmakla birlikte, tırnaklar uzadığında şu gün bu gün ayırdetmeden, gece-gündüz demeden her zaman kesilebilir. Bilindiği gibi tırnakları kesmek, hem sağlığımız açısından çok önemli, hem de Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) mühim bir sünnetidir. Nitekim Hz. Âişe validemizden (r.anha) rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte; tırnakların kesilmesinin fıtrattan, yani uymamız emredilen geçmiş peygamberlerin de âdeti olan sünnetten… bütün peygamberlerin şeriatlarında yer alan ve uygulanan işlerden olduğu belirtilmiştir. [Buhârî, Sahih, Libâs, 63, 64]

Yukarıda da işaret ettiğimiz üzere tırnak kesmenin belirli bir günü yoktur. Gerektiği her an, yani uzadığında tırnak kesilebilir; ancak, kırk günü geçirmek mekruh görülmüştür. Efdal olan, tırnakların haftada bir kesilmesidir. Nitekim Enes bin Malik’ten (r.a.) şöyle rivayet edilmiştir: “Rasûlullâh (s.a.v.) bize, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek, etek tıraşı olmayı ve koltuk altını temizlemeyi kırk günden fazla terk etmemekle sınırladı.” [Müslim, Sahih, Taharet, 51; Tirmizî, Sünen, Edeb, 15; Nesâî, Taharet, 13, 14]

Bu hadis bize, vücutta yapılacak bazı temizliklerle ilgili bir müddet fikri/zaman ölçüsü vermektedir. Âlimlerimizin açıklamalarına göre hadis, tırnak kesmek, bıyık ve diğer traşları yapmak için kırk günü beklemeyi emretmiyor. Bu noktada esas olan; fazlalıklar ortaya çıktıkça hemen atılmasıdır. Kırk gün, âzamî müddeti ifâde eder ve "Kırk günü geçirmemek" gerekir.

Hasılı, her hafta etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, koltuk altını temizlemek, tırnakları kesmek sünnettir. Bunları kırk günden fazla yerine getirmemek -bütün mezheplere göre-mekruhtur. Hanefilere göre bu harama yakın yani tahrimen mekruhtur. Şayet başındaki saçını da tıraş etmeyi adet edinmişse, onu da haftada bir tıraş etmesi sünnettir. [Bkz. el-Cezerî, el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 2, 44-46; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1, 311]

***

Bu sayılan temizliklerin haftanın hangi gününde, günün hangi saatinde ve ne sûretle yapılması gerektiği hakkında mevsûk rivâyet mevcut değildir. Sadece, Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) temizlik işlerini cuma günü yaptığına dair rivâyetler vardır.

Nitekim Beyhakî (rh.), Resûlullah'ın (s.a.v.) tırnaklarını cuma günü kesmeyi sevdiğine dair Ebû Câfer Bâkır'dan (r.a.) mürsel bir rivâyet kaydetmiştir. Hz. Âişe vâlidemizden (r.anha) nakledildiğine göre de, Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz, “Kim Cuma günü tırnaklarını keserse, Allah onu öbür Cuma’ya kadar ve üç gün daha fazlasıyla belâlardan korur.” buyurmuştur. [Dürrü’l-Muhtar, VI, 405] Dolayısiyle tırnakları cuma günü kesmenin müstehap olduğu söylenmiştir.

Evet, mevsuk olmayan bazı zayıf rivayetlerde, alaca hastalığına sebep olacağı belirtilerek, çarşamba günü tırnak kesmek nehyedilmiş; ancak bu hususta İmam Münâvî (rh.), Hz. Süheylî'den (rh.) naklen şunları kaydeder:

"Çarşamba gününün uğursuzluğu, Peygamber Efendimize (s.a.v.) uymayı terk sonucu şundan-bundan uğursuzluk çıkarmayı âdet edinerek, çarşambadan da uğursuzluk arayan kimseyedir. Bunu yapmak ise tevekkülü az olan insanların harcıdır. Böylelerine, o günkü tasarrufları zarar verir." Münâvî hazretleri buna ilaveten der ki: "Velhasıl, müneccimler gibi bâtıl bir inançla uğursuzluk getireceği düşüncesiyle çarşamba gününden kaçınmak şiddetle haramdır. Çünkü haftanın her günü Allah'ındır. Tek başına ne fayda ne de zarar verir. Onun dışında da bir zarar, bir mahzur yoktur. Kim günlere uğursuzluk izafe ederse kendi uğursuzluğunu bulur. Kim de Allah'tan başka hiç birşeyin, fayda ve zarar vermeyeceğine kâni olursa, bu meselede hiçbir şeyin ona kötü bir tesiri olmaz. Bil ki uğursuzluk sadece buna inanan kimseye gelir. Öyle ise asıl bela bu bâtıl inançtır."

Şunu da kaydedelim; gayr-i mevsuk bir kısım rivâyetlerde, çarşamba gününe uğursuzluk izafe edilirken, yine gayr-i mevsuk diğer bazılarında da "uğur" izâfe edilmiştir. Nitekim haftanın her gününün nasıl bir uğur getireceğini ayrı-ayrı sayan bir rivâyette çarşamba günü için;
"Kim çarşamba günü tırnaklarını keserse vesvese ve korku çıkar, yerine emniyet ve şifa girer" denilmiştir.

***

Hadis şârihlerinin bir kısmı, herhangi bir rivâyete dayanmaksızın, tırnak kesmede şu tertibe uyulmasını kaydederler:

Önce sağ elin şehâdet parmağından başlayarak, sonra orta, yüzük, serçe parmaklarını tırnaklarını sırayla kesip en sonunda baş parmağa geçilmelidir. Sol elde ise küçük parmaktan başlayıp yüzük, orta, şehâdet ve baş parmağa sırayla geçilmelidir. Ayak tırnakları kesilirken sağ ayağın küçük parmağından başlayıp sol ayağın baş parmağına geçip sırayla en son küçük parmağa ulaşılmalıdır. Nevevî (rh.) bu tertibe müstehab demiş ise de rivayeten delil kaydetmemiştir.

Tırnaklar parmağa zarar vermeyecek şekilde imkan nisbetinde dipten kesilmelidir.

mekruh, sünnet, cuma günü, tırnak, kesimi, fıtrat, kırk gündin fazla, hafta, bıyığı, etek, koltuk altı, el-Cezerî, el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU