« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Sevgili Anneciğim  (Okunma Sayısı 270 defa)
LETAİF
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 249
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.301


WWW
« : Mayıs 17, 2008, 03:50:38 »

  Sevgili Anneciğim;

Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki, çocukları anne olunca çocuklaşıyor anneler... Ve insan, zamanın nasıl insafsız bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor. Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta doktorların "Bundan sonra ağır kaldırmak yok" müjdesinden beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...


Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca değişti herşey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın istedin.


Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin, kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın. O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar ortak üretiyor, tüketiyoruz.


Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin, yeteneklerimizi abarttık karşılıklı; toz kondurmadık üzerimize, kol kanat gerdik... Ben dünyanın en iyi evladıydım, sense tarihin en iyi annesi... Her çığlıkta başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm. Her derdimde benden çok dertleneceğini bilmenin o bencil alışkanlığıyla ayakta kaldım.


Sevginle donandım...


Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi ve yaşamın acımasız kuralı işledi: Büyüdüm...


Senin kollarında "sen"den habersiz, bambaşka bir "ben" çıktı ortaya. Bazen o eski "ben"e hiç benzemeyen bir "ben"... Çünkü farkettim ki anlattığın masalların yaşamda karşılığı yokmuş. Kızlar bir prens umuduyla kurbağaları öpedursun, ben her yalanda burnumu yokladım. Şaşırdım. Bostandaki lahanaların, ısırılmış lahanaların ve benzeri pastoral ninnilerin modasının geçtiğini gördüm sokakta...


Söyleyemedim sana...


"Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık eskisi kadar geçerli olmadığını" anlatan kitapları salonun ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın diye...


Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeniden: "Devir de amma değişti" diye yakınırken sen; ben ilginle boğulduğumdan dertlendim. Bir yerim yaralandığında "Anam görürse ne kadar üzülür" diye gizlemeye çalışmak küçük bir çocuk için nasıl bir yüktür bilir misin? Acından çok onda yaratacağın acı, acıtır canını...


Oysa ne çok acılar paylaştık seninle... Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber... Nasıl dar günlerde yardıma koşup, kaç şenliğine ortak olduk birbirimizin?.. Lakin artık kafesten uçma vaktiydi. "Danaların girdiği bostan"da ayakta kalabilmenin yolu, tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyordu.


Yargıladık birbirimizi bir dönem... Sorguladık... Sen bana eş dost çocuklarını örnek gösterdikçe, ben seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar oldum. Sen her sohbete "Bizim çocukluğumuzda..." diye başladıkça ben, değişen takvim yapraklarını koydum önüne... Nasıl da zalim bir çark bu değil mi? Doğuyor, doğuruyor ve günün birinde yuvadan uçacağını bile bile koca bir ömrü karşılıksız veriyorsun...


...Ve hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor. Sonrası kah bir kapı zili beklentisi, kah bir mektup, kah bir telefon sesi... Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi...


Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam ve uzaklaştıkça yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları... Yazılarla konuştuk öyle zamanlarda... Bakışlarla anlaştık. Ağlaştık birbirimizden gizleyerek acılarımızı... Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuştuk. Ben büyürken seni de büyüttüm.


Şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi... Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor geceleri... Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyorum. Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oğlumu; yalancı çocukların burunları uzuyor masallarda, öpülen kurbağalar prens oluyor.


...Ve yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin geçersizleştiğini anlatan kitapları kaldırıyoruz salondan gizli gizli... O korkunç çark, acımasız bir hızla dönmeye devam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları...


İnsan ancak mahrum kalınca anlıyor sevginin değerini... Bense sevginden mahrum kalmaya fazla dayanamayacağımı biliyorum. O yüzden bu Anneler Günü'nde sana upuzun bir ömür diliyorum.


Hem biliyor musun? "Seni çok seviyorum
Can dündar
 
Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı....
kardelen54
Forum Yöneticisi
Kasirga
*****

Puan Etiketi: 261
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4.549


WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 20, 2008, 22:18:29 »

Annemize-babamıza 'Seni çok seviyorum' kelimesini ne kadar sıklıkla kullanıyoruz acaba Masum

Güzel bir Can Dündar yazısı. Paylaşım için teşekkürler Letaif kardeşim Göz kırpan
Logged

Sürç-ü lisan ettiysem affola...
LETAİF
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 249
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.301


WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 20, 2008, 23:52:06 »

insanın  anne sevgisinin büyüklüğünü eşsizliğini anladığı ,gerçekten kavrayabildiğii zaman ,  ancak bir çocuğun kendi  elini kavradığı  zamana denk geliyor malesef ..
 o şefkatin , merhametin büyüklüğünü çok geç idrak edebiliyoruz .
 ben teşekkür ederim  kardelen  kardeşim
Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı....
ravzahamza
Firtina
*****

Puan Etiketi: 134
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.472


Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak seslerid

« Yanıtla #3 : Aralık 20, 2008, 23:56:43 »

emeğinize sağlık çok etkileyici  Ağlayan
Logged


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapBin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
deli_prof
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 412
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7.015


WWW
« Yanıtla #4 : Aralık 21, 2008, 03:49:38 »

emeğinize sağlık çok etkileyici  Ağlayan
Logged


Güzelliğin bir damlası olan LEYLA için uykuları haram etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan MEVLA için bir ömrü feda etmek az bile.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.069 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu