« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Sofra kültürümüzü unutuyor muyuz yoksa?  (Okunma Sayısı 248 defa)
leyya
Emektar
******

Puan Etiketi: 372
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5.211


Dünya Bir Gündür Oda Bu Gün...

« : Eylül 10, 2008, 08:01:18 »

Sofra kültürümüzü unutuyor muyuz yoksa?
Soru: Geçenlerde köşenizde çok değerli bir hatırlatmada bulunmuştunuz. Benzeri bir hatırlatmada daha bulunabilir misiniz? Tekrarını istediğimiz hatırlatma, sofra kültürümüzle ilgili. Müslüman’ın kendine mahsus bir sofra kültürü vardır.

Ne yazık ki bugün belki de sofra kültüründen neyi kastettiğimiz bilinmeyecek kadar geriye itilmiş, hatta unutulur hale bile gelinmiştir. Sizden ricamız, o yazıda anlattığınız sofra kültürümüzü bize bir daha hatırlatmanız.

Gerçekten de bizim temel kültürümüzün içinde özel ve güzel bir sofra kültürümüz vardır. Bu kültür unutulmamalı, hatta yemek yiyip su içtiğimiz müddetçe bu kültür hayatımızda yaşanmalı, yokmuş gibi bir ihmal ve ilgisizliğe de maruz kalmamalıdır...

Hemen ifade edelim ki bu kültür, önce inanmış insanlar içindir. Başkalarına bir diyeceğimiz olmaz.

Böyle bir anlayış içinde baktığımızda görüyoruz ki, insanın yiyecek kadar iştiha duyması, bu iştihasını karşılayacak kadar da sofrasında nimet bulması her şeyden önce Allah’ın büyük bir lütuf ve ikramıdır. Çünkü yiyeceği var, ama iştihası yok. İştihası var, fakat bu defa da yiyeceği yok nice kimseler vardır bu alemde. Öyle ise inanmış insanlar sofraya her oturuşta bu lütfu hatırlamalı, bu nimeti düşünmelidir. Yani yemek boyunca “zikir, fikir ve şükür” içinde olmalıdır.

Sofrada böylesine bir zikir, fikir ve şükür içinde olunabilir mi? Alimlerimiz olunabileceğini şöyle anlatıyorlar. Diyorlar ki:

-Yemeğe “Bismillah” diyerek başlamak zikirdir. Bu iştihayı verip, bu yiyeceği nasip eden Yaratan’ı düşünmek ‘fikir’dir. Yemek sonunda “Elhamdülillah” diyerek kalkmak ise şükürdür.

Sofraya böyle zikirle başlayan, fikirle devam eden, şükürle de kalkan kimse, sofra kültürünü yaşayan ve de yaşatan kimsedir. Böyle kimseler sofrasında bereket, kalbinde de hep mutluluk ve huzur hissederler...

………………..

Alimlerimiz sofra kültürümüzü anlatırken bazı sünnet ölçülerine de dikkat çekiyor ve diyorlar ki:

-Sofraya zikirle oturup, fikirle devam ederken şükürle kalkan kimseye layık olan, midesini aşırı yemekle doldurmamak, tıka basa yememek... İhtiyaçtan fazla yemeye alışmak hem sünnete aykırı hem de sıhhate...

Hem tıp hem de dini ilimlerde ihtisas yapmış bir alime sormuşlar:

-Kur’an-ı Kerim’de insan sağlığı ile ilgili bir ayet buldunuz mu? diye. Şöyle cevap vermiş:

-Kur’an-ı Kerim’de insan sağlığı ile ilgili çok ayet vardır. En başta geleni ise şu ayettir:

-Yiyiniz, içiniz ama çok yiyerek israf etmeyiniz. Allah israf edenleri sevmez!..

Alim şöyle devam etmiş sözlerine:

-Anlaşılıyor ki, helalinden yiyip içmek serbesttir. Ama çok yemek serbest değil, en azından mekruhtur!.. Çünkü çok yemekte israf vardır. Allah ise israf edenleri sevmez!..

Nitekim bu ayeti tefsir eden en eski tıp adamı meşhur İbn-i Sina da, şu açıklamayı yapmıştır:

-Yediğinizde israf yapmayın, az yiyin. Yemekten sonra dört beş saat bekleyin. Üst üste yiyip de mideyi yormayın!.. Şifa hazımdadır.

Aslında yemek konusunda en nihai ölçüyü Efendimiz (sas) Hazretleri vermiştir:

-Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, kalan üçte birini de rahat nefes almaya ayırın!..

İşte size sünnete uygun şekilde sofraya oturma ve sofradan kalkma kültürümüz...

Yani sofraya iştiha ile oturmalı, yine iştiha varken kalkmalı, midede suya, nefes almaya her zaman yer bırakmalıdır.

Sahabeden Semüre bin Cündeb’in oğlu yemekten sonra kusmuştu. Çok yedikten sonra kusmayı hayra alamet saymayan baba Semüre şöyle dedi:

-Şayet bu kusmadan dolayı ölmüş olsaydın, cenaze namazını kılmakta tereddüt ederdim!..

Demek ki, çok yemekten dolayı ölen insanı, namazı kılınamayacak derecede günahkar kimse gibi görüyordu sahabeler.

Hazreti Ömer Efendimiz (ra)’in ikazı da düşündürücüdür. Şöyle diyordu meşhur sözünde:

-Nefsin arzu ettiği her şeyi yemek israftandır. Allah ise israf edenleri sevmez!..

Şunu da ilave ediyordu sözüne:

-Unutmayınız ki yediğiniz helal ise hesabı, haramsa azabı vardır!.. Demek ki insan, iradesine sahip olmalı, aklına gelen her şeyi alıp yeme alışkanlığı gibi bir irade zaafına düşmemeli, hem sıhhatini, hem parasını, hem de sofra kültürünü korumasını bilmelidir!..


Logged

Komedyen değilim ama,gülebilecek bir sürü nedenm ve güldürebilecek bir sürü arkadaşlarm var.Bozuk para değilim ama harcanmış zamanlarm var.Dilsiz değilim ama bazen suskunluklarm var.Boş konuşmam ama güçlü cümlelerim var.Artis hiç değilim ama muhteşem olmak kanımda var...!
hak yolcusu
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 394
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5.589


WWW
« Yanıtla #1 : Eylül 10, 2008, 11:49:33 »

eline sağlık çok önemli bir mevzu
bil hassa biz anneler ve anne adayları için
çocuklarımızı yetiştiririken çok dikkat etmek lazım..
Logged

Yıkmak yapmak gibi insana şerefmi verir,
Emin ol onu En çulpa herifler de becerir,
İşte Süleymaniye iki ırgat yıkmaya yetişir,
Ama  haydi yap desen
Bir Sultan Süleymanla Bir Mimar sinan gerekir..
leyya
Emektar
******

Puan Etiketi: 372
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5.211


Dünya Bir Gündür Oda Bu Gün...

« Yanıtla #2 : Eylül 10, 2008, 12:14:37 »

 Gülümseme Gülümseme Gülümseme Gülümseme Gülümseme Gülümseme
Logged

Komedyen değilim ama,gülebilecek bir sürü nedenm ve güldürebilecek bir sürü arkadaşlarm var.Bozuk para değilim ama harcanmış zamanlarm var.Dilsiz değilim ama bazen suskunluklarm var.Boş konuşmam ama güçlü cümlelerim var.Artis hiç değilim ama muhteşem olmak kanımda var...!
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu