« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: doğum günü  (Okunma Sayısı 813 defa)
mcirak28
Okur
**

Puan Etiketi: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 45

« : Aralık 18, 2008, 22:16:02 »

değerli arkadaşlar merak ediyorum. doğum günü kutlamak caiz mi ? doğum günü için hediye almak caiz mi ?
Logged
Müderris
Forum Yöneticisi
Kasirga
*****

Puan Etiketi: 691
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3.514


Kabı ayrı olanın, tadıda ayrı olur

WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 18, 2008, 23:08:37 »

Günümüz insanlarının her sene kutladıkları doğum günü adeti tarihteki uygulamalarla tam bir tezat oluşturur. Çok eski çağlarda kişiyi ölüm yıldönümü ile anmak adetti. Kadınların ve çocukların bu gibi yıldönümleri ile alakaları yoktu. Zaten kimsenin doğduğu gün bir yere kaydedilmiyordu ki bilinsin.

Önce Mısırlılar sonra da Babilliler hükümdarlık ailesinin erkek çocuklarının doğum günlerini bir yere kaydetmeye ve zamanın takvimine göre kutlamaya başladılar. Adet sonradan diğer soylu sınıfına da yayıldı.

Tarihte kayda geçen ilk doğum günü kutlaması, milattan önce 3000 yıllarında yaşamış bir Mısır firavununa aittir. O zamanlarda doğum günü kutlaması yaşanılan çevrede yapılıyor, eş, dost, hizmetçiler hatta köleler bile kutlamaya katılıyor, günün şerefine tutuklulara af çıkıyor, esirler serbest bırakılıyordu.

Mısır ve Pers medeniyetlerinden Yunanlara geçen doğum günü adetine burada pasta kesme adeti de eklendi. Ay'ın ve avcılığın tanrıçası Artemis için her ayın altıncı günü yeniden doğuşunun şerefine kesilen pastaya Ay ışığını simgeleyen mumların ilavesi de bu devirlerde olmuştur. Yunanlarda da sadece erkeklerin doğum günleri kutlanmış hatta bu kutlamalar kişi öldükten sonra da devam etmiştir.

Daha sonraları Hıristiyanlık öncesi Roma'da ise imparatorların ve önemli devlet adamlarının doğum günleri Senato kararı ile milli bayram ilan edilmiştir. Sezar'ın doğum günü ise tam bir festivale dönüştürülmüştür. Hıristiyanlığın doğuşu ile birlikte tüm doğum günü kutlama adetleri hep birlikte yok olmuşlardır.

İlk Hıristiyanlar, senelerce gördükleri sıkıntı ve zulüm nedeniyle bu dünyanın zalim ve acımasız bir yer olduğuna inanıyorlardı. Bu nedenle de bir insanın dünyaya gelişini kutlamak için bir sebep yoktu. Kullanacaksa ölüm günü kutlanmalıydı.

Bilinenin aksine Hıristiyan azizlerinin doğum günü diye kutlanan yortu günleri aslında onların ölüm yıldönümleridir. Çünkü ilk Hıristiyanlar ölümü, öbür dünyaya geçmek, gerçek hayata doğmak olarak yorumluyorlardı.

Milattan sonra 245 yılında din adamları Hz. İsa'nın doğum gününü kendilerince kesin olarak tespit ettiklerini sandıklarında bile Kilise, bunun Mısır ve putperestlerden gelen bir uygulama olduğunu ileri sürerek, bir firavun gibi doğum günü kutlamanın günah olduğunu açıklamıştı.

Doğum günü adetinin, kadınlar ve çocuklar da dahil tüm aile bireylerini kapsayacak şekilde uygulanması için ise bir 800 yıl daha geçmesi gerekti. Avrupa'da günümüzdeki doğum günü kutlamaları  on ikinci yüzyıldan sonra başlamıştır. (Alıntı)

Özetle diyebiliriz ki

Dinimizde, "doğum günü kutlaması" diye bir hüküm ve müsaade yoktur. Bu tamamen sonradan uydurulan şeylerdir. Bu sebeple bu tür merasimleri düzenlemek ve katılmak doğru değildir. (Mehmet EMRE, Fetvalar)



Logged

InsanLarda güzeL Olan Yüzdür
Yüzde GüzeL Olan Gözdür
Ama Insanı Insan Yapan Ağızdan Çıkan Sözdür…


Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...
mcirak28
Okur
**

Puan Etiketi: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 45

« Yanıtla #2 : Aralık 19, 2008, 13:50:27 »

teşekkür ederim kaerdeşim. ancak hediye almak caiz mi acaba?
Logged
terzi
Caylak
*

Puan Etiketi: 6
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4

« Yanıtla #3 : Mayıs 19, 2009, 00:48:30 »

bende cevabi merak ediyorum,lutfen cevap
Logged
mucahide
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 25
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #4 : Mayıs 19, 2009, 01:24:51 »

Hediye almak caizmi?
Bu konudaki görüsleri bende cok merak ettim!
Logged

GÖNÜL NE KAHVE ISTER; NE KAHVEHANE;
GÖNÜL DOSTU GÖRMEK ISTER;
KAHVE BAHANE!
gerçekleribilmek
Katılımcı
***

Puan Etiketi: 53
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 570


« Yanıtla #5 : Mayıs 19, 2009, 02:09:48 »

ben hediye alma konusuna dinimizin güzel baktığını biliyorum ama yinede benim bilgim bir talebe bilgisi. bunun doğum günü için olduğunda farkı olur mu bi fikrim yok doğrusu. cevapları sabırsızlıkla bekliyoruz.
Logged
Müderris
Forum Yöneticisi
Kasirga
*****

Puan Etiketi: 691
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3.514


Kabı ayrı olanın, tadıda ayrı olur

WWW
« Yanıtla #6 : Mayıs 23, 2009, 18:07:39 »

Hediye, insanlar arasında bir yakınlaşma ve yardımlaşma vâsıtasıdır. Târih boyunca insanlar ellerindeki çeşitli mal ve eşyâları birbirlerine karşılık beklemeden verip hediyeleşmişlerdir. Toplumların din, örf, âdet, gelenek görenek ve ekonomik durumlarına göre çeşitli mal ve eşya hediye metâı olabilmiştir. Bunlar arasında mücevherlerden kumaşa, taştan topraktan mâmul basit eşyâdan hayvanlara kadar hemen her çeşit mal görülür. Hediye, her zaman verilebildiği gibi, bilhassa, bayram, düğün, bir başarı vs. gibi vesilelerle verilir. Bâzı memleketlerde, böyle zamanlarda hediye vermek, an’ane hâlini almıştır. Bilhassa Müslüman Türkler arasında hediyeleşmek, mühim bir örf ve âdettir.
Dinimiz insanlara birbirleriyle hediyeleşmelerini tavsiye etmiştir. İslâm dîni, hediye üzerinde önemle durmaktadır. Müslümanların, birbirleriyle hediyeleşerek, aralarındaki muhabbet bağını kuvvetlendirmelerini emir ve tavsiye etmektedir.
Peygamber efendimiz Resulullah (sav) buyurdular ki Bana bir koyunun inciği kadar ayağı hediye edilse kabul ederim, böyle bir yemeği yemeye çağrılsam icabet ederim.(KÜTÜBÜ SİTTE )
Akrabalar arası müslümanlar arası ve komşular arası hediyeleşmek sevaptır. Bu hediyeyi küçük görmek ve burun kıvırmak doğru değildir. Komşusuna güvenmeyen ve onu rahatsız eden kimselerin imanları son derece zayıftır. Yoksul komşuları gözetmek gücü yeten komşuların görevidir. Hediyeleşmek komşular arasında sevgi bağı oluşturur. Komşusu aç iken diğer komşuların damak zevki araması hoş olmaz. Çorbanın suyunu artır denmesi bundandır. Ayrıca Komşuları aç iken tok yatan bizden değildir. Hadisi de bunu destekler. ( Riyazu’s-Salihin )

Bir kaç cümlede şek ve şüphe hakkında bilgi verip konumuzu tamamlayalım.

Verâ, şüpheli şeylerden çekinmektir. Bu hasletle muttasıf olmak isteyen kimse, daha ince ve derince düşünmek zorundadır.
Verâ, Kendi vicdanında şansını suçlu bulacağı davranışlardan çekinmektir. Bu sebeple vicdanları mürebbisi ve akılların muallimi bulunan
Resûl-i Ekrem (s.a.v.)
Sana şüphe veren şeyi vermeyen (şey)e terk et ( Et-Terğib vet-Terhib ) buyurmuştur.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ayak kayacak noktalara uyarıcı işaretler dikmiş ve biz ümmetlerine dikkatli olmayı hatırlatmıştır. Bu cümleden olmak üzere bir hadîs-i şeriflerini (mealen) arz ediyoruz
Helâl açık (ça belli), haram da bellidir. İkisinin arasında şüpheli şeyler vardır ki insanların çoğu onları bilmezler. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa ırzını (haysiyet ve şerefini) de dinini de kurtarmış olur. Kim de şüpheli şeylere dalarsa koru etrafında (davarlarını) otlatan bir çoban gibi, çok sürmez içeri dalabilir.

Haberdâr olun! Her hükümdarın (kendine mahsus) bir korusu olur. Gözünüzü acın!.Allah'ın yeryüzündeki korusu da haram kıldığı şeylerdir. Haberdâr olun! Cesedin içinde bir et parçası vardır ki (o) iyi olursa ceset iyi olur. Bozulursa bütün ceset bozulur. İşte o (et parçası), kalptir.

Ashâb-ı kiramdan Ebû Zerr-i Ğıfârî (r.a.), Peygamberimizin ebediyyet âlemine irtihâlinden bir müddet sonra Rebze köyüne göç etmiş. Köy halkı kendisini ziyaret için gelmişler. İçlerinden biri süt getirmiş. Ebû Zer (r.a.), Bu ne sütüdür? diye sormuş. O kimse deve sütü cevabını vermiş ve aralarında şöyle bir konuşma geçmiş.
Develerinizi yayılması için saldığınızda ayağından bir yere bağlar mısınız?
Hayır, serbest olarak otlar.
Komşularınızın hurma bahçelerinin etrafında devenin ulaşamayacağı yükseklikte duvar var mıdır?
Yoktur.
Develerinizin sarkan hurma dallarından yemediğinden emin
misiniz?
Kusura bakma, ben bu sütü içemem buyurmuş...
Hal böyle iken niçin o hediye yi doğum gününde veya yılbaşında verilir veya alınır. Bunca günler varken neden o gün verelim. O halde şüpheli şeylerden kaçıp takva sahibi olalım...

Şunu da söyleyelim. Şirk merâsimlerine, küfür törenlerine tâzim etmek yani müşriklerin-kâfirlerin, gayr-i müslimlerin kutladıkları bayram-seyran ve sair hususi günlerinde onların yaptıklarını yapmak, tebrikleşmek, âdetlerine uymak, gösterilerini gönülden tasvip edip seyretmek de
şirkte sağlam bir basamaktır.
 
Zira iki ayrı dini tasdik eden, şirk ehlinden sayılır...Baki selam.
Logged

InsanLarda güzeL Olan Yüzdür
Yüzde GüzeL Olan Gözdür
Ama Insanı Insan Yapan Ağızdan Çıkan Sözdür…


Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...
yasminda
Okur
**

Puan Etiketi: 4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26

« Yanıtla #7 : Haziran 30, 2009, 00:27:35 »

her ikisinide cok güzel ifade etmisiniz                                                                                                                                                                   ALLAH RAZI OLSUN                                                                             
Logged
sebiha
Okur
**

Puan Etiketi: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 89

« Yanıtla #8 : Ekim 07, 2009, 16:00:04 »

doğum gününün kutlanmasının günah olduğunu sanmıyorum .bilakis insanlara deger vermek olduğuna göre çok iyi  degerli bir şey  ...insanlar bilmeden anlamadanda fetva verebiliyor diye düşünüyorum
Logged
afaki
Girişken
****

Puan Etiketi: 140
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 713

« Yanıtla #9 : Ekim 08, 2009, 00:47:20 »

doğum gününün kutlanmasının günah olduğunu sanmıyorum .bilakis insanlara deger vermek olduğuna göre çok iyi  degerli bir şey  ...insanlar bilmeden anlamadanda fetva verebiliyor diye düşünüyorum

Günah olan dogum günü kutlamak degil, dogum gününü nasil kutladigimizdir..

islami hassasiyetlere uymayan bir tarzda dogum günü kutlamak..
bu günde hos olmayan eglenceler düzenleyip haram olan içki ve yiyecekler kullanmak elbet ki günahtir..
ancak, güzel bir sekilde ve müsbet ölçüler içerisinde dogum günü kutlamak günah degil, aksine güzeldir..
ki bu tür güzellikler aile arasinda kaynasmaya, güzel ve helal eglenceye vesile olur..
hem aile arasinda bir kaynasma, hem geçmis yillara bir sükür,
hem gelecek yillara bir dua niyetiyle dogum günü kutlamak güzel olsa gerek..

Rabbim bizlere her animizda ölçüyle yasamayi,
eglencelerimizde bile kendisini anmayi, kendisine sükretmeyi nasip etsin..
Logged

Günahlardan sakinmak, Tövbe ile ugrasmaktan daha kolaydir.  Hz Ömer-ra
Yâde
Zirve
******

Puan Etiketi: 701
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10.397


WWW
« Yanıtla #10 : Ekim 08, 2009, 01:18:37 »

Gerekli ve yeterli cevabı 'Üçharfbeşnokta' kardeşimiz kaynakları ile vermiştir.

Allah razi olsun.

Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
şifaotu
Firtina
*****

Puan Etiketi: 86
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.902


« Yanıtla #11 : Ekim 09, 2009, 19:48:41 »

her ikisinide cok güzel ifade etmisiniz                                                                                                                                                                   ALLAH RAZI OLSUN                                                                             
Logged


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
janwes
Forum Yöneticisi
Firtina
*****

Puan Etiketi: 613
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.755


Besmelesiz her iş noksandır.

WWW
« Yanıtla #12 : Ekim 14, 2009, 13:31:06 »

Alıntı
Özetle diyebiliriz ki

Dinimizde, "doğum günü kutlaması" diye bir hüküm ve müsaade yoktur. Bu tamamen sonradan uydurulan şeylerdir. Bu sebeple bu tür merasimleri düzenlemek ve katılmak doğru değildir. (Mehmet EMRE, Fetvalar)


Alıntı
Hal böyle iken niçin o hediye yi doğum gününde veya yılbaşında verilir veya alınır. Bunca günler varken neden o gün verelim. O halde şüpheli şeylerden kaçıp takva sahibi olalım...

Şunu da söyleyelim. Şirk merâsimlerine, küfür törenlerine tâzim etmek yani müşriklerin-kâfirlerin, gayr-i müslimlerin kutladıkları bayram-seyran ve sair hususi günlerinde onların yaptıklarını yapmak, tebrikleşmek, âdetlerine uymak, gösterilerini gönülden tasvip edip seyretmek de
şirkte sağlam bir basamaktır.
  Zira iki ayrı dini tasdik eden, şirk ehlinden sayılır...Baki selam.

teşekkür ederiz.
Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
İ
mam gazali
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
h
adis 
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
y
emek
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
a
raba.
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
org
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.387 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu