« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Kilitler Neyi Kilitler?  (Okunma Sayısı 266 defa)
LETAİF
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 339
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.312


WWW
« : Mayıs 09, 2008, 18:20:22 »

Üst üste kilitlerle, çelik kapılarla kilitli evlerimiz. Almadan vermeye kilitli ellerimiz. Güzel bir söze, bir tebessüme, bir selama kilitli dudaklarımız.
Gözyaşlarına kilitli gözlerimiz.

Bir hastaya, bir yaşlının ayağına varmaya kilitli ayaklarımız.

Yollarımız, yönlerimiz kilitli. Ufku göstermiyor pusulamız. Çünkü gönlümüz kilitli. Kalbimize nicedir üst üste kilitler vuruldu. Her kilitle kendimize daha bir yabancılaşıyor, kendimizden daha bir uzaklaşıyoruz. Her kilitle daha bir ağırlaşıyor, hareket edemiyoruz. Ömrümüzü nefes alıp vermeden sürüklüyoruz.

Bir çocuk, yolumuzun üzerinde her sabah mendil satmaya çalışıyor. Dönüp bakmıyoruz. Çıplak ayaklarını, soğuktan kızarmış ellerini görmüyoruz. Bir ihtiyar sessizce ayrılmış aramızdan. Sahipsiz bir mezar taşına isim yazılmış bugün. Umursamıyoruz. Bir zamanlar dallarına salıncak kurduğumuz çınar ağacı görünmüyor. Aramıyoruz.

Yanıbaşımızdaki çocuk, çocuğumuz bizden ayrı büyüyor. Etrafımızda dolanıyor, yaramazlık yapıyor. İlgilenmiyoruz. Masum haşarılıklarına gülemiyoruz. Meraklarını önemsemiyor, sorularını cevaplamıyor, geçiştiriyoruz.

Sulamayı unutuyoruz. Saksımızda menekşe soluyor. Ve köşelere yapay çiçekler konduruyoruz. Yapay bir hayat. Günler, aylar, mevsimler geçip gidiyor. Ne bahar bir ışıltı konduruyor yüreğimize, ne dökülen yapraklar bir hüzün bırakıyor gönlümüze. Mevsimler yalnızca üşütüyor ve yakıp kavuruyor.

Yanıbaşımızdaki çocuk bir sabah perdeleri açıyor, etrafı bembeyaz buluyor. Heyecanlanıyor, içi içine sığmıyor. Koşmak, karlarda yuvarlanmak istiyor. Tek bir kelime savuruyoruz yüzüne: Üşürsün! Soğukluğumuzdan kelime üşüyor. Bilemiyoruz, karlar bizim kadar üşütemez. Fırtınalar bizim kadar uzağa savuramaz, sel suları sürükleyemez bilmediği kıyılara. Soğukluğumuz üşütüyor, kendimize ve hayata ilgisizliğimiz, duyarsızlığımız çocuğu savuruyor bizden ve kendinden uzaklara.

Hayat hep ırağımızda, elimizin değmediği, terimizin akmadığı yerlerde yeşeriyor. Sonbaharda göçen kuşlar göğümüzden ıramıyor, dökülen yapraklar dallarımızdan düşmüyor. Güneş her sabah bizimle doğmuyor, gece bizimle çöküvermiyor şehrin üstüne.

Ve çocuk bize ulaşamıyor, kilitlerimizi kıramıyor, duvarlarımızı yıkamıyor. Güneş girmeyen, soğuk işlemeyen bir hücredeyiz. Rahatız. Çünkü ne hüzünlüyüz, ne de sevinmek sevindirmek için bir telaşımız var. Rahatımız kaçmasın, konforumuz yerinde olsun yetiyor. Hayat bize dokunmasın. Üzmesin de mutlu etmese de olur...

Oysa hüzünler de sevinçler kadar emek istiyor. Nefes alıp vermek emek istiyor. Lâkin biz mutlu olmak için kımıldamıyoruz ki biraz hüzne emek verelim. Hücremizde rahatız. Çünkü orada kendimiz de yokuz. Kendi sevinçlerimiz, kederlerimiz, heyecanlarımız yok. Hep bilmediğimiz bir yerlerde yaşanan acılara; uzaktakilerle, başkalarıyla, herkesle ah-vah ediyor, başkalarının başarılarıyla coşuyoruz. Çünkü başkalarının acıları geceleri uykumuzu kaçırmıyor.

Başkalarının başarıları için harekete geçmek, rahatımızı bozmak zorunda kalmıyoruz. O acıları hissetmiyor, yalnızca seyrediyoruz. O an herkesle birlikte şöyle bir üzülüyor, sonra o kederlere sırtımızı dönüveriyoruz. Öyle ya, o acıları herkes çoktan unutmuştur. Şimdi, uzaklarda başka şeyler başlamaktadır ve uzaklarda herşey ne kadar da hızlıdır.

Derdi olmayan, kederlenemeyen bir insan kime üzülebilir? Sevinemeyen bir insan kimi mutlu etmek isteyebilir?

Yanıbaşımızdaki çocuk kendi halinde büyür. Onun başarıları ancak başkaları gündemde olduğunda önem kazanır. Fakat bunu bilmez, anlamaz çocuk. Sevinelim, telaşlanalım ister. İlgimizi çekmeyi, bir işe yaramayı dener. Bir bardak kırar, bir vazo devirir. Çırpınışını görmez, yalnızca kızarız. Yine de anlamaz. Yine de ümitlidir, sırılsıklam aç bir kedi yavrusunu kucaklayıp eve getirirken.

Çocuklara kızarız. Çünkü onlarda hayattan kalan herşey bir yitiğimizi ortaya çıkarır. Onların asıllarına sadık kalışları kendimize ne kadar yabancılaştığımızı resmeder. Böyle bir aynada kendimizi seyretmek istemeyiz. Aynaları kırarız, kedi yavrusunu evden kovarız. Herkes hayata yabancılaşsın isteriz. Dünya yabancılaşsın. Aynalar olmasın, hayat değişmesin, yaşamasın, dünya dönmesin.

Fakat insanların durması dünyayı durdurmaz. Dünya döner, zaman değişir, çocuklar büyür. Biz ihtiyar oluruz. Elimiz öpülsün, başımız okşansın, sözümüz dinlensin isteriz. Halimizi, hatırımızı sorsunlar isteriz.

Ellerimiz titrese, gözlerimiz görmese de bir işin ucundan tutmak isteriz. Bir bardak kırarız, bir vazo deviririz. Bir teselli sözü, biraz şefkat beklerken otur oturduğun yerde!diyen sert bir bakışla karşılarız. İncinir, üzülürüz. Çünkü kilitler şimdi kırılmış, duygularımızın bağı ancak çözülmüştür. Duvarlar ancak yıkılmıştır. Ve dünya ne kadar da değişmiş, ne kadar bozulmuştur.

Halbuki dünya yalnızca dönmüştür. Hayat uzaklarda bir yerlerde yeşermiş, yine uzaklarda bir yerlerde solmuştur. Bir ömür peşimiz sıra sürüklenmiştir. Bir zamanki küçükler büyümüş, etrafımızda birden yabancı yüzler belirivermiştir. Çünkü gönlüne kilitler vurulu bir dünyada büyümek yabancılaşmaktır.

Zehra Korkmaz
Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı....
janwes
Forum Yöneticisi
Firtina
*****

Puan Etiketi: 613
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.755


Besmelesiz her iş noksandır.

WWW
« Yanıtla #1 : Mayıs 09, 2008, 19:13:17 »

Alıntı
Üst üste kilitlerle, çelik kapılarla kilitli evlerimiz. Almadan vermeye kilitli ellerimiz. Güzel bir söze, bir tebessüme, bir selama kilitli dudaklarımız.
Gözyaşlarına kilitli gözlerimiz.

Bir hastaya, bir yaşlının ayağına varmaya kilitli ayaklarımız.

Yollarımız, yönlerimiz kilitli. Ufku göstermiyor pusulamız. Çünkü gönlümüz kilitli. Kalbimize nicedir üst üste kilitler vuruldu.

çok doğru malesef.. Üzgün

Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
İ
mam gazali
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
h
adis 
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
y
emek
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
a
raba.
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
org
gözyaşı
Emektar
******

Puan Etiketi: 393
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9.927


WWW
« Yanıtla #2 : Mayıs 09, 2008, 19:48:54 »

Doğru söze ne hacet!!!
Gerçekten çok güzel bir anlatım. Emeğine sağlık kardeşim.
Logged

Ya Rabbi! Doğruyu doğru olarak bize göster ve ona uymak için kuvvet ve kudret ver.
gülfem
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 46
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 480


önce hizmet

« Yanıtla #3 : Mayıs 10, 2008, 21:05:49 »

Yollarımız, yönlerimiz kilitli. Ufku göstermiyor pusulamız. Çünkü gönlümüz kilitli. Kalbimize nicedir üst üste kilitler vuruldu.
Logged

varsın hizmet muvaffak olsunda bizim yerimiz caminin papuçluğu olsun
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.081 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu