« önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: İmsakiyelere Dikkat  (Okunma Sayısı 561 defa)
fatihan
Aktif
**

Puan Etiketi: 26
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 118


« : Ağustos 29, 2008, 15:34:15 »

Bugün ülkemizde, iki çeşit imsakiye dağıtılmaktadır. Bir kısmı, senelerdir kullanılmakta olan ve Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat ölçülerine göre doğruluğunda en küçük bir şüphe ve tereddüt bulunmayan namaz vakitleri cetvelini aynen muhafaza eden takvimler; bir kısmı da, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 1982'den sonraki hesaplamalarına göre imsak vaktini uzatan takvimlerdir.

Vakit; namazın edâsı için şart, vücûbu için de sebeptir ve bu hususta namazla oruç müşterektir. Gerek namaz ve gerekse oruca zamanında başlanmaz ve zamanında bitirilmezse, bu ibâdetlerin boşa gitme tehlikesi vardır. Bu sebeple vaktin, usûlüne uygun şekilde doğru tesbit edilip ona göre belirlenmesi çok önemlidir.

1983 yılına kadar memleketimizde neşrolunan bütün takvimlerin namaz ve imsak vakitleri aynı idi. Fakat 1983'ten itibaren Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 21.01.1982 tarih ve 6 sayılı kararı ile Diyanet İşleri Başkanlığı, asırlardan beri ülkemizde kullanılagelmekte olan ve zamanın âlim, fakih ve râsıdları/astronomları ile mü'minlerin emîrleri tarafından tasvip edilmiş bulunan derecelerde değişikliğe gitmiş, temkin vakitlerini de kaldırmıştır. İşte bundan dolayıdır ki, ortaya iki farklı vakit cetveli çıkmıştır. Bununla beraber, 1983 tarihinden önceki takvimlerin yanlış olmadığını –Diyânet İşleri Başkanlığı dâhil– bu işlerle ilgili herkes kabul etmektedir. Bu hususta bir ihtilaf söz konusu değildir. Nitekim, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 30 Mart 1988 tarih ve 234-497 sayılı müftülüklere gönderdiği tamim (genelge)de şöyle deniliyor:

“1983 öncesi takvim ile yeni uygulama arasında sadece temkin farkı bulunmaktadır. Buna göre 1983 öncesindeki uygulama yanlış değildir.”

Ancak bu tamimde göz ardı edilen bir husus var ki, onu bizim görmezmezlikten gelmemiz mümkün değildir. Zira yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, mesele, sadece temkin meselesi olmaktan çıkmış, vakitler için kriter olan derecelerde de değişikliğe gidilmiştir. O bakımdan ibâdetler tehlikeye girmektedir. Bilhassa yatsı ve imsak vakitlerinde, telâfisi kabil olmayacak derecede farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bırakınız dereceyle oynamayı, sadece temkini kaldırmak bile mahzurdan uzak değildir.

Bir namaz vakti hesaplanırken, hesabı yapılan beldenin arazi durumu; yani yükseklik-alçaklık, doğu-batı, kuzey-güney genişliği gibi hususların mutlaka dikkate alınması lazımdır. Bunlardan başka ayrıca vakte tesir edecek atmosfer şartlarının da en anormal hâli göz önünde bulundurularak vakti emniyet altına almak gerekir. Buna da vaktin temkini denir. Temkin, ibâdet vaktinin emniyeti bakımından kullanılması zarûridir-zorunludur. Temkinsiz yapılan hesapların isabetli olmayacağı, açık havada kuşluk vaktindeki Güneşin parlaklğı kadar açık bir gerçektir.

Bilindiği gibi ibâdetleri vaktinde edâ etmek şarttır. Vakti girmeden kılınan namaz sahih olmayacağı gibi, vakti çıktıktan sonra kılanan namaz da edâ değil ancak kazâ olur. Oruç da aynen namaz gibidir; imsak vaktinden sonra veya güneş batmadan önce yenilip içilirse, oruç sahih olmaz, kazâ edilmesi gerekir.

Kısacası, 1982'den sonraki Diyanet takvimleri ile ona göre hazırlanan diğer bütün takvimlerde, imsak vakti 10-15 dakika geciktirilmekte ve oruç tehlikeye sokulmaktadır. Orucun sıhhati için;

Vakitleri usûlüne uygun şekilde hesaplanmış takvimler-imsakiyeler kullanılmalıdır.

(Fazilet Takvimi imsakiyeleri gibi)

Logged

Rahatı Sevenin Rahatı Kaçar!
fatihan
Aktif
**

Puan Etiketi: 26
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 118


« Yanıtla #1 : Ağustos 29, 2008, 15:37:51 »

Ramazanda takvim ve imsâkiyeler neden farklıydı?

Miladî-şemsî 2007 / Hicrî-kamerî 1428 yılındayız. On bir ayın sultanı mübârek Ramazan ayı da bitmek üzere, ama başlıktaki soru cümlesi halen karafaları-gönülleri karıştırmaya devam ediyor.

Her sene olduğu gibi, bu sene de ramazan ayına yeni imsâkiyelerle girdik. Memleketimizde çeşitli firmalar-kuruluşlar tarafından takvimler hazırlanmakta ve imsâkiyeler dağıtılmaktadır. Bu takvim ve imsakiyelerdeki namaz ve imsak vakitleri ise, maalesef iki farklı şekilde karşımıza çıkıyor. Bazıları, senelerdir kullanılmakta olan ve Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat âlim ve rasıtlarının/astronomlarının kıstaslarına-ölçülerine göre doğruluğunda en küçük bir şüphe ve tereddüt bulunmayan kriterleri esas almakta; bazıları da, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 1982'den sonraki hesaplamalarına göre hareket etmektedirler. Söz konusu fark da buradan kaynaklanmaktadır.
***

Vakit; namazın edâsı için şart, vücûbu için de sebeptir ve bu hususta namazla oruç müşterektir. Gerek namaz ve gerekse oruca zamanında başlanmaz ve zamanında bitirilmezse, bu ibâdetlerin boşa gitme tehlikesi vardır. Bu sebeple vaktin, usûlüne uygun şekilde doğru tesbit edilip ona göre belirlenmesi çok önemlidir.
***

1983 yılına kadar memleketimizde neşrolunan bütün takvimlerin namaz ve imsak vakitleri aynı idi. Fakat 1983'ten itibaren Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 21.01.1982 tarih ve 6 sayılı kararı ile Diyanet İşleri Başkanlığı, asırlardan beri ülkemizde kullanılagelmekte olan ve zamanın âlim, fakih ve râsıdları/astronomları ile mü'minlerin emîrleri tarafından tasvip edilmiş bulunan derecelerde değişikliğe gitmiş, temkin vakitlerini de kaldırmıştır. İşte bundan dolayıdır ki, ortaya iki farklı vakit cetveli çıkmıştır.

Bununla beraber, 1983 tarihinden önceki takvimlerin yanlış olmadığını –Diyânet İşleri Başkanlığı dâhil– bu işlerle ilgili herkes kabul etmektedir. Bu hususta bir ihtilaf söz konusu değildir. Nitekim, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 30 Mart 1988 tarih ve 234-497 sayılı müftülüklere gönderdiği tamim (genelge)de şöyle deniliyor:

“1983 öncesi takvim ile yeni uygulama arasında sadece temkin farkı bulunmaktadır. Buna göre 1983 öncesindeki uygulama yanlış değildir.”

Ancak bu tamimde göz ardı edilen bir husus var ki, onu bizim görmezmezlikten gelmemiz mümkün değildir. Zira yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, mesele, sadece temkin meselesi olmaktan çıkmış, vakitler için kriter olan derecelerde de değişikliğe gidilmiştir. O bakımdan ibâdetler tehlikeye girmektedir. Bilhassa yatsı ve imsak vakitlerinde, telâfisi kabil olmayacak derecede farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bırakınız dereceyle oynamayı, sadece temkini kaldırmak bile mahzurdan uzak değildir.

Bir namaz vakti hesaplanırken, hesabı yapılan beldenin arazi durumu; yani yükseklik-alçaklık, doğu-batı, kuzey-güney genişliği gibi hususların mutlaka dikkate alınması lazımdır. Bunlardan başka ayrıca vakte tesir edecek atmosfer şartlarının da en anormal hâli göz önünde bulundurularak vakti emniyet altına almak gerekir. Buna da vaktin temkini denir. Temkin, ibâdet vaktinin emniyeti bakımından kullanılması zarûridir-zorunludur. Temkinsiz yapılan hesapların isabetli olmayacağı, açık havada kuşluk vaktindeki Güneşin parlaklğı kadar açık bir gerçektir. Cenâb-ı Hak Kur‘ân-ı Kerim'de imsâkı târif ederken, “... Fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden seçilinceye (yani fecr-i sâdıka) kadar yiyin, için. Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun... Bunlar Allâh'ın sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın” (el-Bakara, 2/187) buyurmaktadır. Sınıra yaklaşmamak için de, vakitlerin hesaplanmasında mutlaka “temkin”in kullanılması gerektiği izaha gerek kalmayacak derecede nettir, görmemek imkânsızdır.

Keza şunu da ifade etmeliyiz ki;

İmsâkın başlama zamanını anlatan bu âyette geçen siyah iplikle beyaz iplik tâbirlerinde, “istiâre” dediğimiz edebî üslup vardır. Yani bunlar, gerçekten de ipliğin kendisi değil, fecr-i kâziple fecr-i sâdıkın birbirinden ayrılıp seçilebilmesidir. Bunun böyle olduğunu, bizzat Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Adiyy bin Hatem’e (r.a.) anlatmışlardır. Yoksa, dinî mes'elelere bigâne bir yazar (!)ın, müstehzî bir üslupla, “Eline iki iplik alacaksın, ufka doğru tutup bakacaksın. Siyah iplikle beyaz iplik ayırt edilir halde aydınlık varsa imsak girmiş diyeceksin...” saçmalığı gibi değildir! Hoş, edebiyattan-edepten mahrum olan, mecazdan-kinâyeden anlamayan birisinden de, elbette ki başka türlüsü beklenemez.
***

Bilindiği gibi ibâdetleri vaktinde edâ etmek şarttır. Vakti girmeden kılınan namaz sahih olmayacağı gibi, vakti çıktıktan sonra kılanan namaz da edâ değil ancak kaza olur. Oruç da aynen namaz gibidir; imsak vaktinden sonra veya güneş batmadan önce yenilip içilirse, oruç sahih olmaz, kaza edilmesi gerekir.
***

Kısacası, 1982'den sonraki Diyanet takvimleri ile onların hesaplamalarına uyularak hazırlanan diğer bütün takvimlerde, imsak vakti 10-15 dakika geciktirilmekte ve oruç tehlikeye sokulmaktadır. Bu itibarla orucun sıhhati için;

a) Ya vakitleri usûlüne uygun şekilde hesaplanmış takvimler-imsakiyeler kullanılmalı (Mesela Fazilet ve Türkiye takvimi ile bunlar esas alınarak hazırlanan imsakiyeler gibi),

b) Ya da kendimiz tedbirli ve temkinli davranıp, Diyanet takvimi ve buna göre hazırlanmış diğer takvim ve imsakiyelerin imsak vaktinden 10-15 dakika önce yeyip içmeyi mutlaka kesmelidir.

İbadetlerimizin özellikle de orucumuzun sıhhati açısından büyük öneme sahip olan bu hususu, mübarek Ramazan ayı biterken -gelecek yılları da göz önüne alarak- okuyucularımızın dikkatlerine sunmak istedik. Hatırlatması bizden… Ondan öte de yapabileceğimiz bir şey yok.
***

Cenab-ı Hak; kusurumuz-küsûrumuz, noksanımız-nisyanımız, hata ve isyanımızla beraber yaptığımız-yapacağımız ibadet-taat ve amellerimizi... bütün kulluk vazifelerimizi yüce dergâhında en güzel kabul ile makbul buyursun, bizleri muaheze etmesin.

Halis ECE
 
Logged

Rahatı Sevenin Rahatı Kaçar!
farukaktaş
Forum Yöneticisi
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 240
Online Online

Mesaj Sayısı: 1335


WWW
« Yanıtla #2 : Ağustos 29, 2008, 22:18:38 »

Teşekkür ederiz, Allah razı olsun.
Logged

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
deli_prof
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 261
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6301


WWW
« Yanıtla #3 : Ağustos 29, 2008, 22:19:49 »

Teşekkür ederiz, Allah razı olsun.
Logged

Bende 1 Lira Vardı. Sende 1 Lira vardı. Paraları değiştirdik yine 1 liramiz var. Ben de 1 bilgi Sende 1 bilgi vardı. Bilgileri değiştirdik şimdi sende 2 bende 2 bilgi var...
Bilgi paylaşıldıkça çoğalır..!
zambak
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 291
Online Online

Mesaj Sayısı: 8273


WWW
« Yanıtla #4 : Ağustos 30, 2008, 00:38:04 »

Teşekkür ederiz, Allah razı olsun.
Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


talib
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 147
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1309


WWW
« Yanıtla #5 : Ağustos 30, 2008, 00:49:34 »

fatihan kardesim tesekkürler
Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.zehirliok.net
....www.ihya.org
Nht_07
Aktif
**

Puan Etiketi: 25
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 109


« Yanıtla #6 : Ağustos 31, 2008, 17:32:49 »

Allah razı Olsun
Logged

Bir milletin ihyası ; kötülerin imhasıyla değil, Genç neslin Eğitim ve Terbiyesi ile mümkündür.

Önce Çalışmak sonra Dua Dinin Esası
Kabul Olunur Ancak Çalışanın Duası

Bak şu çeşmenin haline su içecek tası yok
Kırma insan kalbi yapacak ustası yok
anise
Forum Yöneticisi
Firtina
*****

Puan Etiketi: 188
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2267


WWW
« Yanıtla #7 : Ağustos 31, 2008, 17:41:52 »

Teşekkür ederiz, Allah razı olsun.
Logged


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
deli_prof
Forum Yöneticisi
Emektar
*****

Puan Etiketi: 261
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6301


WWW
« Yanıtla #8 : Ağustos 31, 2008, 17:58:59 »

doğru olan imsakiyeye reisimizin yaptığı siteden ulaşabilirsiniz..


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Logged

Bende 1 Lira Vardı. Sende 1 Lira vardı. Paraları değiştirdik yine 1 liramiz var. Ben de 1 bilgi Sende 1 bilgi vardı. Bilgileri değiştirdik şimdi sende 2 bende 2 bilgi var...
Bilgi paylaşıldıkça çoğalır..!
janwes
Forum Yöneticisi
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 132
Online Online

Mesaj Sayısı: 1748


ihya.info

WWW
« Yanıtla #9 : Ağustos 31, 2008, 21:05:24 »

Allah razı Olsun
Logged


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor

Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap 
           
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor

Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
>> Osmanlıca <<
vaize
Caylak
*

Puan Etiketi: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1

« Yanıtla #10 : Eylül 01, 2008, 17:00:08 »

teşekkür ederiz allah razı olsun
Logged
sifa
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 68
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1061


« Yanıtla #11 : Eylül 04, 2008, 12:23:12 »

teşekkür ederiz allah razı olsun

  çok önemli bir konuya açıklık getirmişsiniz Allah razı olsun
Logged

ya rabbi yoruluna kadar değil bayılana kadar hizmet etmeyi nasip eyle... AMİNN
güvercin24
Aktif
**

Puan Etiketi: 20
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 127


« Yanıtla #12 : Eylül 04, 2008, 14:57:33 »

Hem Fatihan kardeşimizden hem de değerli Halis Ece hocamızdan Allah-ü Teala razı olsun. Teşekkür ederiz.
Logged

Ölüm,ansızın çıkıp gelir.
Ve herkes o yolculuğa ne hazırlamşsa kabrini onunla donatır.
Bazıları çeyiz sandığı elinde şebi arusa(düğün gecesi)
gidiyor gibi ona doğru yol alır.
Kimisi elleri boş bir müflis gibi kabre varır
ve onu hatalarının, kötülüklerinin
ve günahlarının sandığı olarak bulur
aktarcı
Poyraz
*****

Puan Etiketi: 50
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1327


« Yanıtla #13 : Eylül 04, 2008, 16:57:38 »

paylaşım için teşekkürler kardeşlerim
Logged

Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde; fani dünyada bıraktığın eserlere kıymet verme...
YOLDAŞ09
Aktif
**

Puan Etiketi: -5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 185

« Yanıtla #14 : Eylül 09, 2008, 20:13:55 »

  çok önemli bir konuya açıklık getirmişsiniz Allah razı olsun
Logged
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Google
 


ihya · Zehirli Ok · kadin · Avrupa · kariyer · Saglik · gazali · tatil · Oyun · Hikayeler · Temiz · Videolar
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.473 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu