« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: standford üniversitesinin öyküsü  (Okunma Sayısı 62 defa)
deli_prof
Forum Yöneticisi
Kasirga
*****

Puan Etiketi: 51
Online Online

Mesaj Sayısı: 3561


« : Mart 27, 2008, 04:56:58 pm »

Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip
utangaç bir tavırla rektör'ün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından
fırlayarak önlerini kesti... Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların
Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?


Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı..
Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu..
Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı...
Nasıl olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi.. Sekreter sesini çıkarmadan
masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi.. Sonunda sekreter,
dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa
gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı. Anlaşılan çare yoktu..


Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini
bulandırmıştı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi.
Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu?
Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.


Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard'da okuyan oğullarını bir yıl önce
bir kazada kabetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki, onun
anısına okul sınırları içinde bir yere, bir anıt dikmek istiyorlardı.


Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi. "Madam"
dedi, sert bir sesle, "Biz Harvard'da okuyan ve sonra ölen herkes için
bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner..."


"Hayır, hayır" diyerek haykırdı yaşlı kadın.. "Anıt değil... Belki, Harvard'a
bir bina yaptırabiliriz". Rektör, yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar
fırlatarak, "Bina mı?" diyerek tekrarladı, "Siz bir binanın kaça mal olduğunu
biliyor musunuz? Sadece son yaptığımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan
fazlasına çıktı..."


Tartışmayı noktaladığını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan
kurtulabilirdi.. Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü: "Üniversite
inşaatına başlamak için gereken para bu muymuş? Peki, biz niçin
kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"


Rektör'ün yüzü karmakarışıktı.. Yaşlı adam başıyla onayladı.
Bay ve bayan Leland Stanford dışarı çıktılar. Doğu California'ya,
Palo Alto'ya geldiler. Ve Harvard'ın artık umursamadığı oğulları için
onun adını ebediyyen yaşatacak üniversiteyi kurdular.


Amerika'nın en önemli üniversitelerinden biri STANFORD.
Logged


"Bir miktar Gül kokusu kalır Gül tutan elde;
Zannetme ki Gül yaşar dikenin himayesinde.
Dikenin itibarı Gül sayesinde..."
zeynep88
Girişken
****

Puan Etiketi: 15
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 784


... İn The World Except Death İs Lie ...

« Yanıtla #1 : Mart 27, 2008, 07:01:00 pm »

teşekkürler emeğinize sağlık..
Logged

Cennet dedikleri ne ki bir kaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver onları bana seni gerek seni
Yunus-durur benim adım gün geçtikce artar ödüm
İki cihanda maksudum bana seni gerek seni.....
deli_prof
Forum Yöneticisi
Kasirga
*****

Puan Etiketi: 51
Online Online

Mesaj Sayısı: 3561


« Yanıtla #2 : Mart 28, 2008, 12:10:47 pm »

ben teşekkür ederim okuyan gözlerinize sağlık..
Logged


"Bir miktar Gül kokusu kalır Gül tutan elde;
Zannetme ki Gül yaşar dikenin himayesinde.
Dikenin itibarı Gül sayesinde..."
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya.org toplist
ihya · Zehirli Ok · kariyer · Saglik · hanci · haberler · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.249 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu