« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ölümcül hastalığı olan var mı aranızda?  (Okunma Sayısı 183 defa)
anise
Forum Yöneticisi
Firtina
*****

Puan Etiketi: 183
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2216


WWW
« : Haziran 24, 2008, 16:05:36 »

Doğan Cüceloğlu' nun,eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma:

Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?

Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.

Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar: Ölüm.

Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir.

Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür.

Diğer hiç biri insanların tümünün başına gelmeyecektir.

Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?

Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar.

Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır.

Şu şekilde devam edelim:

- Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?

- Hayır

- Şu saniye içinde olma olasılığı var mı?

- Var.

- Yarın?

-Evet.

-30 yıl sonra?

- Olabilir.

Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz?

Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?

Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle hiç bakmamışlardır.

Sözümü sürdürürüm:
Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde,

bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?

- Yoktur hocam.

Peki nereden biliyoruz, az sonra telefonumuzun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?

Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar.

- Hocam konuyu değiştirsek?

Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence.

Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz,

o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?

Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken

evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz?

Aynı iletişim mi olurdu?

Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz?

Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz?

Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz?

Çok sıkı sarılmaya mı,aynaya mı vakit ayırırdınız?

Ona yüreğinizin taa derininden gelen bir
"seni gerçekten çok seviyorum" demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz?

Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?

Burada bazı katılımcıların ağladığı olur.

Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.

Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz,

kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli,

hangilerinde "şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim?" diye

kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz.

Kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı?

Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?

Logged

\"Vakti,Nakti,Ömrü Azizi  Ziyan etmeyiniz\"
janwes
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 125
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1709


ihya.info

WWW
« Yanıtla #1 : Eylül 01, 2008, 14:41:54 »

teşekkürler
Logged


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
               
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
>> Osmanlıca <<
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.254 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu