« önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Bu Bölümde "Âlim" Soruyoruz...  (Okunma Sayısı 5812 defa)
farukaktaş
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 315
Online Online

Mesaj Sayısı: 1.547


WWW
« : Aralık 25, 2007, 11:55:56 »

Soru biraz uzun; ama güzel bir soru..

Fettâh-ı Nişâbûrî’den Hüsn ü Dil’i, Yavuz Sultan Selîm Han adına tercüme edince 35 akçe yevmiye ile mükâfâtlandırılan; Ferhâd-nâme’yi yazınca da kendisine bir köy bağışlanan Nefehât Tercümesi’nde kendisine “Hâdimü’l-Fukarâ” denilen, Büyük âlim Molla Câmî’nin Şevâhidü’n-Nübüvve’sini ve bilhassa Nefâhât’ını tercüme ettiği için zamânında Câmî-i Rûm diye şöhret bulmuş;  40’ a yakın eseri bulunan, nesir ve tercüme alanlarında birinci dereceyi alan türk edebiyatının güzîde üstâdı kimdir?
Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Ecyad
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 22
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 371


El-insan mahallün-nisyan..

WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 27, 2007, 01:16:05 »

Lâmiî Çelebi...


Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında yaşamış İlk tahsilini memleketinde  yaptıktan sonra Şam’a gidip Pek çok alimden fıkıh, tefsir, hadis ve diğer ilimleri tahsil edin . Tasavvuf yoluna girip manevi olgunluğa kavuşan. Eskişehir yakınlarında İtburnu denilen bir köyde ikamet edp  ilim öğretmekle meşgul olan. 1326 tarihinde takriben 125 yaşında iken vefat eden bu alim, abid, zahit kimdir?
Logged

Bir milletin ihyası;kötülerin imhasıyla değil,"Genç Neslin Eğitim ve Terbiyesi ile mümkündür."
LETAİF
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 249
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.301


WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 27, 2007, 01:47:12 »

Şeyh Edebâlîdir.Edabali ismiyle meşhur oldu. Karamanoğulları topraklarında doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1326 (H.726) târihinde, Bilecik’te vefât etti.

Edebâlî ilk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Şam’a gitti. Pek çok âlimden fıkıh, tefsir, hadis ve diğer ilimleri tahsil edip, üstün derecelere yükseldi.Tasavvuf yoluna girip mânevî olgunluğa kavuştu.İnsanlara doğru yolu anlatıp, hak dîne kavuşturmak için memleketine döndü. Bir rivâyette Baba İlyâs Horasânî’nin halîfelerinin ileri gelenlerindendi. Eskişehir yakınlarında İtburnu denilen bir köyde ikâmet eder, ilim öğretmekle meşgul olurdu. İslâm dünyâsında eskiden beri mevcud olan fütüvvet ehli ve Anadolu’da mühim bir yeri olan ahîlerle irtibâtı vardı.Anadolu Selçuklu Devleti sultânı tarafından devletin Batı Anadolu sınırlarındaki Söğüt yöresine yerleştirilen Kayı Boyu mensuplarının reîsi Ertuğrul Beyin oğlu Osman Bey, kendisini, ilim ve feyzinden istifâde için sık sık ziyâret ederdi.

Edebâlî hazretleri, kendi parasıyla Bilecik’te bir dergâh yaptırarak, gelen geçenlere, fakir ve muhtaçlara ikrâmda bulundu.Osman Bey de bir çok defâ burada misâfir kaldı.Hattâ bir gece dergâhta yatarken rüyâsında Şeyh Edebâlî hazretlerinin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan istifâde ettiğini görmüştü. Sabah olup rüyâyı anlatınca, Edebâlî hazretleri, bu güzel rüyâyı şöyle tâbir etti:

"Sen, Ertuğrul Gâzî oğlu Osman, babandan sonra bey olacaksın. Kızım Mal Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek, onlar nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar, Allahü teâlâ nice insanın huzûr ve saâdete kavuşmasına, İslâm dîni ile şereflenmesine senin soyunu vesîle edecektir."

Sonra Osman Beyi tebrik etti.Gözünün nûru kızını bu mübârek insana nikâh etti.1326'da 125 yaşlarında Bilecik’te vefat etmiş,
 Dergâhının yanında defnedildi. Eskişehir’de de adına bir türbe yapıldı.Vefâtından bir ay sonra kızı, dört ay sonra da dâmâdı Osman Gâzi vefât etti.

Edebâlî, dâmâdı Osman Bey tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevî güç verdi.....                                                                                                                                                                                                                                                                                              Kütüb-i Sitte adi verilen büyük hadis mecmuâlarinin Buhâri ve Müslim'den sonra gelen Sünen'in müellifi olan büyük muhaddisdir.

, hadis ilimlerinin altin çaginda, III. asirda yasadi. Ilim tahsilinde Irak, Sam, Misir, Cezretü'l-Arap okullari, Horasan, Rey, Herat, Kûfe, Bagdad, Tarsus, Basra gibi yerleri dolasmistir. Hocalari arasinda Ahmed b. Hanbel ( Kuteybe b. Saîd , Yahyâ b. Maîn  Halef b. Hisâm  gibi büyük ilim sahibi kimseler görülmektedir.      Bu alim kimdir ?
Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı....
farukaktaş
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 315
Online Online

Mesaj Sayısı: 1.547


WWW
« Yanıtla #3 : Aralık 27, 2007, 10:42:06 »

Cevap: Ebu Davud.

***

Soru: Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini Merv'de ilk tedvin eden (toplayan) alim olarak dikkat çekmiş, Kitab-üz-Zühd ver-Rekaik, El-Müsned, Kitab-ül-Cihad, Es-Sünen-fil-Fıkh, Kitab-üt-Tefsir, Kitab-üt-Tarih, Kitab-ül-Erbain isimli eserleri bulunan ve Tabiinin büyüklerinden olup devrinin en büyük hadis ve fıkıh alimlerinden olan alim kimdir?
Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
ankebut-57
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 60
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 433


WWW
« Yanıtla #4 : Aralık 27, 2007, 12:43:14 »

Cevap: Ebu Davud.

***

Soru: Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini Merv'de ilk tedvin eden (toplayan) alim olarak dikkat çekmiş, Kitab-üz-Zühd ver-Rekaik, El-Müsned, Kitab-ül-Cihad, Es-Sünen-fil-Fıkh, Kitab-üt-Tefsir, Kitab-üt-Tarih, Kitab-ül-Erbain isimli eserleri bulunan ve Tabiinin büyüklerinden olup devrinin en büyük hadis ve fıkıh alimlerinden olan alim kimdir?

El-Müsned dendiğine göre Ahmed bin Hanbel(r.a.) olsa gerek diye düşünüyorum. Masum
Logged

Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشق)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)
farukaktaş
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 315
Online Online

Mesaj Sayısı: 1.547


WWW
« Yanıtla #5 : Aralık 27, 2007, 13:04:06 »

Cevap doğru değil; ancak El-Müsned acaba iki tane mi? Abdullah bin Mübarek Hz.Nin eserleri arasında da El-müsned bulunuyor Şaşırmış Sustum
Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
farukaktaş
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 315
Online Online

Mesaj Sayısı: 1.547


WWW
« Yanıtla #6 : Aralık 27, 2007, 15:57:41 »

Hadis-i Şeriflerin kaynağında verilen "Müsned" ile Ahmed ibn-i Hanbel'in Müsned-i kastedilir.

  Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini Merv'de ilk tedvin eden (toplayan) alim,  Abdullah bin Mübarek Hazretleri olmaktadır. Ayrıca Abdullah bin Mübarek Hazretlerinin de Müsned isimli bir eserinin mevcut olduğu bazı ansiklopedilerde kayıtlı. (bkz. Rehber Ansiklopedisi)

***

SORU: Yazmış olduğu başlıca eserleri; Mu’cem-ül-Kebir, Mu’cem-ül-Evsat ve Mu’cem-üs-Sagir'dır. Meşhur tefsir, hadis ve fıkıh âlimi olan bu zat güvenilir, sağlam, hadiste hüccet, yani üç yüz binden fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen unvanına sahiptir. Onun ilmi ve rivayet ettiği hadis-i şerifler, bütün İslam âlemine yayıldı. Kendisine; “Bu kadar hadis-i şerifi ezberleme bahtiyârlığına nasıl kavuştun?” diye sorulduğunda; “Otuz sene kuru hasır üzerinde uyudum” buyurdu.

Bu alim zatın ismi?

Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
LETAİF
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 249
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.301


WWW
« Yanıtla #7 : Aralık 27, 2007, 17:21:09 »

 CEVAP: Taberani dir.İsmi, Süleymân bin Ahmed bin Eyyub bin Mutayr eş-Şâmi el-Lahmi et-Taberani; künyesi Ebul-Kasım?dır.                                                                                                                                                                                                  Islam mütefekkir ve mutasavvifi 8 yasinda Isbiliye'ye (Sevilla) gelerek mükemmel ve üstü bir tahsil yapti. 29 yasinda Tunus'a geldi. Fas'ta yasadi. Tunus'tan, Misir'a, Filistin'e ve Hicaz'a gitti, hacc etti. 1204'te Konya'ya geldi ve Selcuklu Sultan I. Keyhüsrev tarafindan büyük saygiyla karsilandi. Müstakbel Sultan Keykavus'a hoca oldu. 1230'da Anadolu'yu birakarak Sam'a yerlesti. Orada 75 yasinda vefat etti. Türbesinin bugünkü seklini 1516'da Yavuz Sultan seilm yaptirdi.
Bu alim kimdir?*
Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı....
farukaktaş
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 315
Online Online

Mesaj Sayısı: 1.547


WWW
« Yanıtla #8 : Aralık 31, 2007, 14:13:36 »

Muhyiddin Arabi Hz.

***

Mensuplari tarafindan alemü’l-Hüdâ (Hidayet sancagi), Imamü-l Hüda (Hidayet önderi), Imamü-l Mütekellimin (Kelamcilarin lideri) gibi lakaplarla anilmasina ve çevresinde çok ün yapip sevilmesine ragmen ne tuhaftir ki pek çok tabakat ve mezhep tarihi kitaplarinda isminden bahsedilmez.

Tahsilindeki ilmi silsile itibariyle Imam-i Azam Ebu Hanifi’nin görüslerine ve onun mezhebine uyarak nakil yanında akla da büyük önem veren tutumunu benimsemistir. Gerek Semerkant’ta ve gerekse civarinda muhtelif firka ve mezhep ricaliyle giriştiği münazara ve mücadelelerde büyük basarilar elde etmistir. Kitap el-Tevhid adli eserinde Ka’bi’nin görüsleriyle mücadele etmiştir. Bu alimin adı?
Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
GKN
Okur
**

Puan Etiketi: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 38

« Yanıtla #9 : Ocak 09, 2008, 00:04:30 »

Matüridî

***

Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimidir, 15. yüzyıl başlarında Semerkant'ta doğdu. Babası Muhammed, ünlü Türk Sultanı ve astronomu Uluğ Bey'in kuşçusu olduğu için, ailesi "Kuşçu" lakabıyla meşhur oldu. devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman'a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı. Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu. 1449'da hacca gitmek istedi. Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Fatih'le barış görüşmelerinde yardımını istedi. Uzun Hasan'ın sözcülüğünü yaptıktan sonra Fatih'in davetiyle İstanbul'a geldi. Osmanlı - Akkoyunlu sınırında II. Mehmed'in emriyle büyük bir törenle karşılandı, Ayasofya medresesine müderris oldu. 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Logged
kardelen54
Forum Yöneticisi
Kasirga
*****

Puan Etiketi: 261
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4.549


WWW
« Yanıtla #10 : Ocak 09, 2008, 00:40:29 »

iyi de kardeşim zate cevabı içerisinde yada bana kolay geldi "Ali Kuşçu" Kahkaha

***

ilim adamı oluşunda, yaradılışının büyük rolü olduğu kadar, babası şah Ruh'un da büyük payı vardı. Çünkü, Şah Ruh, güzel sanatlara hayran bir kişiydi. İlme ve bilginlere büyük değer verirdi. Onun Horasan'ın başkenti olan Meşhed'de yaptırdığı cami bir şaheserdi.

Herat'ta güzel bir köşk yaptırmış, bu köşkün duvarlarını ve tavanlarını, birer sanat âbidesi niteliğindeki tablolarla süsletmişti. İktidarı döneminde, Başta Semerkant ve Buhara olmak üzere tüm ülke, Türk mimarisinin seçkin eserleriyle donatıldı. Fen bilimleri ve astronomiye merakı, ileride kendisini, dünya tarihinin en büyük astronomlarından biri haline getirdi. İlim adamlığı yanında devlet adamlığı vasfı da yüksekti. Semerkant’ta 38 yıl hükümdarlık yaptı. Bir akademi haline getirdiği sarayı, devrin meşhur alimlerinin toplanıp bilimsel tartışmalar yaptığı ve eserler hazırladığı bir mekan oldu.

bir hükümdardan ziyade bir baba için en acı son ile hayatını kaybetti ve dedesi Timur Han’ın yanına defnedildi.
Logged

Sürç-ü lisan ettiysem affola...
Ecyad
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 22
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 371


El-insan mahallün-nisyan..

WWW
« Yanıtla #11 : Ocak 09, 2008, 11:23:46 »

Uluğ Beydir.



Soru:1541 yılnda Koçhisar'da doğmuş.İstanbul'da Molla Nasırzade'den dersler almıştır. Hocasıyla birlikte Edirne'ye gitmiş ve Sultan Selim Medresesi'nde hocalık yapmıştır.Bursa'da müderrislik görevinde bulunmuş ve  Şeyh Üftade'ye intisap etmiştir.1628 yılında vefat eden bu alim kimdir?
Logged

Bir milletin ihyası;kötülerin imhasıyla değil,"Genç Neslin Eğitim ve Terbiyesi ile mümkündür."
xmarx
Okur
**

Puan Etiketi: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 35


selmankocael.blogspot.com

WWW
« Yanıtla #12 : Ocak 24, 2008, 22:29:38 »

Şeyh Üftade'den tanıdım Aziz-i Mahmud-u hüdayii dir.
Logged
ZiŞaN
Okur
**

Puan Etiketi: 5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 79


« Yanıtla #13 : Şubat 19, 2008, 12:29:41 »

soru sormayı unutmuşsunuz. Sırıtan Sırıtan Sırıtan
Logged

DoSt DöRt HaRfLiDiR AmA DöRt DöRtLüK dEğİlDir!
(ShTlİ)
BeRzA
Okur
**

Puan Etiketi: 6
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 55

Edeb Yaa Huu!!!

« Yanıtla #14 : Şubat 20, 2008, 11:08:49 »

 ben soru sora bilirmiyim? Ney Ney Ney
Soru:
 Hıristiyan aleminin korkulu rüyası olan Osmanlı İmparatorluğunun ünlü bir
  denizcisi vardı ki, haçlılar ondan bahsederken “Dragut” diye söz ederlerdi.
 Haçlı donanması onu ilk kez Cebri adasında kıstırdığını zannederken o
  donanmasını yağlı kalasların üzerinden  kaydırarak haçlı ordusunun arkasına
  geçmişti bile. Yine bir deniz seferinde Malta kuşatmasını yaparken şehit olan
  bu ünlü denizcimiz ve reisimiz kimdir?
Logged

Gönül Gözü Görmeyen Can Gözünü Neylesin?
Dünya Da Dönmeyen Dil Mahşerde Ne Söylesin???
Tuna
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 59
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 348

« Yanıtla #15 : Şubat 20, 2008, 12:47:08 »

Turgut Reis ...



Logged
BeRzA
Okur
**

Puan Etiketi: 6
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 55

Edeb Yaa Huu!!!

« Yanıtla #16 : Şubat 20, 2008, 13:18:05 »

doğru kardeşim ama sual? Göz kırpan
Logged

Gönül Gözü Görmeyen Can Gözünü Neylesin?
Dünya Da Dönmeyen Dil Mahşerde Ne Söylesin???
gülesevdam
Okur
**

Puan Etiketi: 5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 82

« Yanıtla #17 : Mart 31, 2008, 16:29:37 »

cevap turgut reis





soru   İlk Osmanlı Medresesi Hangi hükümdar döneminde nerede kurulmuştur?
Logged

YaR'dAn YaRadaNa ULaŞMaKtIR AmAcIm..
murce
Okur
**

Puan Etiketi: 7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 47

« Yanıtla #18 : Nisan 15, 2008, 17:41:49 »

Orhan bey zamanında iznikte  1330da kurulmuş yanlış değilse.Ama burda alim sormuyorlar mıydı.Gülümseme
Logged
farukaktaş
Moderator
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 315
Online Online

Mesaj Sayısı: 1.547


WWW
« Yanıtla #19 : Nisan 18, 2008, 08:36:56 »

Pek zor olmayacak ama... Gülümseme Bildiklerimizi tekrar etmek, bilmediklerimizi öğrenmek açısından güzel bir soru olduğunu düşünüyorum.

Fatih Sultan Mehmet’in “Zamanın Ebu Hanifesi” diye tarif ettiği, Osmanlı medreselerinin müderrisi (Profesörü) ve ömrünün sonuna kadar Şeyhülislamlık gibi ulvi görevi yürütmüş olan, büyük fıkıh kitaplarından "Gurer ve Dürer”  isimli kitapların sahibi bu alimimiz kimdir?

Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Sayfa: [1] 2 3 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.094 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu