« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?  (Okunma Sayısı 136 defa)
Asude
Poyraz
*****

Puan Etiketi: +152/-68
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1262


Allah Bes Baki Heves...

WWW
« : Ağustos 31, 2008, 15:32:54 »

Doğan CÜCELOĞLU'NUN,
Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından alıntıdır.

> Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?

> Bir Katılımcı: Hocam Allah'a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.

> Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?

> Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar: ÖLÜM

> Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?

> Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlarlar)

> Cüceloğlu: Öleceğim belli ise, benim ölümcül bir hastalığım olduğuda açıktır...
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?

> Katılımcılar: Hayır

> Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?

> Bir Katılımcı: Evet var.

> Cüceloğlu: Ya Yarın?

> Bir Katılımcı: Evet.

> Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?

> Bir Katılımcı: Olabilir.

> Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?

> (Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.)

> Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? , Var mıdır böyle bir garanti?

> Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.

> Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?

> (Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve Bir Katılımcı: Hocam konuyu değiştirsek?

> Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?

> Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

> Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma yada gerginlik yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona, yüreğinizin derininden gelen bir 'Seni gerçekten çok seviyorum' demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?

> (Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir)

> Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde 'Şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim' diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz.
 Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?

*** ÖMER HAYYAM'IN DİZELERİ ***

> İNSAN yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
> Bunlar için didinmene bir şey denmez.
> Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış:
> Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.


Ailemiz, Yakınlarımız, Sevdiklerimiz, İş arkadaşlarımız, Komşularımız ve Hayatı paylaştıklarımızla birlikte geçirdiğimiz her anı önemsemek ve asla ama asla kalp kırmamak gerek hiç şüphe yok, Zira Kalp Kırmanın hiç ama hiç Telafisi de yok...
Logged


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
gözyaşı
Emektar
******

Puan Etiketi: +248/-8
Online Online

Mesaj Sayısı: 6743


WWW
« Yanıtla #1 : Ağustos 31, 2008, 15:36:56 »

Bu konu daha önce paylaşılmış. Buyrun burdan devam edelim.

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Logged

Ya Rabbi! Doğruyu doğru olarak bize göster ve ona uymak için kuvvet ve kudret ver.
ihvan
Poyraz
*****

Puan Etiketi: +157/-50
Online Online

Mesaj Sayısı: 1910


« Yanıtla #2 : Ağustos 31, 2008, 15:41:40 »

teşekkürler...yanlız bunları okurken dünyanın toz pembe olmadığını bilmek lazın....hayat kişilere öyle yaklaşımlarda bulunurki bunları uygulayabilmek imkansız hale gelir....kimseyi kırmadan ,incitmeden ,yada üzmeden...böyle bir insan ben bu yaşıma kadar görmedim.belki bazılarında azdır.ama olmaması imkansız...(ALLAH C.C.SEVGİLİLERİ HARİÇ)...ÖLÜM VAR DİYE BU KADAR MELEKLEŞMEK ZOR BE KARDEŞİM.
Logged

Her lafa verilecek cevabım var.Lakin bir lafa bakarım ''LAF'' mı diye,birde söyleyene bakarım ''ADAM'' mı diye.....
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.72 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu