İsrafil’in (a.s.) üfleyeceği iki Sur arasında geçecek zaman

Hocam, dört büyük melekten İsrafil aleyhisselâmın kıyamette sur’a iki defa üfleyeceğini biliyoruz. Bu iki üfleme arasında ne kadar zaman geçecek? İnsanlar neden ve nasıl diriltilecekler?


Hocam, dört büyük melekten İsrafil aleyhisselâmın kıyamette sur’a iki defa üfleyeceğini biliyoruz. Bu iki üfleme arasında ne kadar zaman geçecek?

Bildiğiniz üzere melekler de cinler gibi latîf yani cismânî olmayan ruhânî varlıklardır, gözle görülmezler... Ancak onlar ‘nâr’dan değil, ‘nûr’dan yaratılmışlardır. ‘İmtihan’a tabi olmadıkları için makamları-rütbeleri sabittir; ne yükselir ne düşer... Melekler, yalnızca ilahi emirlere itaat ederler, verilen vazifeyi yaparlar. Allah’ın emri dışına asla çıkmazlar; onlar için isyan-günah söz konusu değildir. Şerre/kötülüğe –yaratılış itibariyle- kabiliyetleri yoktur.

Kainattaki maddi-manevi hemen bütün işlerde memurdurlar... Her varlığın ‘müekkel’ (kendisi için vekil tayin edilmiş olan) bir melek’i vardır. Yaptıkları işlerin ehemmiyetine göre dereceleri de biribirlerinden farklıdır. En büyükleri, sizin sorunuzda de rakkam olarak belirttiğiniz gibi dörttür: Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil ve Azrâil aleyhimüsselâmdır. Güneş ve benzeri yıldızların-gezegenlerin birer müekkel melaikesi olduğu gibi, her bir kar tanesinin, yağmur damlasının dahi birer melek ile taşındığı hadislerde haber verilmiştir.

***

Tefsîru’l-Kurtubî’e zikredildiğine göre İsrâfil, İbrânice bir kelimedir ve Abdurrahmân yani, Rahmân olan Allâh’ın kulu demektir. [C. 2, s. 39]

Gene belirttiğiniz üzere İsrafil aleyhisselâm, kıyâmetin kopması ânında ve insanların tekrar dirileceğinde Sur’a üfleyecek olan melektir. Bununla ilgili bir âyette şöyle buyrulmuştur:

“Sur’a üflenince, Allâh’ın diledikleri müstesnâ olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacaktır. Sonra ona bir daha üflenince, hemen ayağa kalkıp bakakalacaklardır.”[Zümer sûresi, 39/68]

Birinci sur’da Allâh’ın dilemesiyle ölmeyip kalanlar; Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil, Azrâil veya hamele-i Arş ya da rıdvân melekleri, hûriler, cennetin hazînedârı olan Mâlik’le cehennem bekçileri olan zebânilerdir. Bu âyetten de anlaşıldığına göre nefha yani sur, ikidir. Birincisi ölüm nefhası, ikinicisi de ba‘s (dirilme) nefhasıdır.

Allah Teâlâ, hesapların görülmesi için çürümüş kemikleri, yırtılmış ve parçalanmış derileri, kopmuş saçları bir araya toplayacaktır. Bunda hiçbir Müslümanın zerre kadar kuşkusu yoktur.

***

İki sur arasında geçecek zamana gelince…

Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Sur’a iki üfleme arasında kırk vardır.”

Ashâb-ı kirâm:

- Ey Ebû Hüreyre! Kırk gün mü? diye sordular.

- Bir şey diyemem, dedi. Sahâbîler:

- Kırk yıl mı? diye sordular.

- Bir şey diyemem, dedi.

- Kırk ay mı? diye sordular.

- Bir şey diyemem, dedi. (Sonra hadisi şöyle tamamladı) “Kuyruk sokumu (acbü’z-zeneb) dışında insanın bütün bedeni çürüyüp yok olur. Yeniden yaratılma işi kuyruk sokumundan başlar. Sonra Allah Teâlâ gökten bir su indirir, herkes bitkiler (mantarlar) gibi yeniden canlanır.” [Nevevî, R. Salihin, Hadis no: 1840; Buhârî, Sahih, Tefsîru sûre (39), 3, (78), 1; Müslim, Sahih, Fiten 28]

Açıklama: Bir gün Ebû Hüreyre, kıyamet koptuktan sonra insanın yeniden dirilişi hakkında Resûl-i Ekrem’den (s.a.v.) duyduğu bir hadisi rivayet ediyordu. Kâinatta bulunan her şeyin yok olacağı birinci sur ile, insanların yeniden dirileceği ikinci sur arasında kırk, bu kadar zaman olduğunu söyledi.

“Sura iki üfleme arasında kırk vardır” sözü kapalı olduğu için sahâbîler, bunun ne kadar bir zaman dilimi olduğunu merak ettiler; kırk gün mü, kırk yıl mı, kırk ay mı diye sordular. Ancak Ebû Hüreyre hadîs-i şerîfi Resûl-i Ekrem Efendimiz’den böyle müphem/kapalı bir ifadeyle duyduğu için, kendiliğinden bir açıklamada bulunup yorum getirmeyi doğru bulmadı. Bu mevzuda bir şey diyemeyeceğini söyledi.

Görüldüğü üzere hadis-i şerifte, yeniden diriliş hususunda çok önemli bir bilgi verilmektedir.

Nedir o?

Toprak, insanın bütün cesedini yiyip tüketecek… Ama Efendimiz’in teşbihiyle, bir hardal tanesi gibi olan [Ahmed İbni Hanbel, Müsned, III, 28], dolayısıyla insan bedeninin çekirdeği sayılan ve adına acbü’z-zeneb denen kuyruk sokumu çürümeyecektir.
Yine bazı hadislerden öğrendiğimize göre, insan acbü’z-zenebden yaratılmıştır; tekrar ondan diriltilip hayat bulacaktır. [Müslim, Sahih, Fiten 142]

Demek oluyor ki, İsrâfil aleyhisselâmın sura üflemesiyle bu kâinatta var olan her şey yok olup gidecek… Bazı rivayetlerde daha açık olarak belirtildiği üzere, ‘kırk yıl sonra gökten bir nevi hayat suyu yağacak’ ve sura ikinci defa üflenecek… Bu sesi duyan bütün insanlar, bir hardal tanesini andıran kuyruk sokumu kemiğinden bitkiler gibi yeniden diriltileceklerdir. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle, “Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi gözleri düşkün (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar. O esnada kâfirler, ‘Bu, çok çetin bir gündür!’ derler.”[Kamer sûresi, 54/7-8]

***

Sorunuza vermeye çalıştığımız cevabı şöyle özetleyebiliriz:

Büyük meleklerden olan Hz. İsrâfil’in sur’a birinci üflemesiyle bütün kâinât yok olacak...

Muhtemelen ‘kırk yıl’ sonra, Allah Teâlâ’nın yağdıracağı bir nevi hayat suyunun ardından, İsrâfil aleyhisselâm sura ikinci defa üfleyecek… O zaman bütün insanlar, kuyruk sokumu demek olan ‘acbü’z-zeneb’deki küçücük bir kemikten, bitkiler gibi yeniden diriltileceklerdir.

Melekler, latîf, İsrafil’in (a.s.) Üfleyeceği İki Sur Arasında Geçecek Zaman Ne Kadardır?, acbü'z-zeneb, birinci sur, ikinci sur,

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son bakılanlar

İftar Vakitleri: İstanbul | Ankara | İzmir | Bursa | Konya | Köln | Londra

JOHOR KEDAH KELANTAN KUALA LUMPUR LABUAN MELAKA NEGERI SEMBILAN PAHANG PERAK PERLIS PULAU PINANG PUTRAJAYA SABAH SARAWAK SELANGOR TERENGGANU