« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Müslüman Sosyete!!...  (Okunma Sayısı 454 defa)
Temmuz
Girişken
****

Puan Etiketi: 51
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 578


« : Haziran 24, 2008, 07:11:09 »

Birtakım kadınlar, sadece başlarını örtmekle İslâmî ölçülere göre örtünmüş olduklarını sanıyorlar. Tesettür sadece başını bir bez parçasıyla örtmekten ibaret değildir.

Birkaç yıldan beri bir kısım başları kapalı hanımlar, İslâm dinine ve ahlâkına yakışmayan davranışlar sergiliyorlar. Herkesi suçlamıyorum, “Bir kısım kadınlar...” diyorum. Bu gibilerin sergiledikleri uygunsuz ve yakışıksız haller hakkında örnekler vermek istiyorum:

(1) Çok aşırı ve istisna bir hadise ama yine de üzerinde durmak gerekiyor. Başı kapalı, göbeği açık kız bile görüldü, Hürriyet gazetesi resmini bastı. Akıl almaz bir şey. Binde bir de olsa, bir Müslüman kız nasıl böyle giyinebilir?

(2) Tesettür, örtünmek, saklanmak, gizlenmek, kapanmak mânâsına gelir. Binaenaleyh nâmahrem (yabancı) erkeklerin dikkatlerini çeken, cinsel arzularını tahrik eden, bakmalarına sebebiyet veren birtakım cırtlak renkli, dar elbiseler tesettürün gayesine tamamen zıttır. Öyle hanımlar görüyoruz ki, vücutlarının hatlarını dışa vuran daracık elbiselere bürünmüşler, başlarına bir eşarp sarmışlar ve sokaklarda, meydanlarda, çarşılarda, pazarlarda salına salına, kırıta kırıta, bin işve ile yürüyorlar. Ne kadar yakışıksız bir manzara...

(3) Renk kültürü diye birşey vardır. Tesettürlü bir İslâm hanımı gökkuşağı gibi rengârenk başörtülere, elbiselere bürünemez. Tesettür kıyafetinin renkleri sade olmalıdır, mat olmalıdır, göz çekmemelidir. Birtakım tesettür firmaları son birkaç yıl içinde pembe rengi ön plana çıkarttılar. Pembenin de tonları vardır, soluk pembe olsa fazla dikkati çekmez. Lakin para kazanmaktan başka bir şey düşünmeyen bir takım tesettür konfeksiyoncuları, pembenin en cırtlağını, en çirkinini moda haline getirdiler. Bunların kurbanı olan bazı başı örtülü hanımları görünce Rio karnavalını hatırlıyorum. Efendiler, hanımlar!.. Ayıptır, lütfen kendinize geliniz.

Laiklerin ve çağdaşların türban dedikleri başörtüsü, İslâm Şeriatının öngördüğü tesettür kıyafeti değildir. Tesettürün, şer’î bakımından iki veçhesi vardır:
A. Vücudunu bol bir elbise veya çarşaf ile örtecek, dikkat çekmeyecek.
B. Nâmahrem erkeklerle görüşmeyecek.
İkinci madde bu devirde artık uygulanmıyor. Bari birinci maddeyi Şeriatın istediği şekilde uygulayalım.

Müslüman bir hanım, bu devirde doktorluk, eczacılık, hemşirelik, öğretmenlik, gazetecilik ve daha bir sürü iş yapabilir. Ancak her hal ü kârda başını örtmeli ve çok sade şekilde giyinmelidir.

Birtakım cahil kadın ve kızların saçlarını deve hörgücü şeklinde topuz yapmaları İslâm dininin hoş görmediği bir şeydir. Peygamber Aleyhisselâm saçlarını deve hörgücü gibi yapıp örtünen kadınlar için “Onlar cennetin kokusunu alamayacaklardır...” buyurmuşlardır. Böylesine ağır bir Peygamber tehdidi varken nasıl oluyor da birtakım İslâm kadınları saçlarına böyle bir şekil verebiliyorlar? Bu hanımları birtakım hocalar niçin uyarmıyor?

On dört senedir Millî Gazete’de günlük yazılar kaleme alıyorum, kaç defa giyim kuşam, kılık kıyafet, başörtüsü, erkeklerin namaz takkeleri hakkında ciddi müesseseler, vakıflar, enstitüler kurulmasını, tetkikler yapılmasını, uzmanlar yetiştirilmesini teklif ettim, bu tekliflerim maalesef hiçbir ilgi görmedi.

İslâmî kesimdeki son rezaletlerden biri de “Tesettürlü Müslüman sosyete” kepazeliğidir. Sosyete, Batı medeniyetine mahsus bir şeydir. Orada kadın erkek arasında kaç göç yoktur, orada bir erkek, dekolte kıyafetli karısının yabancı bir erkeğin kollarında dans etmesine izin verir, orada yine kadın erkek karışık fısk ve fücur alemleri tertip edilir. İslâm dini ve ahlâkı böyle şeyleri kabul etmez.

Şu sosyetik tesettürlülere bakınız. Başlarını kapatmışlar, rengârenk kıyafetlere bürünmüşler ve sonra diledikleri gibi yaşıyorlar. Bir Müslüman “dilediği gibi” yaşayabilir mi? İslâm dini birtakım ölçüler koymuştur, sınırlar çizmiştir, bunlara mutlaka uyulması gerekir.

Kapalı bir İslâm hanımı yabancı erkeklerle el sıkışabilir mi?

Tesettürlü bir Müslüman kadının yapabileceği işler vardır, yapamayacığı meslekler vardır. Müslüman bir kadın “zührevî hastalıklar” doktoru olabilir mi? Elbette olamaz.

Memleketimiz yıllardan beri çok ağır bir iktisadî kriz içinde çırpınıyor. IMF’nin pençesine düştük; borç, faiz, işsizlik, sefalet bataklıklarında çırpınıyoruz. Milyonlarca vatandaş aç,sefil, perişan. Çöplüklerden ekmek toplayanlar var, üç ayda verilen 155 YTL ile geçinmeye çalışan kimsesiz, bîçare, bîkes ihtiyarlar var. Bana inanmıyorsanız fakir mahallelerin muhtarlarına sorunuz, mesela Eminönü ilçesinde Küçük Ayasofya Mahallesi muhtarına gidiniz, bilgi alınız, sefalet diz boyu. Belediye bu gibi fakirler için yemek pişirip dağıtıyor. Üç torunuyla ortada kalmış ihtiyar bir kadın her gün öğleleri gidiyor, bu Belediye yemeğinden alıyor, evde bunları ısıtacak gaz tüpü yok... Sonra birtakım tuzu kuru (kupkuru) tesettürlü sosyetik Müslüman hanımlar beş yıldızlı otellerde toplantılar, çaylar, partiler düzenliyorlar. Maaşallah hepsi limuzinlerle, cehennemî lüks ciplerle geziyor. Bu kadınlar kendilerini, ekmek diye bağıran açlar için “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler...” diyen kraliçe mi zannediyorlar?

Çok zengin de olsa, kocası çok yüksek bir makamda da bulunsa Müslüman kadın sorumsuzca yaşayamaz.

Ülkede bunca aç ve sefil varken beş yıldızlı otellerde fink atmak bir Müslümana yakışır mı?

Sormuşlar:
- Efendim, niçin bu lüks ve pahalı beş yıldızlı otellerde kalıyorsunuz?
- Bunun ıstırabını ben de çekiyorum. Ne çare ki ülkemizde altı ve yedi yıldızlı oteller yok!
Basra Körfezi (Haliç) ülkelerinden birinde yedi yıldızlı bir otel varmış, dünyanın en lüks oteliymiş. Bizim Müslüman sosyete böyle otellerin hasretini çekiyor.

Zengin, yüksek tabaka Müslüman tesettürlüler var güçleriyle hayır, hasenat, kültür, sanat, fakirlere yardım gibi iyi, doğru, meşru sahalarda çalışmalı ve hizmet vermelidir. Onları fakir mahallelerde, çaresizlere, düşkünlere, sefalet çekenlere yardım ederken görmek istiyoruz.

“Bizim paramız var, istediğimiz gibi giyiniriz...” Ne kadar aptalca, şeytanca, beyinsizce bir düşünce... İslâm dini lüksü, israfı, gösterişi, saçıp savurmayı, gururu, kibri yasak ediyor. Zina yapmak, şarap içmek, faiz yemek, adam öldürmek nasıl haramsa, büyük günahsa israf da böyledir. Nasıl rakı içmekten tiksiniyorlarsa, israftan da o şekilde iğrenmeleri, kaçınmaları, uzak durmaları gerekir.

Kendilerine Müslüman sosyete denilen akılsızlar güruhu Batılıları örnek alıyorlar. Peygamber ne buyuruyor?.. “Bir topluma benzeyen onlardan olur” diyor. Müslüman kadınlar için örnek ve model Peygamberin zevceleri, Ehl-i Beyti, Asr-ı Saadetteki Müslüman hanımlar, daha sonraki asırlarda yaşamış büyük ve hayırlı İslâm kadınlarıdır. Başka medeniyetlerin, hele bozuk Batı medeniyetinin kadınları tesettürlü hanımlara örnek olamaz.

Bu gibi konularda keskin hükümler vermek, kesici konuşmak gerekir.
* İslâm’da sosyete olmaz... Müslüman kadınlar “İslâmî bir sosyete” teşkil edemezler.  Bunlar bozuk ve sapık davranışlardır.
* Başımı örterim ve sonra her haltı yerim... Bu da olmaz. Müslümansan Müslümanlığını bil; Şeriat, fıkıh, ahlâk-ı İslâmiye kitaplarındaki hüküm, ölçü ve sınırları hayata uygula.

Peygamber Efendimize sormuşlar: “Din nedir?”, “Nasihattir” demiş. Aynı soruyu tekrarlamışlar, yine “Nasihattir” demiş. Üçüncü defa sormuşlar, yine aynı cevabı vermiş.

Bu memlekette binlerce Ezher mezunu hoca var. On binlerce medrese mezunu, ilahiyat fakültesi mezunu, Arap ülkelerinde, Pakistan’da Şeriat okumuş hoca var. Şeyhler var, Diyanet İşleri Başkanlığı var, onun yüz bine yakın hocası var, vaizleri var; mürşidler, şeyhler, üstadlar, ağabeyler, Efendi Hazretleri, Hazret-i Muhteremler var. Velhasıl bir sürü pabucu büyük var, lakin dinî konularda yeterli, tesirli nasihat yok. Müslümanlara mutlaka nasihat etmesi gereken zatlar niçin susuyorlar?

Allı zilli, cırtlak pembeli, yırtmaç etekli, dar elbiseli, işveli birtakım tesettürlü kadınlara kim nasihat edecektir?
Bu beni aşan bir iş, zaten dokuz köyden kovulmuşum..

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete, 12.09.2005

Logged

“Dünün geçti, yarınında belli değil, öyleyse bugününü iyi değerlendir.”(Hz. Ali)
hak yolcusu
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 285
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5192


WWW
« Yanıtla #1 : Haziran 24, 2008, 11:40:06 »

doğru söze ne denir? ortak şikayetlerimiz sayılır
MEVLAM hidayet versin idrakımızı şuurumuzu açsın..
Logged

Yıkmak yapmak gibi insana şerefmi verir,
Emin ol onu En çulpa herifler de becerir,
İşte Süleymaniye iki ırgat yıkmaya yetişir,
Ama  haydi yap desen
Bir Sultan Süleymanla Bir Mimar sinan gerekir..
Temmuz
Girişken
****

Puan Etiketi: 51
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 578


« Yanıtla #2 : Haziran 24, 2008, 11:49:00 »

doğru söze ne denir? ortak şikayetlerimiz sayılır
MEVLAM hidayet versin idrakımızı şuurumuzu açsın..
amin kardeşim...
Logged

“Dünün geçti, yarınında belli değil, öyleyse bugününü iyi değerlendir.”(Hz. Ali)
gözyaşı
Kasirga
******

Puan Etiketi: 214
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4576


WWW
« Yanıtla #3 : Haziran 24, 2008, 18:35:24 »

doğru söze ne denir? ortak şikayetlerimiz sayılır
MEVLAM hidayet versin idrakımızı şuurumuzu açsın..
Amin...
Emeğinize sağlık kardeşim.
Aslında bu yazı bile bir nasihat ama okuyupta anlayana.
Logged

Ya Rabbi! Doğruyu doğru olarak bize göster ve ona uymak için kuvvet ve kudret ver.
kızılelma
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 81
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 350


EY İSTANBUL kim seni anlatacak kadar anladı ki ? ?

WWW
« Yanıtla #4 : Haziran 24, 2008, 18:54:32 »

Allı zilli, cırtlak pembeli, yırtmaç etekli, dar elbiseli, işveli birtakım tesettürlü kadınlara kim nasihat edecektir?
Bu beni aşan bir iş, zaten dokuz köyden kovulmuşum..

10. köyden sesleniyor yani.



teşekkürler....
Logged

Bu şehr-i İstanbul ki; bi misl ü behâdır.
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır.
Bir gevher-i yekpâre iki bahr arasında.
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır.
cepni
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 122
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1430


« Yanıtla #5 : Haziran 25, 2008, 00:12:32 »

ezher mezunları dışında imza atılcak yazı,

bu hafta gördüğümüz ve kalbimizi ağrıtan iki olay,

alışveriş yaptığımız yerdeki hanım kızımızın başı kapalı,eller ojeli,

bizimkiler arkadaşım nasıl namaz kılabiliyorsunuz böyle diye sordular,

kızımız ne namazı ,burda işler çok yoğun,yemek bile yiyemiyoruz dedi,

yolculukta içkisiz, yemek yemeye yer arıyoruz,her yer içkili ve oturanların çoğu örtülü hanımlar,

birkısmıda bahçelerde okey oynuyor, ellerinde sigaralarla ve kahkahalarla!

ve her geçen gün kalbimizde derin yaralar ve ruumuzda izler açıyor bu görüntüler,

Rabbim ehli sünnet vel cemaatten ayırmasın,amin,
Logged

neyi arıyorsan o 'sun sen


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
kızılelma
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 81
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 350


EY İSTANBUL kim seni anlatacak kadar anladı ki ? ?

WWW
« Yanıtla #6 : Haziran 25, 2008, 01:53:06 »

AMİİİN
Logged

Bu şehr-i İstanbul ki; bi misl ü behâdır.
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır.
Bir gevher-i yekpâre iki bahr arasında.
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır.
KaHiN
Banli Üye
Okur
*

Puan Etiketi: -20
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #7 : Haziran 26, 2008, 20:00:00 »

Çok uzun yazmışsınız ilk pragraftan sonra okuyamadım. ...
genede emege saygı 
Logged
zambak
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 284
Online Online

Mesaj Sayısı: 8032


WWW
« Yanıtla #8 : Haziran 26, 2008, 23:26:17 »

içler acısı  içler acısı..  Kızgın    Ağlayan
çevremizde şahit oluyoruz içim acıyor anlamıyorum anlıyamıyorum bası kapalı cepnının dedıgı gıbı ellerı ojelı, ayağında apartman topuk,yırtmacı dart kot pantolonu topuzu başını aşmış, Kızgın her gordugumde dua edıyorum .işte bu yazıyı okurkende bırbır gozumun önunden geçti..RABBİM İdrakımızı açsın inş.
,,hidayette payları varsa verir inş.. RABBİM bizleri gittiğimiz yoldan,bilinçten ayırmasın..


emeğinize sağlık kardeşim
Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


firdevs27
Emektar
******

Puan Etiketi: 310
Online Online

Mesaj Sayısı: 7293


_İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde SUS!!!_

WWW
« Yanıtla #9 : Haziran 26, 2008, 23:45:05 »

Biz ne yazsak, ne söylesek nafile yapan yine yapacaktır.
Atalarımız ne güzel söylemişler:"Her koyun kendi bacağından asılır"...
Söylenecek çok şey var ama neyse Allah hidayet etsin diyelim ...
Logged


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
mpower14
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 66
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1145


Kalbi Birlik Ruhi Ahenk...

WWW
« Yanıtla #10 : Haziran 30, 2008, 13:57:41 »

Paylaşım için teşekkürler.

Firdevs kardeşim haklısın
 
"her koyun kendi bacağından asılır" ama kötü koku herkesi rahatsız eder.
Logged

Himmete Talip olan hizmete ragıb olur hizmete ragıb olan himmete nail olur...
***********************************************************
Şimdi tüm günahlarımıza bir istiğfar:Estağfirullahel aziiym ve etubü ileyk. mincemıi ma kerihallah.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.402 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu